Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

MADEN DULLARI

İş ve ekmek peşinde olan insanların toprağın üstü dururken niye yeraltına indikleri, yoksulluk ve başka bir iş bulamamaları olarak açıklanabilir ancak.  Toprağın altına indiğinde kaza vardır, yaralanma vardır, ölüm de vardır ama, “umut” da atar yüreğinde yeraltında kömür üreten madencinin. Çünkü köyündeki küçücük toprak yetmez olur aileyi doyurmağa. Başka kapılar aranır. Para umudu kilometrelerce ötededir. Ha deyince gidilemez, ha diyende gelinemez uzaklıklardadır ekmek..
Maden Dulları” romanının kahramanı Ahmet de sevdiği kızı kaçırarak aldığı, aracılara rağmen paragöz kayınpederinin istediği “başlık parası”nı ödeyebilmek için, yoksulluğun gözü kör olsun diyerek, iki yakın arkadaşı ile “Gurbet yolu”na düşer ve Zonguldak madenlerinde işçi olur. Kömür demek, ekmek ve para demek. Ahmet’in yeryüzünde toprak kazan elleri, bu kez yerin yüzlerce metre altında kömür kazacaktır.
*****
Maden Dulları” romanın başlangıcı  İkinci Dünya Savaşı nedeniyle bölgede “İkinci Mükellefiyet”in uygulandığı yıllara, bitimi ise Almanya’ya işçi gönderildiği döneme doğru uzanmaktadır. Devlet kömür istemektedir. Kömür ise işçi. Önce yakın çevre, sonra diğer ilçeler, köyler. Sonra Orta Karadeniz bölgesi, Doğu Karadeniz, giderek Doğu Anadolu ve diğer illerin insanları, umutlarını yorgan yapıp sarmışlar sırtlarına, düşüp yolun tırabına, kapağı atmışlar Zonguldak madenlerine. Kazalara, kolun-bacağın kopmasına, gelebilecek ölümlere aldırmadan.
                  Çünkü gün gelir maden ocaklarında meydana gelen kazalarda, göçüklerde, grizularda sayısız genç beden can verir toprağın derinliklerinde. Al bayraklı tabut-lar sıralanır cami avlularına. Yetkililer önde dizilir, yakınları, akrabaları, madenci arkadaşları arkada. Duaları yapıldıktan sonra tabut-lar mezarlığa veya köyüne gönderilir.  
Ağıtlara durur geride bıraktığı karısı, anası, babası, kardeşleri, akrabaları. Eşinin ve evin direği  verildikten sonra toprağa, madencinin karısı bir “Maden dulu”dur artık. Hayat ve geçim eskisinden daha zordur. Evin bütün yükü bu genç kadının sırtındadır artık.
Büyük grizu patlamalarından, kazalardan sonra “şu kadar çocuk öksüz, şu kadar genç kadın kocasız kaldı, şu kadar  yuvanın ateşi söndü” diye konuşmalarda, yazılarda yer alır geride kalanlar. Bölge üzerine yazılmış romanlarda da genellikle madencilerin ağır çalışma koşulları, göçükler, grizular, başlarından geçenler, “dönemsel” olarak anlatılmıştır bazı romancılarımız tarafından. Ama sanırım “Maden Dulları”nı da öne çıkaran  roman çalışmasını ilk kez Hasan Kalyoncu koyuyor önümüze.
*****
Hasan Kalyoncu:1952 Tonya doğumlu. İlk ve ortaokulu Tonya'da, Öğretmen Okulu’nu Trabzon'da bitirdi. Tonya'nın çeşitli okullarında görev yaptıktan sonra, uzun süre Halk Eğitim Başkanlığı yaptı. Gezdiği gördüğü yerleri fotoğrafladı. 1996'da emekliye ayrıldı. Aynı yıl Tonya'da bir fotoğraf stüdyosu kurdu. Değişik alanlarda Tonya'nın doğasını, insanını, güzelliklerini yansıtan, tanıtan “sanatsal sergiler” açtı.
1999’da “Tonyahaber Gazetesi”ni yayın hayatına soktu. Bölgede kurulmak istenen HES’lere karşı kurulan “Tonya Çevre Platformu Sözcüsü” oldu. Son dönemde baskılar sonucunda seçimle CHP ilçe başkanlığına getirildi. Aynı ısrarlar ile son yerel seçimlerde CHP’den Tonya Belediye Başkan adayı oldu, ama iktidarın gücüyle baş edemedi. Gazeteciliğini, köşe yazarlığını ve roman çalışmalarını sürdürüyor.    
Yayımlanmış yapıtları:
1- Her Yönüyle Tonya-1989 (Araştırma), 2-Trabzon-Tonya Ağzının Dilbilgisel Özellikleri ve Tonya Sözlüğü-2001,  3-Bir Tutam Gülücük/ Tonya Fıkraları-2006, 4- Tonya- 2010 (Tonya’nın tarihi, doğası,  yaşamı, gelenekleri, önemli kişileri),   5- Önce Annelerini Vur-2015 (Roman),6- Maden Dulları- 2017 (Roman).
*****
Ne için Zonguldak yoluna düşüyordu bölgenin ve Karadeniz köylerinin genç delikanlıları? Para kazanmak, borçlarını ödeyebilmek, yoksulluğun belini biraz kırabilmek, eşini, çoluk çocuğunu ve anasını-babasını biraz olsun rahat yaşatabilmek için. Bu gerekçeler, yakın-uzak her yerden gelenler için de geçerlilik taşımaktaydı.
  “…Babası öldüğünde doğmamıştı daha. Dul anasının yetimi olarak büyüdü. Çocuk yaşta düştü gurbete. Madenci olacaktı ağabeyi gibi. Köyün bütün erkekleri Zonguldak’taydı genç yaşlı demeden. O da takıldı ağabeyinin ardına. Onaltı yaşındaydı daha. Ağabeyi nüfus memuruna yalvar yakar olmuş, hediyelere boğmuş bin dereden su getirmiş, sonunda Niyazi’yi yaşlı gösteren bir nüfus kağıdı almıştı. Onaltı yaşındaki Niyazi birden ondokuz yaşına gelmişti. Madende iş alacak yaştaydı artık..”
Diğer gidenler gibi kömür kuyularında ekmek ve yaşam mücadelesi vereceklerdi. İlginçtir Tonyalılar genellikle kömür ocaklarında “Lağımcı” olarak çalışmışlar. Lağımcılar delici araçlarla kömür için kayaları delerken önemli ölçüde taş tozu yutarlar. Eğer gerektiği gibi korunamazlar ise kısa zamanda da ciğerleri taş tozuyla dolar. Giderek soluk darlığına ve başta pnömokonyoz olmak üzere akciğer hastalıklarına yakalanırlar. Bunun ise kurtuluşu yoktur.
Roman kahramanı Ahmet de önce “lağımcı” olarak işe başlamış, ama memleket izini sırasında celbi çıkınca askere gitmek zorunda kalmıştır. Askerde 6 aylık eğitimden sonra madende çalışmaları için 4 arkadaş “asker işçi” olarak Zonguldak’a gönderilmiştir. Ahmet ise, tanıdıkları yoluyla  belli bir kurs  devresinden sonra “Marangoz” olarak işe başlamış, taştozu yutmaktan büyük ölçüde kurtulmuştur.
Mühendis Bulut ile tanışması ve arkadaşlığı, bu yolla kitaplar  ve gazeteler okuması ise ona hayata bakışta yeni kapılar açmış, fikren gelişmesini sağlamıştır. Ahmet, borçlarını bitirmiş, üstüne başına almış, eşini çocuğunu ve ana babasını donatmıştır. Cebi para gören  bir çok Karadenizli gibi beline de bir tabanca almıştır. Aslında barışçı, arkadaş canlısı, yardımsever ve dürüst bir yapıda olan Ahmet bunu “hasım korkusu”yla değil, o dönem için “Kadırga Otçular Bayramı”nda ve düğünde bayramda diğer köy delikanlıları gibi “silah atma” gibi bir geleneği sürdürme olarak düşünmüştür.
*****
Hasan Kalyoncuöğretmenlik ve uzun yıllar gazetecilik ve yazma yoluyla anadilimizi işlediği için, kolay ve rahat okunan bir kitap çıkarmış ortaya. Bu özellik ilk romanı “Önce Annelerini Vur”da da görülüyordu. Kalyoncu romanı kurgularken, dramatik abartılardan, kanlı tablolardan kaçınarak, bir maden işçisinin ocakiçi ve dışı yaşamından gerçekçi kesitler vermeğe çalışmış. Bir “kalem işçisi” olarak da açık anlaşılır sade bir dil ve anlatım içinde olduğu görülüyor. Romandaki mekan ve doğa betimlemelerini de çok başarılı bulduğumu belirtmeliyim. Okurken sıkılmıyorsunuz, bitse de kurtulsam demiyorsunuz, ilgiyle okumayı sürdürüyorsunuz.
                Zonguldak, yıllarca yaşadığım şehir. Tonya ise birkaç kez gidebildiğim “baba toprağı”.  Babamın evinin olduğu Karşular mahallesi, yayla ve yolları, Kadırga, Otçular Bayramı, çocuk gözüyle  gördüğüm, hatırlamağa çalıştığım yerler. Romanı bir de bu gözle okuduğumu söyleyebilirim.  
                  Hasan Kalyoncu’yu “roman vadisi”nde ikinci kitabıyla görmemiz mutluluk vericidir.   “Maden Dulları”, Zonguldaklılar için az-çok bilinen, diğer bölge insanları için merak edilenleri başarılı bir şekilde gözler önüne serdiği için okunacak kitaplar arasında yerini alıyor.
 

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 591
Yazılma Tarihi : 2018-01-15
 
  İstatistik
  Dün : 2104
  Bugün : 991
  Toplam: 4665184
   Online :

  65 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .İKİ YOLCU BİR HANCI  2019-01-07 0 93 
2 .DEVREK EMEK GÜNÜ  2019-01-04 0 66 
3 .BİR ŞAİRLER KENTİ ZONGULDAK  2018-12-03 0 170 
4 .MUSTAFA KEMAL’den KURTULMAK!  2018-11-26 0 110 
5 .ATATÜRK’ÜN MUHAFIZI   2018-11-09 0 225 
6 .POLİTİKA MI?/ ENTRİKA MI?  2018-11-05 0 260 
7 .CUMHURİYET AYDINI  2018-10-29 0 175 
8 .CHP’de GÜÇBİRLİĞİ ÇAĞRISI  2018-10-16 0 181 
9 .DANIŞMA-KAPIŞMA   2018-10-09 0 201 
10 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 342 
11 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 178 
12 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 997 
13 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 251 
14 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 310 
15 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 355 
16 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 323 
17 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 522 
18 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 367 
19 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 401 
20 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 366 
21 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 329 
22 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 427 
23 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 307 
24 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 430 
25 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 437 
26 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 496 
27 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 465 
28 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 419 
29 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 455 
30 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 507 
31 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 905 
32 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 591 
33 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 484 
34 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 524 
35 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 445 
36 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 456 
37 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 479 
38 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 463 
39 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 498 
40 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 568 
41 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 550 
42 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 538 
43 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 501 
44 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 517 
45 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 537 
46 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 547 
47 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 526 
48 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 536 
49 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 724 
50 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 548 
51 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 560 
52 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 552 
53 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 569 
54 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 716 
55 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 587 
56 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 563 
57 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 660 
58 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 532 
59 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 592 
60 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 625 
61 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 573 
62 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 623 
63 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 711 
64 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 666 
65 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 606 
66 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 694 
67 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 819 
68 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 635 
69 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 843 
70 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 648 
71 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 746 
72 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 872 
73 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 938 
74 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 842 
75 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 940 
76 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1147 
77 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 1055 
78 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1251 
79 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 957 
80 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 819 
81 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 875 
82 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 878 
83 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 836 
84 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 900 
85 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 922 
86 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 989 
87 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 835 
88 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 940 
89 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 955 
90 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 963 
91 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 1031 
92 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 950 
93 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 953 
94 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 1101 
95 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 1046 
96 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1487 
97 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1091 
98 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 1080 
99 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 975 
100 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 968 
101 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1291 
102 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1181 
103 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1113 
104 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1230 
105 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1362 
106 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1168 
107 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1185 
108 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1126 
109 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1086 
110 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1277 
111 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1277 
112 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1312 
113 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1333 
114 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1209 
115 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1212 
116 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1363 
117 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1277 
118 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1334 
119 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1284 
120 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1304 
121 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1541 
122 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1270 
123 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1391 
124 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1372 
125 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1427 
126 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1399 
127 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1587 
128 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2267 
129 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1453 
130 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1476 
131 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1387 
132 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1363 
133 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1414 
134 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1397 
135 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1455 
136 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1447 
137 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1487 
138 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1422 
139 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1487 
140 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1638 
141 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1686 
142 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1532 
143 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1602 
144 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1599 
145 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2455 
146 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1476 
147 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1511 
148 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1530 
149 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1715 
150 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1448 
151 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1858 
152 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3545 
153 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3331 
154 .Çankaya   2013-04-16 0 2534 
155 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2619 
156 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 3031 
157 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2298