Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..

Şair-yazar Necati Cumalı,-ki 1956’da Yeditepe yayınları arasında çıkan “Muzaffer Tayyip” kitabını yazan  kişidir-; “Muzaffer Tayyip Uslu’yu Anıyoruz” başlıklı yazısında Muzaffer’i tanımak için bir başka pencere açıyor: “Muzaffer her şeyden önce düşünen bir şairdi. Düşüncesiyle duygularını kullanmasını biliyordu.
Bu gözle okununca onun hemen bütün şiirleri geniş bir mana kazanarak, eskiyen, çürümeye yüz tutan, kıymet yargılarına karşı, yeni bir görüşün tepkisi olarak görünür.”
 *****
Muzaffer Tayyip’in çeşitli yazılarını okuduğumuzda “düşünen bir şair” olduğunu görüyoruz. “Şiirde insanı aramak” başlıklı yazısında bu durum açıkça belli oluyor. Düşünelim ki bu yazılar lise 3. sınıfta veya yeni lise mezunu bir öğrencinin kaleminden çıkıyor .
“Son yıllarda sanat dünyamızda başgösteren yenilikleri, muasırlaşmanın bir sosyal neticesi olarak ele almak istemiyenler, başlarından fesi çıkarırken, kafalarının içinden şarkın küflenmiş düşüncelerini atamıyan kimselerdir; onlar inkılabın herşeyden evvel bir dünya görüşü meselesi olduğunu idrak edemeyecek kadar zavallılar; bir an düşünelim, niçin şarktan garba döndük? Bu suale verilecek cevap gayet basittir. Çünkü garp şarktan üstündü. Tetkikler bize göstermiştir ki garbın bu üstünlüğü realist oluşundan ileri geliyor. Hemen haber verelim ki burada realizm kelimesinden 19. asırda pozitivizmin edebiyata tesiriyle ortaya çıkan edebi ekol’ü değil de rönesanstan sonra bütün Avrupa’ya kök salan ve tabiatı “concret” unsurlarıyla ele alan, insana değer veren dünya görüşünü anlıyoruz.” (Şiirde İnsanı Aramak-27 İkincikanun 1943. Sy:93-50)
*****
Arkadaşlık şiirinin ilk bölümündeki şu dizelere bakalım: “Şiirler söylemek istiyorum size / En tatlı ümitler içinde / İstiyorum ki korkutmasın sizi mezarlık / Göreceksiniz o kadar /
O kadar can sıkıcı değildir / Benimle arkadaşlık..”

“Şiirler söylemek istiyorum size / En tatlı ümitler içinde”.. Bu iki dize bir mutluluk bulutuna koyuyor insanı. Mavi gökyüzü içinde pembe bulutların koynunda gamsız kasavetsiz geziniyor gibisinizdir. “En tatlı ümitler içinde” böyle bir duygu yumağı içinde olduğunuzu duyumsarsınız. Sonra gelen “İstiyorum ki korkutmasın sizi mezarlık” dizesi bir kara çalı gibi giriyor araya. Neden bu dizeyi koydu oraya şair, anlamak zor gerçekten. Belki de şairimiz dermansız hastalığı nedeniyle “insanın sonu mezarlıktır” demek de istemiş olabilir mi?.. Ama buna rağmen kendisiyle arkadaşlığın o kadar da  “can sıkıcı” olmadığını söylüyor hemen. Bu durum yalnız kalmama, tek başına olmama isteğinden de kaynaklanmış olabilir. Çünkü yalnızlık bir büyük boşluk sayılır her zaman.
 Mezar-lık, sona eren insan yaşamının  görünen yeryüzü ile bağının koptuğu son duraktır. Toprak, toprakta açılan çukur, görünen derinlik, yaşamı taşıma işi sona ermiş cansız beden.. Ya insanın içinde açılan mezar çukuru? Ya o çukurun uçsuz bucaksız derinliği..İnsanın içinde büyüyen korkunç yalnızlık ve çaresizlik..Çözümsüz acılar içinde savruluş..
Bu dizelerden bir tanesini, şu “mezarlık” sözünün geçtiği dizeyi  kaldırarak bir kez daha okuyalım: “Şiirler söylemek istiyorum size/ En tatlı ümitler içinde / Göreceksiniz o kadar / O kadar can sıkıcı değildir / Benimle arkadaşlık..”
O dizeyi kaldırdığımız zaman görüldüğü gibi şiir sanki eksiliyor. Anlamda bozulmalar, kaymalar oluyor. Sağlam şiir yapısına iyi bir örnekle karşı karşıya olduğumuzu hemen anlıyoruz. Şair sözcükleri ustaca kullanıyor ve şiirine yerleştiriyor. Değiştirilmesi, kaldırılması mümkün değil..
*****
Aynı şiirin devamında “Ben / Rivayete göre / Allahın talihsiz kulu ” dizeleri geliyor. Şair kendini “Allahın talihsiz kulu” olarak görüyor. Muzaffer’in sağ gözünün “doğuştan sakat” olduğunu öğreniyoruz. Bu elbette çok önemli bir talihsizliktir. Genç yaştaki bir insanı elbette kaderine küstürür. İçindeki isyankâr duyguları körükleyebilir. Bunun yanında yoksuluk ve maddi darlık nedeniyle de “istediği gibi yaşayamama” insanı önemli ölçüde rahatsız eder. Gençlik duygularını örseler. Genç şair sanırız bu nedenlerle kendini “Allahın talihsiz kulu” olarak nitelendirmiş olabilir.
Ve yirminci yüzyılın / Eli ayağı bağlı / Zavallı Şairi/ Muzaffer Tayyip Uslu” dizeleri ise düşündürücüdür. Genç şairin kendini “eli ayağı bağlı” ve “zavallı şair” gibi hissetmesi, duygu ve düşüncelerini istediği gibi yazamaması anlamını da çağrıştırıyor. Eli ayağı bağlı olmak deyimi;çaresizlik, imkansızlıklar içinde olma, bu nedenle istediğini yapamama, bir şey yapmak istese de hareket edememe, anlamlarını taşır. Evde polis emeklisi bir baba vardır. Baba-oğul  ilişkileri  ne düzeydedir bilemiyoruz. Belki babanın polis olması eve yansımasa da,  bir sorun olmasa da içsel bir baskı unsuru gibi düşünülebilir.
Genç şairin yaşadığı dönem ise Türkiye’de baskıların yoğunlaştığı bir dönemdir. 2. Dünya Savaşı, sınırlarımıza kadar gelmiştir. Türkiye, savaşın kıyısındadır.   Savaşın getirdiği bütün sıkıntıları yaşamaktadır. Zonguldak’ta da geceleri karartma yapılmakta, ekmek vesikayla verilmekte, şehre gelen giden kontrol edilmektedir. Maden bölgesi Zonguldak’tan ise “daha çok üretim” istenmektedir.
Şair bu dizelerde, “eli ayağı bağlı şairi” de diyebilirdi, ancak o “eli ayağı bağlı / zavallı şairi” demeyi yeğliyor. Böylece şiire anlam zenginliği, derinliği kazandırmış oluyor. “Zavallı” olma hali;Acınacak kadar kötü durumda bulunma,gücü bir şeye yetmeme, âciz, anlamlarını içerdiğine göre, şair yukardaki tablo içinde kendini güçsüz, acınacak düzeyde çaresiz görmüş de olabilir.
MuzafferTayyip Uslu, bu iç karartıcı, insanı baskı altına alan, kimi zaman bunaltan, öfkelendiren, insanı sorunlu hale getiren, yaşamdan bezdiren tabloya rağmen “Şiirler söylemek istiyorum size / Siz sevgili insan kardeşlerime.” diyerek, insanlara kardeşlik duyguları içinde umut dağıtan şiirler söyleyebilmektedir.
*****
O’nu“Öldükten Sonra” şiiriyle selamlayalım:Diyecekler ki arkamdan / Ben öldükten sonra / O, yalnız şiir yazardı / Ve yağmurlu gecelerde / Elleri cebinde gezerdi / Yazık diyecek / Hatıra defterimi okuyan / Ne talihsiz adammış / İmanı gevremiş parasızlıktan

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 452
Yazılma Tarihi : 2017-09-26
 
  İstatistik
  Dün : 1826
  Bugün : 1443
  Toplam: 4478208
   Online :

  125 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 30 
2 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 97 
3 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 909 
4 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 183 
5 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 235 
6 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 285 
7 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 262 
8 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 455 
9 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 309 
10 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 328 
11 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 263 
12 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 262 
13 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 361 
14 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 245 
15 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 368 
16 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 375 
17 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 423 
18 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 392 
19 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 338 
20 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 365 
21 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 427 
22 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 798 
23 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 513 
24 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 404 
25 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 429 
26 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 382 
27 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 382 
28 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 388 
29 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 377 
30 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 426 
31 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 483 
32 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 480 
33 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 454 
34 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 426 
35 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 444 
36 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 458 
37 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 482 
38 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 452 
39 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 449 
40 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 631 
41 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 478 
42 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 487 
43 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 478 
44 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 488 
45 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 636 
46 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 512 
47 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 485 
48 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 572 
49 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 468 
50 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 522 
51 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 560 
52 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 504 
53 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 545 
54 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 612 
55 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 573 
56 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 520 
57 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 606 
58 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 715 
59 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 572 
60 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 741 
61 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 575 
62 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 657 
63 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 781 
64 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 843 
65 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 757 
66 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 866 
67 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1061 
68 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 967 
69 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1170 
70 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 858 
71 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 745 
72 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 796 
73 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 806 
74 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 756 
75 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 824 
76 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 828 
77 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 905 
78 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 768 
79 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 862 
80 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 877 
81 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 864 
82 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 946 
83 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 873 
84 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 874 
85 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 999 
86 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 951 
87 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1365 
88 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1009 
89 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 984 
90 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 894 
91 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 884 
92 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1197 
93 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1100 
94 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1020 
95 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1135 
96 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1281 
97 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1087 
98 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1109 
99 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1063 
100 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1001 
101 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1198 
102 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1222 
103 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1229 
104 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1256 
105 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1140 
106 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1134 
107 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1292 
108 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1191 
109 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1249 
110 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1221 
111 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1229 
112 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1468 
113 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1209 
114 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1298 
115 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1306 
116 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1362 
117 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1342 
118 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1489 
119 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2184 
120 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1399 
121 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1402 
122 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1315 
123 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1288 
124 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1341 
125 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1339 
126 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1387 
127 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1367 
128 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1411 
129 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1356 
130 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1423 
131 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1564 
132 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1621 
133 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1384 
134 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1541 
135 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1538 
136 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2357 
137 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1403 
138 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1445 
139 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1466 
140 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1648 
141 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1380 
142 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1790 
143 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3464 
144 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3263 
145 .Çankaya   2013-04-16 0 2467 
146 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2523 
147 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 2936 
148 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2225