Nurettin Saraçlı 
nurettinsaracli@hotmail.com 

Kara tren gelmez m’ola?

Trenler… Bugün 40’lı yaşların altındaki kuşaklarca ilkel bulunan, onlar için çok fazla bir şey ifade etmeyen kara trenler, demir yolları. Trenler yöremizde biz ve bizden önceki kuşaklar için temel yolculuk aracıydı. Doğup büyüdüğüm Herkime’nin o güzelim ormanlarının zirvesinde kulağımızı toprağa dayayıp Yenice’den geçen tren seslerini dinlerdik; hem de büyük bir keyif ve heyecanla. Zonguldak ve Karabük yolculuklarımızı hep trenle yapardık. Trenler bizi kentle, kentliyle ve ‘hükümet erbabıyla’ buluşturan temel ulaşım aracımızdı.


Bilmem her biriniz tren yolculuğu yaptınız mı? Trene binmek için bineceğiniz istasyondan biletler alınır, bir yığın insan rayların etrafına dizilir, tren kulakları çınlatan korna sesi ve o heybetli görüntüsüyle istasyona yaklaşır ve o büyük kalabalık yarı telaş, yarı coşkuyla vagonların içine doluşur.


Kentlisi-köylüsü, yoksulu-varsılı, işçisi-işsizi trenlerle yolculuk yapardı. O yıllar toplumumuzda dayanışma duygularının da güçlü olduğu yıllardı. Yükü fazla olana istasyonlarda trene binebilmesi için yardımcı olunur; vagonlarda birbirini tanımayan insanlar adeta çok önceden tanışıkmışçasına kaynaşır, yolculuklar bir aile ortamında yapılırdı. İnsanların birbirini hor görmediği yıllardı…


Trenler yine birçok insan için yolculuğun da ötesinde çok şey ifade eder. Bizi sevdiklerimizden koparıp gurbete taşır; yine gurbet dönüşü sevdiklerimize ulaştırır. Tren yolculuklarının duygusal, hüzünlü yönleri de vardır. Raylardan gelen o ritmik sesler bizi alır götürür. O sesler bazen gurbet, bazen de bir sevda türküsüne dönüşür.


Cumhuriyetimizin kurucularının “Demir ağlarla ördük Ana yurdu dört baştan.” diye haklı olarak gurur duydukları demir yollarımızın, bugün eski önemi kaybettirilmiştir. Trenle yolculuk; ayıp olur, yakışmaz, bu zamanda trene mi binilir denen kınanır bir hal almış ve ne yazık ki trene binenler adeta utana - sıkıla binmektedir.


Yazımı eski bir türkü dörtlüğüyle sonlandırmak istiyorum.
“Kara tren gelmez m’ola?
Düdüğünü çalmaz m’ola?
Yari gurbette olanlar,
Mektubunu yazmaz m’ola?”


Bu sözleri aşağıdaki şekilde günümüze uyarlasak bilmem nasıl olur?
“Kara tren gelmez oldu.
Düdüğünü çalmaz oldu.
Yari gurbette olanlar,
‘Cep’ten mesaj yollar oldu.”

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 2907
Yazılma Tarihi : 2009-09-13
 
  İstatistik
  Dün : 1886
  Bugün : 1555
  Toplam: 4567901
   Online :

  95 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .Herkime Yemekleri ya da Herkime Mutfağında Neler Var?.  2016-03-12 0 6564 
2 .Saman Yokmuş mu Gıymatlım   2012-09-11 3 4449 
3 .SÜTTOZUNDAN “KOLA”YA  2012-03-01 1 2819 
4 .Argonun Önlenemez Yükselişi  2010-12-07 3 2854 
5 .Çorap Ören Erkekler  2010-03-12 2 3750 
6 .Ekim ayı ekin ayı   2009-10-30 4 2061 
7 .Kara tren gelmez m’ola?  2009-09-13 0 2907 
8 .Öküzüm Ölmeseydi de (Anı-Öykü)  2009-02-21 0 2766 
9 .Mola Vermek  2009-01-01 1 2413 
10 . ‘Gara’ Kamil ve Düşündürdükleri  2008-12-19 3 3173 
11 .Ağ gadunum! (3)  2008-11-30 1 2529 
12 . Ağ gadunum! (2)  2008-11-14 2 2710 
13 .Atatürk’ten Bir Anı  2008-11-09 1 2477 
14 . Ağ gadunum! (1)  2008-11-04 3 2737 
15 .Hey gidi Herkime hey!..  2008-10-28 23 7510 
16 .Yazmak Üstüne  2008-10-21 3 2661 
17 .PANDORANIN KUTUSU  2008-10-09 4 2596