Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

ŞAİRİ-ŞİİRİ SÎGAYA ÇEKMEK ..

Şöyle tanımlıyordu şiiri Dağlarca: Bir sözcüğün kapladığı yer küçük, anlattığı ondan büyükse, o şiirdir. Örneğin “Bir ben vardır bende benden içeri” dizesi küçük bir yer kaplar ama anlamı kitaplar doldurabilir. Bu şiirdir. Bir de “Yağız atlar kişnedi meşin kırbaç şakladı”ya bakalım. Kapladığı yer büyüktür ya, içindeki incir çekirdeği bile değildir. Bu düzyazıdır.”(Ertan Mısırlı- Dağlarca Günlüğü-Kaynak Yay.Şubat-2014)
*****
BİR MOLLA KASIM GELİR
Bu konuda edebiyatımızda aklımıza geliveren ilk örnek Yunus Emre’dir. Daha çok Molla Kasım ve Yunus Emre hakkında yüzyıllardan beri söylenegelen rivayet. Yunus Emre ve Molla Kasım hakkındaki rivayeti, üniversitede Eski Türk Edebiyatı dersimize giren Prof. Dr.Hasibe Mazıoğlu  anlatmıştı.    
Rivayet edilmiştir ki, Yunus Emre’den çok yıllar sonra yaşamış Molla Kasım isminde bir şeriat bilgini softa kendisine verilen Yunus Emre şiirlerini almış eline, Sakarya ırmağı kenarında oturup okumaya başlamış. İlk bin şiiri okuyunca Yunus Emre’nin “şathiye”lerindeki (Tanrıyla konuşur, şakalaşır gibi yazılan tasavvufi anlamdaki şiirler) derinliği anlamayıp onun dinen küfürde bulunduğunu düşünerek, "Bunlar şeriata uygun değil" deyip binini de dereye atmış. İkinci bin şiiri de okumuş ve yine "bunlar da şeriata uygun değil" deyip bu şiirleri de yakmış, dumanları bulutlara yükselmiş. Bilmiyor ki bu şiirlerden başka bir örnek daha yoktur, tek nüshadır. Üçüncü bin şiire başlayınca;
Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sîgaya çeken bir Molla Kasım gelir
(Sîgaya çekmek: sorgulamak, hesaba çekmek anlamına gelir) Son satıra kadar şiiri kaşları çatık vaziyette "tövbe çekerek!" okuyan Molla Kasım, bu son beyiti okuyunca şaşkınlıktan donakalır, kağıt elinden düşer. Çünkü adı geçen “Molla Kasım” kendisidir.
Molla Kasım,   “Yok bu şiir dine aykırı, yok bu şeriata aykırı, bu haram” diyerek bir kısmını yakmış, bir kısmını dereye atmış, sulara kapılan şiirler akıp gitmiştir. Son beyti okur okumaz, Molla Kasım, Yunus'un ermişlerden olduğunu anlar. Fakat ne çare ki elde bin şiir kalmıştır. Yunus'un o yakılan bin şiirini gökte kuşlar ve melekler, ırmağa/denize giden bin tanesini balıklar, kalan bin şiirini de insanlar okumaktaymışlar.
*****
 ÖMER HAYYAM ADINI DUYDUNUZ MU?
İkinci örnek de Türkçe’mizin dünya çapında en büyük ozanı Nazım Hikmet’ten olsun. Nazım Hikmet Bursa Cezaevi’ndeki günlerinde koğuş arkadaşlarını okumaya ve yazmaya yönlendirmektedir. Aynı zamanda da cezaevi yönetimine de yardımcı olmaktadır.   
Bir gün cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş gelir. Uzun süren denetimlerden sonra müdüre, ”Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?” der. Cezaevi müdürü haber gönderir ve Nazım’ı odaya getirirler. Koltuğa iyice yayılan müfettiş kibirli bir eda ile yukarıdan bakarak Nazım’ı iyice süzer,  “Demek Nazım sizsiniz” der, fakat oturması için yer göstermez. Kısa bir konuşmadan sonra ise gidebileceğini söyler. Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe hitaben:
Nazım: Ömer Hayyam adını duydunuz mu?
Müfettiş: Kim duymaz Hayyam’ı?
Nazım: Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi? diye sorar, yanıt alamayınca  devam eder.
“Görüyorsunuz sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanı’nı ve sizi kimse anımsamayacak.”Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nazım'ı geri çağırır ama Nazım, koğuşunun yolunu tutmuştur.(http://www.tarihiolaylar.com/) 
*****
ŞAİR OLMAK KOLAY DEĞİLDİR 
Her şiir yazan kişi şair midir? Yazdıklarını şiir olarak görüp, değerlendirip, “Ben şairim” deyince insan “şair” oluyor mu? Üçüncü örneğimiz de bu konu üzerine genç şairlerden Ayhan Bozkurt’un ünlü şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca ile yaşadığı çok ilginç anısıdır.
Ayhan Bozkurt anlatıyor: “Kadıköy’deyim. Kendi yazdığım bazı dizeleri okuyorum. Karşımda bir başka şair arkadaşım, aynı zamanda yayıncım oturuyor. İlk kitabım çıkacak ödül almışım. “Artık şairliğim tescilli olacak.”
Bu sırada oturduğumuz yerin hemen önünden “biri” geçiyordu. Arkadaşım, “Şansa bak, Dağlarca geçiyor” dedi. Masadan kalkıp yanına koştum. Koluna girip, “Hocam merhabalar, nasılsınız?” diye sordum. Kalın gözlük camının arasından bana sertçe baktı. Elindeki bastonun yardımıyla beni biraz itti.
Kimsin sen?” diye sordu sert bir ifadeyle. “Şairim.” dedim. Olanlar oldu…
Bastonunu kaldırdığı gibi kafama geçirdi. Neye uğradığımı şaşırdım. Ardından bastonla rastgele vurmaya başladı. “Hocam, özür dilerim, ben…” diyecek oldum. O durmadan vuruyor ve avazı çıktığı kadar bağırıyordu. “Ben 100 yaşına gelsem şairim demem kendime”. Pişmandım, farkına varmıştım ama iş işten geçmişti. Dağlarca vurmaya devam ediyordu hem de nereme denk gelirse; “Şair olmak kolay değildir. İyi şiir yazmakla şair olunmaz!”
Çevreden insanlar girdi araya, kurtardılar beni bastonun darbelerinden. Sonra o bağıra çağıra yoluna devam etti. Arkasından öylece bakakaldım.” (Semih Öztürk-Listelist Edebiyat-13 Ekim 2017)
*****
ŞİİRİ  AÇIKLAMAK
Kategori:           Söz Dağlarca’dan açılmışken devam edelim. Dağlarca’nın yeğeni ortaokulda okumaktadır.  Türkçe öğretmeni öğrencilere bir ödev verir: Sevdikleri bir şairin şiirini açıklayacaklardır. Annesi dayı Dağlarca’yı  çok ricalar ederek güçlükle razı eder. Dağlarca da bir gün kardeşinin evine gider ve yeğeni ile şiir açıklama ödevini yaparlar.
Öğretmen verdiği ödevleri toplar, bir haftada okuduktan sonra sınıfa gelir, dağıtır. Dağlarca’nın yeğeninin notu 4.5’tan 5 gibidir. Öğretmen dersten sonra öğrenciyi çağırır ve“o şiirin öyle açıklanamayacağını, bu nedenle beğenmediğini” söyler. Çocuk çok şaşırmıştır. Öğretmene, “Bu şairin kendi açıklamasıdır” da diyemez. Belki de sınıfta, şairin şiirini açıkladığı tek örnek kendi ödevidir, ama öğretmen beğenmemiştir. Çocuk, öğretmenin tutumunu annesine anlatır. Ancak durumu Dağlarca’ya asla söyleyemezler.(Dağlarca Günlüğü yazarı şair Ertan Mısırlı’nın onayı ile)
Kimi şair, şiirlerinde kendini kolay ele vermez, anlam kapalıdır. Bir kelimenin bir çok anlamlar yüklendiği görülür. O nedenle şiiri açıklayabilmek-yorumlamak zor iştir.Şiirde kelimeler gerçek anlamlarından soyutlanabilir. Hiç unutmayalım ki yaptığımız yorum, kendi düşünce ve duygularımızı yansıtacaktır. Şiire, bir suç yükleme, şairlerin düş gücünü yok etmek anlamına gelir. Çünkü şiir yasaya, kurala, kanunlara, geleneklere bağlı kalmaz.(Siyahlı cümleler Mustafa Köz’den alınmıştır)
Dağlarca bu konuda şöyle diyor: “Bir dil, bir yaşama bütünüdür. Bir dilin bütün sözleri aralarındaki anlam çağrışımlarıyla  birbirlerini yaşatırlar, kişiyi yaşatırlar.”Bilinir ki bir ülkenin şair, yazar, sanatçı ve  aydın kişileri o ülkenin aydınlığı ve zenginliğidir. Mevkiler, makamlar, kanunlar ve buralardan edinilen güçler gelip geçicidir. Ama bir ülkenin kültürel mirası  kalıcıdır, yüzyıllarca sürer.

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 160
Yazılma Tarihi : 2019-04-24
 
  İstatistik
  Dün : 1259
  Bugün : 1624
  Toplam: 4837610
   Online :

  105 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .M.ÇELİKEL LİSESİ’ne VEDA  2019-05-20 0 40 
2 .YIL 1995 MAYIS’IN ONDOKUZU   2019-05-13 0 102 
3 .ÇAYCUMA EĞİTİM KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-05-06 0 65 
4 .ÇAYIRKÖY MAĞRASI ve BALAT DAĞI  2019-04-29 0 65 
5 .ŞAİRİ-ŞİİRİ SÎGAYA ÇEKMEK ..   2019-04-24 0 160 
6 .DEVLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE..  2019-04-22 0 48 
7 .HEYECANLI SEÇİMLER..  2019-04-15 0 69 
8 .DEVREK…DEVREK..  2019-04-09 0 201 
9 .İŞTE MART’ın SONU  2019-03-26 0 127 
10 .TARİH OKUMANIZ GEREKLİ!..  2019-03-19 0 104 
11 .ZONGULDAK BAHARI  2019-03-11 0 142 
12 .ZOKEV KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-03-04 0 131 
13 .GÜLERYÜZ’den: OTUZ GÜN  2019-02-24 0 128 
14 .TÖBDER’de TANZİM SATIŞI!..  2019-02-19 0 132 
15 .NASIL BİR KENT İSTİYORUZ?   2019-02-12 0 134 
16 .PEKİ, ÇARESİZ MİYİZ?  2019-01-29 0 179 
17 .DEVREK EMEK GÜNÜ  2019-01-04 0 192 
18 .BİR ŞAİRLER KENTİ ZONGULDAK  2018-12-03 0 296 
19 .MUSTAFA KEMAL’den KURTULMAK!  2018-11-26 0 199 
20 .ATATÜRK’ÜN MUHAFIZI   2018-11-09 0 329 
21 .POLİTİKA MI?/ ENTRİKA MI?  2018-11-05 0 351 
22 .CUMHURİYET AYDINI  2018-10-29 0 288 
23 .CHP’de GÜÇBİRLİĞİ ÇAĞRISI  2018-10-16 0 279 
24 .DANIŞMA-KAPIŞMA   2018-10-09 0 295 
25 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 438 
26 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 285 
27 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 1100 
28 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 349 
29 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 429 
30 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 465 
31 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 426 
32 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 616 
33 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 474 
34 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 501 
35 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 502 
36 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 414 
37 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 524 
38 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 404 
39 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 514 
40 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 536 
41 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 585 
42 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 554 
43 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 526 
44 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 581 
45 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 607 
46 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 1024 
47 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 714 
48 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 565 
49 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 652 
50 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 534 
51 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 562 
52 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 581 
53 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 574 
54 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 598 
55 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 685 
56 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 661 
57 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 632 
58 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 586 
59 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 594 
60 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 645 
61 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 636 
62 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 614 
63 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 620 
64 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 833 
65 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 623 
66 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 660 
67 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 624 
68 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 668 
69 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 814 
70 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 682 
71 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 643 
72 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 748 
73 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 619 
74 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 674 
75 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 719 
76 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 653 
77 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 712 
78 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 805 
79 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 759 
80 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 704 
81 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 781 
82 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 924 
83 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 725 
84 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 928 
85 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 720 
86 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 841 
87 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 980 
88 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 1014 
89 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 929 
90 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 1023 
91 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1248 
92 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 1167 
93 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1340 
94 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 1058 
95 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 895 
96 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 967 
97 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 951 
98 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 917 
99 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 981 
100 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 1001 
101 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 1083 
102 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 896 
103 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 1016 
104 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 1030 
105 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 1064 
106 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 1134 
107 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 1046 
108 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 1039 
109 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 1193 
110 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 1125 
111 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1599 
112 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1164 
113 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 1168 
114 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 1039 
115 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 1059 
116 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1383 
117 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1271 
118 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1207 
119 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1338 
120 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1436 
121 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1264 
122 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1263 
123 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1190 
124 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1186 
125 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1354 
126 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1343 
127 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1396 
128 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1414 
129 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1308 
130 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1285 
131 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1441 
132 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1368 
133 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1423 
134 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1355 
135 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1397 
136 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1612 
137 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1335 
138 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1480 
139 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1458 
140 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1507 
141 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1463 
142 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1702 
143 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2367 
144 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1536 
145 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1545 
146 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1468 
147 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1432 
148 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1487 
149 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1462 
150 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1526 
151 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1518 
152 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1581 
153 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1487 
154 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1543 
155 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1703 
156 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1752 
157 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1604 
158 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1663 
159 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1666 
160 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2552 
161 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1545 
162 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1574 
163 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1587 
164 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1791 
165 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1510 
166 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1915 
167 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3637 
168 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3411 
169 .Çankaya   2013-04-16 0 2615 
170 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2689 
171 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 3120 
172 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2365