Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

ŞAH İSMAİL ÖZKAN

İlkokul 3 veya 4’de öğrenci olmalıyım. Bizim evin yan tarafındaki bahçe içinde bulunan Karapürçekler’in evinde Kadir Özkan’ın (Bekçi Kadir) düğünü var. O gün akşama doğru “Şah İsmail de gelecekmiş.” dediler mahallede. Kadir Ağabey’in akrabası imiş.  Akşamüstü bir grup delikanlı Kadir’in evine geldi. İçlerinden bir tanesinin elinde bir bağlama vardı. Orta boylu, kara saçlı, kara kaşlı, kara gözlü, düzgün yüzlü bir delikanlı idi. Kıravat takmamıştı ama koyu renk takım elbisesinin içinde yakışıklı sayılırdı.
Bir süre sonra bir bağlama sesi evden yola doğru taşarak sokağa yayıldı. Peşinden Şah İsmail Ağabey’in kendine özgü sesi kulakları doldurmağa başladı. Bütün mahalle  büyük bir ilgiyle Şah İsmail’i ve bağlamasını dinliyordu. Ben, Şah İsmail Ağabey’i (İsmail Hakkı Özkan) ilk kez bu ortamda ve bu küçük yaşta  tanımıştım.
İstasyona giden yolda / Ah güllü vah güllü
Su testisi kolunda / Ah güllü vah güllü
Çok yıllar sonra Şah İsmail’in bağlamasını dinleyebilmek için, Metin Alpay’ın dükkanının hemen arkasında bulunan kahvehanesine sık sık gider olmuştum. Bu türkü, kendi bestesiydi İsmail Ağabeyin. Yıllar sonra aklımda bu iki dizesi kalmış. Acaba tamamı evinde  kalmış mıdır?
  İstasyona giden yoldaki evlerden birinde bir sevdiği mi vardı? Kimse bilmiyor. Kasaba delikanlısı için bir sevdiğinin olması dünyalara bedel bir iştir, ama duyulması ise o kadar büyük bir zuldür onun için. Bu nedenlekasaba gençleri hep bastırılmış, gizlenmiş duygular içinde yaşamıştır aşklarını.
*****
            1960-61’li yıllar olmalı.. Onsekiz-ondokuzlu yaşlardayız. Kunduracı “Somut Mustafa (Girgin) Amca”nın Almanya’da yaşayan mühendis oğlu Hasan Girgin, Alman eşiyle Çaycuma’ya gelir. Alman gelin Çaycuma’nın ilk “yabancı gelini” sayılır. Hasan Girgin Almanya’dan gelirken TK-40 diye adlandırılan kocaman bir teyp de getirir. Bu teybe çeşitli şarkılar kayıt edildiği gibi Şah İsmail Ağabey’in bir kaç türküsü de kaydedilir. Ben sık sık bu kahveye gider hem çay içer hem şarkıları ve özellikle Şah İsmail’in türkülerini dinlerdim.
Teyp-ten (ki ilk kez görüyorduk) Şah İsmail’in sesini ilk duyduğumda  “Anaa, aynen çıkıya bee!” diyerek şaşkınlık içinde kaldığımı da hiç unutmuyorum. Ah bu teyp şimdi bir bulunsa ne çok sevinirdim. Somut Mustafa Amca‘nın çocukları Şöför Hüseyin (Çaycuma’nın ilk özel taksicisi) şöför Hilmi ile Çaycuma’da,  Hasan ve Ali Girgin (Foto Serap’ın verdiği bilgiye göre İstanbul’da yaşıyormuş) aransa, sorulsa, ah bir de bulunsa!..
*****
Gençlik yıllarımızda bir yanda Hüseyin Çakır bir yanda Şah İsmail vardı. Ben ikisini de defalarca dinleyebilen şanslı kişilerdendim. Hüseyin Çakır, Ankara Radyosunda mahalli sanatçı ünvanıyla türkülerini bütün Türkiye’ye dinletmiş bir bağlama ustası ve türkü bestekarıydı. Şah İsmail daha çok kendi kabuğunda kalmış sayılırdı. Şimdilerde KHK’lık öğretmen İsmet Akyol ile yaptıkları sohbette; “Hüseyin Çakır’ın 1944-45 yıllarında Çaycuma Halkevi’nde bağlama kursu açtığını, bu kursa bir çok arkadaşı ile devam ettiklerini, dolayısıyle Çakır’ın ilk ustası olduğunu” belirtir. Şah İsmail,“Birçok şeyi Hüseyin Çakır'dan öğrendim. O üstün bir yetenekti. Kendine özgü bir mızrabı vardı. Çoğunlukla oyun havası çalardı. Bazen de uzun hava çalar söylerdi. İnsanlar ondan ilham almalıydı ama almadı. Hüseyin Çakır tek başına bağlamayı yaygınlaştıramadı. Çünkü buralarda böyle bir gelenek yoktu.”
Şah İsmail, ikinci ustası olarak da ünlü bağlama sanatçısı Şemsi Yastıman’ı gösterir. Şemsi Yastıman da 1950’li yılların başında bir kumpanya ile Zonguldak’a gelir. Kendisine yapılan öneriyi kabul ederek birkaç yıl bölgede/EKİ bünyesinde kalır. Bu sürede Halkevi’nde ve ilçelerdeki Halkodaları’nda bağlama kursları verir. Bunlardan biride Çaycuma Halkodası’dır. Kurslardan ve konserlerden sonraki çilingir masa muhabbetleri ise ustaların hüner ve beceri gösterdikleri, gönül tellerine dokundukları, zevkle çalıp söyledikleri zamanlardır. Şah İsmail daha çok, dönemin ünlü bağlama sanatçısı ve bir çok kez birlikte çaldıkları Şemsi Yastıman tarzına yatkın mızrap vururdu.        
*****
Şah İsmail’in şu cümlelerini de  çok önemli bulduğumu belirtmeliyim: “Hüseyin Çakır tek başına bağlamayı yaygınlaştıramadı. Çünkü buralarda böyle bir gelenek yoktu.” İsmail Ağabey bunun sebebi olarak biraz da Çaycuma eşrafını gösterir. “Memur takımı ve halktan kişiler bizi dinliyor, ilgi gösteriyorlardı. Ama eşraf takımı ise bize sıradan çalgıcı muamelesi yapıyordu. Bizi cinganlarla (Çingeneler-Romanlar) bir görüyorlardı.” diyerek gönül burukluğunu ortaya koyuyordu. Ama dediği doğruydu; bizim bölgemizde Orta ve Doğu Anadolu’da olduğu gibi aşık geleneği ve bağlama kültürü yoktu. Çok iyi ve özgün bağlama çalanlar vardı ama, bunlar daha çok tanınmış sanatçılara öykünme tarzında çalıp söylüyorlardı.
Çaycuma’ya gelen kumpanyalarda (konser grupları) bağlamacı varsa,  İsmail Ağabeyi bulup konser sonrası  çilingir masası kuruluyormuş. Bir keresinde  ünlü bir bağlama ustası konuk olmuş. İsmail ağabey çalıp söylerken, konuğun kendi çalış biçimine ve söylediği türküsüne mızrap oynattığını fark eder. Hemen konuğun bağlamasının sapını tuttuğunu ve çalmayı kestiğini, anlatmıştı bir keresinde.
Benim gözümle iyi insandı Şah İsmail Ağabey, yardımseverdi. Kahveciliği bıraktıktan sonra, Gamsız Osman Amca’nın fırının yanında küçük bir bakkal dükkanı açtı. Zonguldak’tan Çaycuma’ya her gelişimde “Hamit, gel bir çayımı iç yahu!” diye çağrı yapardı. “Ateş almağa!” geldiğimiz için çoğu kez buna fırsat bulamazdık. Bir keresinde “Evde çalıp söylüyor musun ağabey?” diye sorduğumda “Yahu artık bağlama sopa gibi geliyor elime” demişti. Bir süre sonra da “Hacca gittiğini” öğrendim. Bağlamayı ve çalıp söyleme işini hepten bırakmıştı artık.
*****
Şah İsmail Ağabey ile babası Raif Özkan’ı hiç konuşmadık. Ama bir keresinde, askere giderken, adet olduğu üzere el öperek babadan helallik almak için Bursa Cezaevine gittiğini ve ünlü şair Nazım Hikmeti de orada gördüğünü söylemişti. “Hele bir anlat ağabey” dediğimde ise; şairin karşılaştıklarında başını okşayarak sevgi gösterdiğini, çok yakışıklı bir adam olduğunu, bütün mahkumların ve görevlilerin ona saygılı davrandıklarını anlatmıştı.
Bunun üzerine Şah İsmail Ağabey ile uzun bir sohbet yapabilmek üzere sözleşmiştik. Bana “Bak başkaları da benimle konuşmak istedi ama, güvenmediğim için kabul etmedim. Seninle istediğin gibi konuşuruz” demişti. Ama ne yazık ki bu görüşme gerçekleşemedi. Hayatının bilmediğimiz yanlarını ve Nazım Hikmet’i anlattıracaktım. Daha önemlisi ona türkülerini söyletecektim, kayda alacaktım.Ne yazık ki olmadı, olamadı..

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 444
Yazılma Tarihi : 2017-10-16
 
  İstatistik
  Dün : 1826
  Bugün : 1491
  Toplam: 4478256
   Online :

  81 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 30 
2 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 97 
3 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 909 
4 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 183 
5 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 235 
6 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 285 
7 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 262 
8 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 455 
9 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 309 
10 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 328 
11 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 264 
12 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 262 
13 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 361 
14 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 245 
15 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 368 
16 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 375 
17 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 423 
18 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 393 
19 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 338 
20 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 365 
21 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 427 
22 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 798 
23 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 513 
24 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 404 
25 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 429 
26 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 382 
27 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 382 
28 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 388 
29 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 377 
30 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 426 
31 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 483 
32 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 480 
33 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 454 
34 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 426 
35 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 444 
36 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 459 
37 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 482 
38 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 453 
39 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 449 
40 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 631 
41 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 478 
42 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 487 
43 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 479 
44 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 489 
45 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 636 
46 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 512 
47 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 485 
48 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 572 
49 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 468 
50 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 522 
51 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 560 
52 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 504 
53 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 545 
54 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 612 
55 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 573 
56 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 520 
57 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 606 
58 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 715 
59 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 572 
60 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 741 
61 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 575 
62 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 658 
63 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 782 
64 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 843 
65 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 757 
66 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 866 
67 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1061 
68 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 967 
69 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1170 
70 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 858 
71 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 745 
72 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 796 
73 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 806 
74 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 756 
75 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 824 
76 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 828 
77 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 905 
78 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 768 
79 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 862 
80 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 877 
81 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 864 
82 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 947 
83 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 873 
84 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 874 
85 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 999 
86 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 951 
87 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1365 
88 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1009 
89 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 984 
90 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 894 
91 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 884 
92 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1197 
93 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1100 
94 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1020 
95 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1135 
96 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1281 
97 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1087 
98 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1109 
99 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1063 
100 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1001 
101 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1198 
102 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1222 
103 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1229 
104 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1256 
105 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1140 
106 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1134 
107 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1292 
108 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1191 
109 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1249 
110 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1221 
111 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1229 
112 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1468 
113 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1209 
114 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1298 
115 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1306 
116 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1362 
117 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1342 
118 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1489 
119 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2184 
120 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1400 
121 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1402 
122 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1315 
123 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1289 
124 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1341 
125 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1340 
126 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1387 
127 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1367 
128 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1411 
129 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1356 
130 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1423 
131 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1564 
132 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1621 
133 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1384 
134 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1541 
135 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1538 
136 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2357 
137 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1403 
138 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1445 
139 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1466 
140 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1648 
141 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1380 
142 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1790 
143 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3464 
144 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3263 
145 .Çankaya   2013-04-16 0 2467 
146 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2524 
147 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 2936 
148 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2225