Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

Atatürk’ten Laiklik Dersleri

               “1929 yılı 10 Ağustos günü. Atatürk, Paris Büyükelçisi olan Fethi Okyar’ın Büyükdere’deki yalısına misafir olmuştu. Fethi Okyar, Cumhurbaşkanı için bir akşam ziyafeti hazırlamıştı. Cumhurbaşkanının yalıda bulunduğunu duyan halk, onu görebilmek için buraya toplanmıştı.
                O günlerde Atatürk’ün çok hasta olduğu, yataktan çıkamayacak bir durumda bulunduğu söylentisi vardı. O gün Atatürk yalının balkonuna çıktı. Kendisini görmek için caddelerini dolduran halkı selamladı, sonra şöyle dedi:
                -“Benim için zahmet ediyorsunuz, mahcup oluyorum. Benigörmek demek, behemehal (mutlaka)yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.(yeterli)”(… )(Niyazi Ahmet Banoğlu, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, İstanbul 1978, s. 15-16)
                *****
                Büyük Atatürk, kendisini bizzat görmek isteyenelere karşı “Beni görmek yerine,benim fikirlerimi, duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.” diyor. Çünkü; “Benim fani(ölümlü) vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyete(sonsuza) kadar  yaşayacaktır” derken de; “bedenlerin ölümlü fikirlerin ise ölümsüz” olduğunu anlatmak istemiştir.
 Halkımızın seçimiyle işbaşına gelen  çeşitli iktidarlar, “Atatürk’ü anlamamızı, hissetmemizi değil, resimleriyle, şiirleriyle avunmamızı istemişlerdir”. Biz de Atatürk’ü anlamak, bilimsel çağdaş yorumlarla geliştirmek yerine; Atatürk’ün resimlerini,   sözlerini çerçeveleyerek onların tarif ettiği en kolay  yolu seçmişizdir.  “Ah Atatürk, vah Atatürk” diye  sızlanarak, onun için yazılmış çok değerli şiirleri anlamadan okuyarak(seslendirerek) içimizin sıkıntısını gidermeğe çalışmışızdır.
                Atatürk’ün titizlikle kurduğu “Milli Eğitim”, günümüzde “Dini Eğitim”e dönüşmek üzeredir. Çocukluğumuzdan başlayarak araştıran, soruşturan, deney yapan “çağdaş eğitim” yerine; çocuğun ve yetişkinlerin gözünü, kulağını dış dünyaya kapatan, biat etmeğe eğilimli, her denileni itirazsız kabul eden bir toplum kurgulanıyor.
                Bu ortamda “Laiklik ilkesi”nin ne kadar önemli olduğu bir kez daha  kendini gösteriyor. Önce doğru bilgiyi kaynağından öğrenmeliyiz, sonra da “toplumsal eğitim” dahil gerekli önlemleri hep birlikte almalıyız. Anlatma-Öğretme-Aydınlatma görevimizi yerine getirmeliyiz  Aşağıda Atatürk’ün bu konuda söylediklerinden bir derleme yaptık. “Anlayarak, hissederek” okumağa çalışalım..
                *****
                Bağlı bulunmakla inanmış ve mutlu olduğumuz İslam dinini, yüzyıllardan beri alışmış olduğu üzere, bir politika aracı durumundan kurtarmak ve yükseltmek gerektiği gerçeğini görüyoruz. Kutsal ve tanrısal olan inanç ve vicdanlarımızı, karışık ve türlü renkte bulunan ve her türlü çıkarlarla tutkuların alanı olan siyasetten ve siyasetin bütün ögelerinden bir an önce ve kesinlikle kurtarmak, milletin dünya ve ahiret mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur. Ancak böylece İslam dininin yüceliği gerçekleşir.(1924)
        ******    
        Vatandaşların içinde çeşitli dinlere mensup unsurlar bulunan ve her din mensubu hakkında adil ve tarafsız tutum ve davranışta bulunmaya ve mahkemelerinde vatandaşları ve yabancılar hakkında eşit adalet uygulamakla görevli olan bir hükümet, fikir ve vicdan hürriyetlerine uymaya mecburdur.(1924)
        ******    
        Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar.(1924)
        ******                
        Efendiler, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz  devrimlerin  amacı Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görünüşüyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır. Devrimimizin ana ilkesi budur. Bu gereği kabul edemeyen zihniyetleri perişan etmek zorunludur. Şimdiye kadar milletin beyinlerini paslandıran, uyuşturan, bu anlayışta bulunanlar olmuştur. Her halde anlayışlarda var olan uydurma ve boş fikirler tamamen çıkarılacaktır. Onlar çıkarılmadıkça beyine gerçeğin ışıklarını sokmak imkansızdır.(1925)
        *****                   
        Biz, büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. Birçok eski müesseseleri yıktık. Bunların binlerce taraftarı vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak lazım. En ileri demokrasilerde bile rejimi korumak için sert tedbirlere müracaat edilmiştir. Bize gelince  devrimi koruyacak tedbirlere daha çok muhtacız.(1925)
      *****
      “Parti, dini fikir ve inançlara saygılıdır” kuralını bayrak olarak eline alan kişilerden, iyi niyetlilik beklenebilir miydi? Bu bayrak, asırlardan beri cahil ve bağnazları, hurafelere inanları kandırarak özel amaçlar elde etmeye kalkışmış olanların taşıdıkları bayrak değil miydi? Türk milleti asırlardan beri, sonsuz felaketlere, içinden çıkabilmek için büyük fedakarlıklar gerektiren  pis bataklıklara, hep bu bayrak gösterilerek sevk olunmamış mıydı?
        Cumhuriyetçi ve yenilikten yana olduklarını zannettirmek isteyenlerin, aynı bayrakla ortaya atılmaları, dini tutuculuğu coşturarak, milleti Cumhuriyetin ilerleme ve yenileşmenin tümüne karşı kışkırtmak değil miydi? (1927)
        *****
        Yeni parti, dini inanç ve düşüncelere saygı perdesi altında; biz halifeliği tekrar isteriz; biz yeni kanunlar istemeyiz; bizce Mecelle yeterlidir; medreseler, tekkeler, cahil softalar, şeyhler, müritler, biz sizi himaye edeceğiz; bizimle beraber olunuz. Çünkü Mustafa Kemal’in partisi halifeliği kaldırdı. İslamiyeti bozuyor. Sizi gavur yapacak, size şapka giydirecektir diye bağırmıyor muydu! Yeni partinin kullandığı formül, bu gericilik feryatlarıyla dolu değildir denilebilir mi? (1927)
        *****     
        Türkiye Cumhuriyeti’nde her yetişkin dinini seçmekte hür olduğu gibi, belirli bir dinin merasimi de serbesttir. Yani, ibadet hürriyeti vardır. Tabiatiyle, ibadetler, güvenlik ve genel adaba aykırı olamaz; siyasi gösteri şeklinde de yapılamaz. Geçmişte çok görülmüş olan bu gibi durumlara  artık Türkiye Cumhuriyeti asla katlanamaz.
        *****
        Bir de  Türkiye Cumhuriyeti dahilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kapatılmıştır. Tarikatler kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık , büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk milleti, böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve katlanmadı. (1930)
        *****    
        Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.
        Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü demektir. Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz. (1930).       
        *****    
        Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, ilerleme ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz. Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi menfeat temin edenler iğrenç kimselerdir. İşte bu duruma karşıyız ve buna müsaade etmiyoruz. (1930)
        *****    
 

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 1478
Yazılma Tarihi : 2015-11-09
 
  İstatistik
  Dün : 1259
  Bugün : 715
  Toplam: 4836701
   Online :

  87 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .M.ÇELİKEL LİSESİ’ne VEDA  2019-05-20 0 37 
2 .YIL 1995 MAYIS’IN ONDOKUZU   2019-05-13 0 97 
3 .ÇAYCUMA EĞİTİM KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-05-06 0 63 
4 .ÇAYIRKÖY MAĞRASI ve BALAT DAĞI  2019-04-29 0 65 
5 .ŞAİRİ-ŞİİRİ SÎGAYA ÇEKMEK ..   2019-04-24 0 160 
6 .DEVLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE..  2019-04-22 0 46 
7 .HEYECANLI SEÇİMLER..  2019-04-15 0 66 
8 .DEVREK…DEVREK..  2019-04-09 0 201 
9 .İŞTE MART’ın SONU  2019-03-26 0 127 
10 .TARİH OKUMANIZ GEREKLİ!..  2019-03-19 0 102 
11 .ZONGULDAK BAHARI  2019-03-11 0 142 
12 .ZOKEV KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-03-04 0 131 
13 .GÜLERYÜZ’den: OTUZ GÜN  2019-02-24 0 128 
14 .TÖBDER’de TANZİM SATIŞI!..  2019-02-19 0 132 
15 .NASIL BİR KENT İSTİYORUZ?   2019-02-12 0 133 
16 .PEKİ, ÇARESİZ MİYİZ?  2019-01-29 0 179 
17 .DEVREK EMEK GÜNÜ  2019-01-04 0 191 
18 .BİR ŞAİRLER KENTİ ZONGULDAK  2018-12-03 0 296 
19 .MUSTAFA KEMAL’den KURTULMAK!  2018-11-26 0 198 
20 .ATATÜRK’ÜN MUHAFIZI   2018-11-09 0 328 
21 .POLİTİKA MI?/ ENTRİKA MI?  2018-11-05 0 351 
22 .CUMHURİYET AYDINI  2018-10-29 0 288 
23 .CHP’de GÜÇBİRLİĞİ ÇAĞRISI  2018-10-16 0 279 
24 .DANIŞMA-KAPIŞMA   2018-10-09 0 294 
25 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 438 
26 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 285 
27 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 1100 
28 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 347 
29 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 428 
30 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 464 
31 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 425 
32 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 615 
33 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 474 
34 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 500 
35 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 502 
36 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 413 
37 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 523 
38 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 404 
39 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 514 
40 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 536 
41 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 585 
42 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 554 
43 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 525 
44 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 581 
45 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 607 
46 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 1024 
47 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 714 
48 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 565 
49 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 650 
50 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 533 
51 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 562 
52 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 581 
53 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 573 
54 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 598 
55 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 684 
56 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 661 
57 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 632 
58 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 586 
59 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 594 
60 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 645 
61 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 636 
62 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 614 
63 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 620 
64 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 833 
65 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 623 
66 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 660 
67 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 624 
68 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 667 
69 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 814 
70 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 682 
71 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 643 
72 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 748 
73 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 618 
74 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 674 
75 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 719 
76 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 650 
77 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 711 
78 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 805 
79 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 759 
80 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 704 
81 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 781 
82 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 923 
83 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 725 
84 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 928 
85 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 720 
86 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 841 
87 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 979 
88 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 1014 
89 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 929 
90 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 1022 
91 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1248 
92 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 1165 
93 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1340 
94 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 1057 
95 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 894 
96 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 967 
97 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 951 
98 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 917 
99 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 981 
100 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 1001 
101 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 1083 
102 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 896 
103 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 1016 
104 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 1030 
105 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 1064 
106 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 1133 
107 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 1046 
108 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 1037 
109 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 1193 
110 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 1124 
111 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1599 
112 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1163 
113 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 1167 
114 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 1039 
115 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 1058 
116 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1383 
117 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1270 
118 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1206 
119 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1338 
120 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1435 
121 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1264 
122 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1263 
123 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1190 
124 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1184 
125 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1353 
126 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1343 
127 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1396 
128 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1414 
129 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1307 
130 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1285 
131 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1441 
132 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1366 
133 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1423 
134 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1355 
135 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1397 
136 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1612 
137 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1335 
138 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1478 
139 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1458 
140 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1507 
141 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1462 
142 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1701 
143 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2367 
144 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1536 
145 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1545 
146 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1467 
147 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1432 
148 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1486 
149 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1462 
150 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1526 
151 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1518 
152 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1581 
153 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1487 
154 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1543 
155 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1703 
156 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1751 
157 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1604 
158 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1663 
159 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1666 
160 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2552 
161 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1545 
162 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1574 
163 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1587 
164 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1790 
165 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1510 
166 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1915 
167 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3637 
168 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3411 
169 .Çankaya   2013-04-16 0 2615 
170 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2689 
171 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 3119 
172 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2365