Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

ÇOCUKLUĞUM NERDESİN?

Binlerce odacığın kapısı, penceresi açılır, çocuk sesleriyle dolar beynimin sokakları. Annemin boğuk sesini duyarım, ben sokağa fırlarken yine tembihler eden. Yollar, sokaklar biz çocuklarındı. Evimizin önünden kağnı arabalarının geçtiği dar bir yol vardı, bir de kaldırım bozması. Taksi yok, kamyon yok, motosiklet yok. Koş aşağı, fırla yukarı. Biz çocuklar hemen toplaşır, Çaycuma’nın Dereboyu sokağında Temizlık deresine atlar, çapul çupul koşar, bir güzel ıslanırdık. Mendillerimizi ağ olarak kullanır küçücük balıkları tutar, en yakın su kuyusuna atardık. Derenin suyunu tutmak için büvek/büvet yapardık. Yola çıkar, çalıdan atlarımıza atlar, kişniyerek koşardık atlar gibi. Birbirimizle de yarışırdık kıyasıya.
Bir keresinde iki-üç büyük abi biz çocukları Temizlik deresinde topladı. Hep birlikte başlarımıza güneş çarpmasın diye gazeteden birer başlık yaptık. Sonra uygun adımlarla çap çup suyun içinden aşağı doğru yürümeğe başladık. Şimdiki Mimar Sinan okulundan sonra Filyos ırmağının köprü tarafına döndük. Oraya gelince bize, “ırmağın kenarlarında yüzmeğe çalışın” dediler ve “dikkatli  olun!” diye de uyardılar. Biz de ırmağa girdik, kenar, sığ yerlerde oynamağa başladık. Bir saate yakın burada kaldıktan sonra aynı yoldan evlerimize döndük. Annem, “Nerdeydin” diye sorunca, yanıt bulmağa çalışırken elimi tuttu, tırnağıyla kolumu çizdi. “Oğlum sen ırmağa mı gittin?”. Ondan sonrası yer misin, yemez misin? Bin kerre tövbe etsem de kurtulmanın imkanı yoktu. O yıllarda ırmakta çok boğulmalar oluyordu. Ailelerin önemli korkularından biriydi çocuklarının ırmağa gitmesi.
OYUNLAR ve OYUN ALANLARI
Mahallemizde en gözde oyun oynama mekânımız,  Yükseller’in (Çömez) evlerinin avlusu idi. Akşamüstleri kızlar da gelince “adımlama” yaparak takımlar kurulur, rakiplerimizi geçmek için kan-ter içinde kalırdık. Hele “Yakan Top” (Tombala) oyununda bağırışlarımız öte sokaklardan bile duyulurdu. Kıvraklık, hızlılık, elini kolunu doğru kullanma isteyen bir oyundu. Önce kiremit parçalarından 9 tanesini üstüste koy, sonra 9 adım uzaktan lastik topla taşları vurarak yık. Sonra topla vurulmadan/yanmadan 9 taşı üstüste koymağa çalış.
Mendil Kapmaca” dikkat, oyunbazlık, kandırmaca, sürat isteyen, çok rağbet  ettiğimiz takım oyunlarından biriydi. Hızlı koşma isteyen Sulandı, Saklanbaç, İp Atlama(tekli-eşli), Körebe, Birdirbir, Uzuneşek, Misket(Bilye-Koç), Topaç çevirme, Güvercintakla, Çelik-Çomak (geniş alanlarda), Al Satarım-Bal Satarım, Çizgi Oyunu(daha çok kızlar için) bizim sokakta oynadığımız oyunlardı. 9 taş, 5 taş da az kişiyle oynadığımız oyunlarımızdı.
Biz erkek çocukların en çok oynadığı top oyunu idi. “Futbol” sözü lugatimize henüz girmediği için “Top Oyunu” diyorduk. Bir bayram günü, el öpmelerden topladığım paralarla 2 liraya bir lastik top almıştım. Bizim evin arka tarafındaki alanda hafiften oynuyorduk. Topumuz eskimesin (ayakkabı değil)diye hafif teperken bir ara top ileriye doğru yuvarlandı. Aşağıdan gelen Yılmaz Abi, topa öyle bir çaktı ki, havalanan top gidip Karapürçekler’in bahçe darabasındaki direğin ucuna çarpıp ikiye ayrılmaz mı? Ben başladım ağlamağa. Annemin sesini duyan Yılmaz Abi, öyle bir kaçmıştı ki tutabilene aşk olsun.
Top oynamak için iki-üç alan daha vardı. Biri “Mektep Bostanı” idi. Şimdiki Erdal ve Fuat Kalaycılar’ın binalarının olduğu yer. Eskiden orada bir iptidai mektep varmış, yanmış veya yıkılmış, kalan geniş alan bu adla anılmış. Orada biz top ve başka oyunlar da oynardık. Ayrıca Çaycuma’ya gelen “tel cambazları” orada düzeneklerini kurar, gösteri yaparlardı. Bilet kesme  olmadığı için kadınlar önlüklerini kıvırarak, erkekler şapka veya tava-tencere içinde para toplarlardı.
İkinci Top oynama alanı “Hal Binası”ydı. “Kapalı Pazar Yeri”olarak yapılmıştı. Üstünde kat yoktu. Şimdi koca bir iş hanı. Cuma günleri, köylüler orada alış-veriş yapardı. Diğer günler boştu. Biz de o günlerde beton zemin üstünde, küçük lastik toplarımızla, bazan iri patates veya sıkıca dertop edilmiş kağıt toplarla kıyasıya maçlar yapardık.
Üçüncü alan ise Nafizler’in evlerinin yan tarafındaki  iki büyük ve düz bahçeydi. Orada daha çok büyükler iddialı maçlar yapardı. Burası ekilip biçilince bizler yine diğer alanlarda oynardık topumuzu..
 KIŞ KEYFİ BAŞKA OLUYOR
Eskiden kış mevsiminde kar yağıp tutunca biz çocukların keyfine doyum olmazdı. Yeşillikler içindeki Çaycuma beyaz bir örtü ile kaplanmış gibi olurdu. Ayrı bir güzelliği vardı. Karın lapa lapa yağışını seyretmek veya bu havada sokaklarda gezmek büyük bir keyif verirdi. Karlı yollarda hoplar zıplarkartopu oynardık. Bazan öyle yağardı ki yolda yürümek mümkün olmazdı. Akşamları kömür sobası gürül gürül yanar,  odamız 5 numaralı gazyağı lambasıyla aydınlanırdı. Sobanın üstünde çay ya da ıhlamur kaynar, bir de mısır patlağı yapılınca keyfimizden bayılırdık.
50’li yılların hemen başları olsa gerekti. İlkokulun ilk sınıflarındaydık sanırım. Okul yolunda bir tek yer tehlikeliydi. “Mektep Yokuşu” denilen yerde kayabilir, düşebilirdik. Onun için her sabah evden çıkarken uyarılırdık, “Dikkatli yürüyün!” diye. Gerçi okul çıkışında aynı yerden çantalarımızın üstünde kayarak inmek en heyecanlı oyunumuzdu. Burası şimdiki çarşıdan eski hastaneye çıkıştaki ilk yokuştu. Karlı aylarda küçük büyük çok kişi bu yokuşta kazaya uğrardı çoğu kez.  Orayı çıkınca yol düz gibiydi.
Karlı mevsim, avcılık damarlarımızı da kabartırdı. Hemen kuş lastiklerimizi kuşanır (biz tasma derdik), mahalleden başlar, Aktaş ve Topbaşı tepelerinin eteklerini dolaşırdık. Ayrıca “kuş tuzakları” da kurardık. Evimizin arka tarafındaki küçük düzlüğe bir sini(tepsi) veya tahta sofrayı koyar, altına aç kuşların ilgisini çekmek için buğday ve saman serpiştirir, sofrayı kısa bir sopa ile pencere tarafına denk gelecek şekilde dayanak olarak altına koyar, sopa ortasına bağladığımız ipi, gözetleme yerimiz olan pencereye kadar uzatırdık. Yem arayan kuş, sofranın altına girince, ipli sopayı aniden çeker, kuşun sofra altında kalmasını sağlardık. Bazan birkaç kuş birden yakaladığımız da olurdu. Sonra av düzeneğini yeniden kurardık. Bir de “sertme” (zertme) kurardık. Bu kahverengimsi “curuk bakalı” ya da “corcanak bakalı” dediğimiz kuşlar için kurduğumuz bir tuzaktı. Bir de “cızak” dediğimiz 30-40 santimlik kalınca bir sopaya atkuyruğu kılları, sık aralıklarla yuvarlak veya oval biçimde raptedilirdi.  Cızağı daha çok sarmaşıklı olan ağaçlara yerleştirirdik. Karabakal kuşları bu sopaya bastığında mutlaka ayağı bu kıllara takılır, kaçamazdı.
BOBİ ve SİNCAP AVI
Bir cebimizde kuş lastiği diğerinde yoldan topladığımız küçük ama yuvarlak çakıl taşları. Eski Zonguldak yolu çakıl/kayrak döşeli idi o zamanlar. “şose”(Susa) denirdi böyle yollara. Daha çok oradan toplardık taşları. O taşlar, kuşları tasma ile vuracak mermilerimizdi bizim. Sadece kuşları mı? Sincapları da vurabiliyorduk bazen. Hele Bobi havladı mı bir ağacın altında, yemekte de olsa fırlardık yerimizden. Bobi Fikret’in (Baruönü) köpeği idi. Fikret  büyük olduğu için bizimle gelmezdi. Ama Bobi bizden ayrılmazdı. Fino cinsi küçük bir köpekti ama bizimle ava çıkardı çoklukla. Belki de oyun sanıyordu yaptıklarımızı. 
Sincap avları genellikle Topbaşı Tepesi’nin (şimdi Hastane) alt kısımlarındaki ağaçlık alanlarda olurdu. Eski Zonguldak yolu boyunca bazan yukarı doğru, bazen yolun üstünde meşeler, karaağaçlar boldu. Yine aynı bölgelerde iğde, keçiboynuzu, kızılcık (Kiren), döngel, pürüklerde böğürtlenler, yaban meyveleri olurdu. Karnımızın acıktığı zamanlarda ağaçların meyvelerini afiyetle yerdik. Bahar aylarında karaağaçların “bambal” dediğimiz çiçekleri de yemek listemize dahildi. Doymadık mı bahçelere süzülür, domates-salatalık avına başlardık!..
Bobi bir ağacın altında havlıyorsa, mutlaka o ağaçta bir sincap vardı. Bizim evde ya da sokakta olmamız fark etmezdi. Bobi’nin sesini  duyunca beş dakikada toplanırdık ağacın altında. Herkes kendine göre bir yer seçer, oradan başlardı tasmalarla taş atışı. Çömez Yüksel en iyi nişancımızdı. Bazen bizden büyükler de katılırdı aramıza. Sincaplar öyle bir taş yeme ile düşmezdi aşağıya.  Talihsiz hayvan birkaç taş yiyince yandaki ağaca atlardı. Ama biz bırakmazdık peşini. Özellikle kafasına sert gelen iki-üç taş yiyince sersemler, tutunamazdı dalda, düşerdi ağaçtan aşağıya. Bir keresinde öldü sandığım bir sincabı havada yakalamıştım düşerken. Hemen dişlerini geçirmişti elime. Zor kurtarmıştım elimi. Sol elimin  işaret parmağının ortasındaki küçük ince çizgi bu avdan izler taşır hâlâ.
 ANILAR DENİZİ
Çocukluk.. Anılar denizi.. Kimi anılar kıyıya vuruyor bu yazıda olduğu gibi, kimi de dalgalar içinde savruluyor bir kıyı ararken.. Belki de bir “küçük karabalık”  diğer balıklara anlatıyordur bizim maceralarımızı..Kim bilir?
 

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 156
Yazılma Tarihi : 2020-02-09
 
  İstatistik
  Dün : 645
  Bugün : 87
  Toplam: 5341777
   Online :

  33 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .KENTE SAHİP ÇIKMAK   2020-07-13 0
2 .TANIŞTIĞIM ÜÇ ŞAMPİYON  2020-07-07 0 44 
3 .BÖLGEMİZ ÜZERİNE NOTLAR  2020-06-29 0 36 
4 .ŞEHİRLE BİLEK GÜREŞİ YAPILMAMALI!  2020-06-21 0 145 
5 .67 İÇİN UMUT RÜZGARI  2020-06-16 0 145 
6 .ÇAYCUMA’DA KÖKTÜRKLER  2020-06-09 0 193 
7 .SİMGE AĞAÇLAR  2020-06-01 0 65 
8 .Kod adı Zonguldak  2020-05-26 0 87 
9 .VE AZİZ ZONGULDAK..  2020-05-18 0 80 
10 .KARANLIK BİR GECE..  2020-05-11 0 89 
11 .ŞİİR SAATİ  2020-05-04 0 90 
12 .İLK MECLİS’TE BİR DEVREKLİ HACI ABDULLAH SABRİ EFENDİ  2020-04-22 0 80 
13 .SÖZ OLA AĞULU AŞI   2020-04-20 0 64 
14 .ZONGULDAK ŞARKISI  2020-04-07 0 203 
15 .HALK İÇİNDEN HALK İÇİN BELEDİYE  2020-04-02 0 54 
16 .ZOR GÜNLER..  2020-03-29 0 97 
17 .YAŞAMA KAYGISI  2020-03-23 0 119 
18 .BASTIR PARAYI HESABA!  2020-03-16 0 117 
19 .GÜLE GÜLE ALİ BAHADIR  2020-03-09 0 103 
20 .YAŞAMAK KORKUSU  2020-03-02 0 140 
21 .DEPREM OLGUSU  2020-02-25 0 143 
22 .CENNETİN ANAHTARLARI  2020-02-17 0 129 
23 .ÇOCUKLUĞUM NERDESİN?  2020-02-09 0 156 
24 .ÇAYCUMA GENÇLER BİRLİĞİ  2020-02-03 0 145 
25 .DEPREM GERÇEĞİ  2020-01-27 0 175 
26 .UNUTMADIM..  2020-01-21 0 183 
27 .SANCILI İNSAN-LIK  2020-01-13 0 189 
28 .“MUZAFFER’İN ÖLÜMÜNE YANIYORUM”  2020-01-07 0 187 
29 .ASALA ŞEHİDİ IŞIK YÖNDER…  2019-12-16 0 229 
30 .SEN AZİZ ŞEHRİM…  2019-12-01 0 293 
31 .ÖĞRETMENLER GÜNÜ...  2019-11-25 0 213 
32 .ÖĞRETMENLER GÜNÜ  2019-11-24 0 174 
33 .ÇAYCUMA’DA GENÇLİK GECESİ  2019-11-17 0 232 
34 .ATATÜRK’Ü DUYMAK  2019-11-07 0 294 
35 .KARAELMASIN ÇİÇEKLERİ  2019-11-04 0 214 
36 .EN BÜYÜK BAYRAM  2019-10-29 0 279 
37 .ÇAYCUMA’DA ŞİİR GECESİ  2019-09-16 0 279 
38 .ÇAYCUMA NOTLARI-5/ÇAYCUMA ADI ve ANLAMI  2019-09-09 0 255 
39 .ÇAYCUMA NOTLARI-4/ÇAYCUMA NE ZAMAN KURULDU?  2019-09-05 0 325 
40 .ÇAYCUMA NOTLARI-3  2019-09-01 0 280 
41 .ÇAYCUMA NOTLARI-2  2019-08-26 0 295 
42 .ÇAYCUMA NOTLARI-1   2019-08-20 0 291 
43 .ALKIŞLAR ÇETİN BAŞKANA..  2019-07-30 0 323 
44 .AH O YILLAR!..  2019-07-23 0 336 
45 .FESTİVAL MEVSİMİ  2019-07-16 0 425 
46 .PORSUK AĞACININ HİKMETİ!..  2019-07-09 0 353 
47 .MUZAFFER TAYYİP’E SELAM  2019-07-02 0 355 
48 .ÇAYCUMA’DA TEMSİL KOLU  2019-06-25 0 386 
49 .ÖĞRETMENİ SÜRGÜN ETMEK..  2019-06-18 0 388 
50 .ORDUMUZ ŞANLIDIR  2019-06-10 0 416 
51 .ÇAYCUMA’DA RUS UÇAĞI  2019-06-04 0 406 
52 .ESKİ ÇAYCUMA’DAN..  2019-05-27 0 449 
53 .M.ÇELİKEL LİSESİ’ne VEDA  2019-05-20 0 461 
54 .YIL 1995 MAYIS’IN ONDOKUZU   2019-05-13 0 445 
55 .ÇAYCUMA EĞİTİM KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-05-06 0 396 
56 .ÇAYIRKÖY MAĞRASI ve BALAT DAĞI  2019-04-29 0 420 
57 .ŞAİRİ-ŞİİRİ SÎGAYA ÇEKMEK ..   2019-04-24 0 522 
58 .DEVLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE..  2019-04-22 0 300 
59 .HEYECANLI SEÇİMLER..  2019-04-15 0 484 
60 .DEVREK…DEVREK..  2019-04-09 0 512 
61 .İŞTE MART’ın SONU  2019-03-26 0 498 
62 .TARİH OKUMANIZ GEREKLİ!..  2019-03-19 0 455 
63 .ZONGULDAK BAHARI  2019-03-11 0 468 
64 .ZOKEV KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-03-04 0 493 
65 .GÜLERYÜZ’den: OTUZ GÜN  2019-02-24 0 453 
66 .TÖBDER’de TANZİM SATIŞI!..  2019-02-19 0 469 
67 .NASIL BİR KENT İSTİYORUZ?   2019-02-12 0 461 
68 .PEKİ, ÇARESİZ MİYİZ?  2019-01-29 0 541 
69 .DEVREK EMEK GÜNÜ  2019-01-04 0 536 
70 .BİR ŞAİRLER KENTİ ZONGULDAK  2018-12-03 0 631 
71 .MUSTAFA KEMAL’den KURTULMAK!  2018-11-26 0 538 
72 .ATATÜRK’ÜN MUHAFIZI   2018-11-09 0 634 
73 .POLİTİKA MI?/ ENTRİKA MI?  2018-11-05 0 683 
74 .CUMHURİYET AYDINI  2018-10-29 0 624 
75 .CHP’de GÜÇBİRLİĞİ ÇAĞRISI  2018-10-16 0 635 
76 .DANIŞMA-KAPIŞMA   2018-10-09 0 632 
77 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 809 
78 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 661 
79 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 1427 
80 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 679 
81 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 773 
82 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 815 
83 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 749 
84 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 950 
85 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 864 
86 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 860 
87 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 905 
88 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 778 
89 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 850 
90 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 763 
91 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 847 
92 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 917 
93 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 906 
94 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 889 
95 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 821 
96 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 954 
97 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 957 
98 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 1460 
99 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 1084 
100 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 907 
101 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 1013 
102 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 884 
103 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 908 
104 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 940 
105 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 914 
106 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 977 
107 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 1049 
108 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 1039 
109 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 951 
110 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 899 
111 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 902 
112 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 1002 
113 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 973 
114 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 940 
115 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 932 
116 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 1175 
117 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 944 
118 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 989 
119 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 963 
120 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 1032 
121 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 1158 
122 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 1031 
123 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 998 
124 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 1095 
125 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 959 
126 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 1016 
127 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 1073 
128 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 989 
129 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 1073 
130 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 1131 
131 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 1074 
132 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 1069 
133 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 1094 
134 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 1253 
135 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 1050 
136 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 1280 
137 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 1022 
138 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 1203 
139 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 1311 
140 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 1339 
141 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 1288 
142 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 1318 
143 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1536 
144 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 1504 
145 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1698 
146 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 1379 
147 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 1128 
148 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 1307 
149 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 1204 
150 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 1169 
151 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 1268 
152 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 1212 
153 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 1337 
154 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 1102 
155 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 1325 
156 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 1331 
157 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 1388 
158 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 1474 
159 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 1360 
160 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 1385 
161 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 1514 
162 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 1399 
163 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1952 
164 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1497 
165 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 1480 
166 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 1298 
167 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 1382 
168 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1737 
169 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1610 
170 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1561 
171 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1674 
172 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1765 
173 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1556 
174 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1519 
175 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1480 
176 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1502 
177 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1636 
178 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1648 
179 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1683 
180 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1746 
181 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1577 
182 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1558 
183 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1744 
184 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1712 
185 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1771 
186 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1671 
187 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1688 
188 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1920 
189 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1644 
190 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1770 
191 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1762 
192 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1814 
193 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1722 
194 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 2053 
195 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2691 
196 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1828 
197 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1831 
198 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1718 
199 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1671 
200 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1749 
201 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1673 
202 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1786 
203 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1783 
204 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1880 
205 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1760 
206 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1745 
207 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1971 
208 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 2002 
209 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1890 
210 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1921 
211 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1939 
212 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2904 
213 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1824 
214 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1790 
215 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1830 
216 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 2076 
217 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1732 
218 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 2158 
219 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3932 
220 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3689 
221 .Çankaya   2013-04-16 0 2908 
222 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 3003 
223 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 3403 
224 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2614