Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

Mektubun Avucumda..


                            Mektuplar kişiye özeldir. Özellikle birbirini seven iki kişi arasındaki mektuplar, daha özel, hatta gizli sayılır. Kişiler arasındaki özel duygu ve düşünceleri birbirlerine yazılı iletme aracı şeklinde de nitelenebilir özel mektuplar. Devlet  adamları ve yöneticilerin, bilim-düşün -sanat adamlarının, şairlerin-yazarların bazı mektupları edebi değer taşıdıkları gibi geçmiş dönemlere de ışık tutucu olabilirler.                              
Orhan Veli’nin, İstanbul 18.XII.946 tarihli Necati Cumalı’ya yazdığı mektubundan bir not örnek verilebilir: “Sen İstanbul’dayken ben Zonguldak’taydım Onun için konuşamadık her halde.” (Türk Dili Dergisi Mektup Özel Sayısı, Sayı: 274 Temmuz 1974). Bu cümleler bize Orhan Veli’nin ünlü“Siyah akar Zonguldak’ın deresi / Yüz karası değil kömür karası/ Böyle kazanılır ekmek parası” dizeleri ile, 1944 yılında şair arkadaşı Oktay Rıfat’ı ziyaret için Zonguldak’a geldiğini anımsatıyor.                             *     *      *                            Arapça kökenli “mektup” sözcüğü, Türkçe’de “yazılı, yazılmış” anlamına geliyor. “Rüştü Onur- Mektubun Avucum”da kitabında, Rüştü Onur’un sevgilisi, nişanlısı ve eşi Mediha’ya yazdığı mektupları keyifle, kendi gençlik yıllarımı düşleyerek, sayfalar dolusu yazdığım mektupları anımsayarak, o duyguları bir kez daha yaşayarak okudum. Ne yalan söyleyeyim bu yaşımda içimde tazecik, incecik, büyülü, hüzünlü sevgi çiçekleri açtı.
                           *    *    *
                          Kitaptaki Rüştü Onur mektupları; Salah Birsel’in 1956’da Yeditepe yayınları arasında çıkan “Rüştü Onur” kitabındaki mektupların dışında; Rüştü Onur’un sevgili eşi Mediha’nın kızkardeşi Sabahat Sessiz tarafından bugüne değin saklanmış, korunmuş özel mektuplardır.1942 yılının  Mart-  Eylül ayları arasında yazılmış, kimileri tarihli, kimileri tarihsizdir.
                          İlk kez gün ışığına çıkan bu mektupların varlığından kimsenin haberi yoktu.  Kitabın önsözünü, Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’ya “Kelebeğin Rüyası” filmi ile yeniden hayat veren, onları yaşamları  ve şiirleriyle bir kez daha edebiyatın ve sanatın gündemine taşıyan, ayrıca Zonguldak çekimleri ile dikkatlerin Zonguldak üzerine yoğunlaşmasına yol açan şair-oyuncu-senarist-yönetmen Yılmaz Erdoğan yazmıştır.
                         Rüştü’nün eşi Mediha Sessiz’in kızkardeşinin uzun yıllardır koruduğu bu mektupların günyüzüne çıkmasında; şair-yazar-gazeteci İbrahim Tığ da büyük çaba göstermiştir. Sabahat Sessiz ile yaptığı röportaj (Bölge Haber Gazetesi,18.02.2013) Rüştü’nün yaşamına da ışık tutması açısından büyük önem taşıyor. Rüştü’nün yaşamını konu edinenler, bu yazıyı mutlaka okumalı, eski yanlışlarını düzeltmeliler. Tığ, mektuplar yoluyla Rüştü Onur’u daha yakından ve özelinden tanıma olanağı bulmamızı sağlamıştır. İbrahim Tığ, “Devrek Bölge Haber” gazetesi sahibi ve yazarı, Rüştü Onur anısına “Şehir” aylık kültür ve edebiyat dergisini çıkarıyor; daha önce üçü şiir, biri hikaye, biri araştırma beş kitap yayımladı..   
                          *      *      *
                         Şunu da unutmamak gerekiyor: Bu mektuplar 1942 yılında 2.Dünya Savaşı yıllarının yokluk, yoksulluk içinde olunduğu, vesikayla ekmek dağıtıldığı, geceleri karartma yapıldığı, maden ocaklarında “mükellefiyet uygulamasının genelleştirildiği”, jandarma baskısının yoğunlaştığı bir dönemde kaleme alınmıştır. Düşünün bir beyaz dosya kağıdı, hatta kimi zaman mürekkepli dolmakalem bulmak bile çok zordur. Hatırlatalım, eskiden özel mektuplar, saygı gereği dolmakalemle veya mürekkepli kalemle(tükenmezle değil) yazılırdı. Özellikle imzaların, hele resmi evraklarda dolmakalemle atılması önemli idi.  
                       Kandilli Kız Lisesi mezunu Mediha Sessiz, sınavla girdiği Sümerbank Dokuma Atölyesinde çalışırken, yine sınavla kazandığı Karabük Demir-Çelik Fabrikası’nda çalışmak üzere, Anafarta vapuruyla ailesi ile birlikte Zonguldak’a gitmektedir. Oradan demiryolu ile Karabük’e geçecektir. Rüştü Onur da -1942 Mart ayında- Heybeliada Sanatoryumu’ndan çıkmış, aynı vapurla İstanbul’dan Zonguldak’a dönmektedir. İkisi bu yolculuk sırasında tanışırlar. Mediha, trenle Karabük’e giderek çalışmaya başlar. Rüştü Onur ile sık sık mektuplaşırlar.Kısa bir süre sonra Mediha, -üç-üçbuçuk ay gibi- nedeni tespit edilemeyen hastalığı sonucu İstanbul’a dönmek zorunda kalır. Mediha’nın tespit edilemiyen hastalığının, çoğu kaynakta gösterildiği gibi “Tifo” değil, apandist patlaması olduğunu,  hemen tespit edilemediği için karın zarı iltihaplanmasına dönüştüğünü (peritonit) de kız kardeşi Sabahat Hanım’dan öğreniyoruz. (Bkz, Bölge Haber Gazetesi,18.02.2013 tarihli Sabahat Sessiz ile İbrahim Tığ röportajı)
                      O yıllarda Karabük-Ankara-İstanbul kara yolu yoktur. Karabük’ten trenle Zonguldak’a geliniyor,  buradan da vapur ile İstanbul’a gidiliyor. Ankara’ya ise her akşam kalkan  trenle direk  gidilebiliyor. Rüştü ile Mediha’nın birbirlerine yazdıkları mektuplar ise, Ankara’dan sabah gelip, akşam dönen posta treni olduğu için iki gün içinde ellerine geçebiliyor.
                         *    *     *
                       Sevgi ve hüzün yüklü mektuplar..
                      Rüştü Onur’un kitapta yer alan mektupları; sevgilisini büyük bir aşkla seven, onunla birlikte olabilmek için her türlü özveriyi göstermeye hazır, sırılsıklam aşık bir gencin, saf duru, yalın, temiz  aşkını anlatan mektuplardır. Kitapta mektupların yanında Rüştü Onur’un kitaplarda yer almayan şiirlerine, Rüştü hakkında yazılan yazılardan bölümlere, belge değerindeki fotoğraflara da yer verilmiş.
                      8.3.1942 Beycuma: “Ben her acıya her ıstıraba alıştım artık. Yirmiiki yıllık ömrüm bütün imkanlara rağmen endişeyle geçti. Hiç kimseye boyun eğmemek için daha çocuk yaşta tatillerimde çalıştım. Beni çıldırasıya seven anama babama bile çok zaman boyun eğmek istemedim.” 
                      28.3.1942: “O kadar mesuttum ki tahmin edemezsin. Medihacığım ikimiz de aynı hisleri duyuyoruz. Sen yazdığına o kadar iyi ettin ki. Bunlar imkansız şeyler değil. Benim için imkansız bir iş, ölümün önüne geçememek..” 
                       25.4.1942: “Ben beni anlayan bir insanla dünyaya karşı koyabilirim. Hayatta yegane arzum, bağlandığım ideal yolunda “karımı” yanımda görmektir. Ne idealimi ne karımı terk etmeme imkan yoktur. Yaşamaktaki sırrı anlayan bir insan için bunun kadar makul bir hareket olamaz.”
                        20.5.1942: “Sen hasta yatağından kalk da postaneye koş, iki saat bekliyorum postanın gelmesini. Nihayet posta gelsin, mektupları bir bir ellerinle ayır ve neticede iki eli boş postaneden dön.Hiçbir şey benim için bu kadar hazin olmadı.”
                        21.5.1942: “Mediha bak şu satırları yazarken küçük kardeşim Balıkesir’deki kardeşimden mektup gelmiş onu getirdi. Tabii çok sevindim.Çünkü dargın olduğumuzu biliyorsun.Gerçi bizim dargınlığımız kardeş dargınlığı.Islak tülbent soğumadan geçer.”  
                        Tarihsiz: “Bu gün hastaneye yattığımın yirmi beşinci günü. Bir kaç güne kadar taburcu oluyorum. Çıktığım vakit sana yazarım. Çok zayıf düştüm Mediha. Bilmem nasıl eski kilomu alacağım.”. “Dolmakalemin yapıldı Göndermek için hastaneden çıkmağı bekliyorum.”
                        Tarihsiz : “Bu mektubumu annemlerin yanından yazıyorum. Hastaneden 14.7.942 Salı günü çıktım. Şu hale nazaran mektubumu çok geciktirmiş oluyorum. Son mektubunda hastaneden çıkacağını yazıyorsun. Şimdi her halde hastaneden çıkmış olacaksın.”
                        Zonguldak 13.8.1942: Nişanımızdan gazetenin bu haftaki sayısında bahsediliyor. Muzaffer (Soysal-gazeteci) sana bir nüsha gönderdiğini söyledi. Bizim nişan Zonguldak’ta bir hadise oldu. Ben bu kadar alaka uyandıracağını hiç tahmin etmezdim.Meğer bizi ne kadar seven varmış. Daire’de, sokakta, matbaada tebrik tebrik üstüne.  
                        Bu satırları 9.9.942 Çarşamba akşamı kütüphanede yazıyorum. Kağıtlarımız Zonguldak Belediyesi’nde askıya çıkmıştır..Burada askıya çıktığını da dün gece dayım söyledi.Ona da büyük dayım söylemiş.Hatta bu ayın on üçünde askıdan inecekmiş.Ayın  on üçünde izin kağıdım cebimde olacak.Ona göre ayağını denk al.”
                        Tarihsiz: “Bak ben artık iyiyim. Ayın yirmi ikisinde işime başlayacağım. Gerçi zayıfım ama çalışmadan duramıyacağım. Allah bize kolaylık versin. Rabbim bizi her türlü fenalıktan korusun Mediham. Benim şeker yavrum, üzülecek ağlıyacak ne var? Her şey geçer ve biz mesut oluruz. Eğer Allah ikimize de ömür verirse bu güzel günleri göreceksin Mediha.”
                      Tarihsiz: Bu mektup Muzaffer Tayyip Uslu’dan geliyor. Adresini de: “Validebağ Maarif Sanatoryumu 6. Koğuş”  olarak vermiş.
                     “Bay Rüştü Onur
                      Halk Kütüphanesi’nde -Zonguldak
                      Bayım,
                     Gönderdiğim mektuba cevap vermek zahmetine niçin katlanmadığını sorabilir miyim? Hoca’ya ve sana başka mektup yazmıştım. Fakat cevap gelmiyor. Eğer sebep ihmalliğinse bir diyeceğim yok. Şayet bu da cevapsız kalırsa yahut cevap geç gelirse benden mektup bekleme!
Selamlar.”


Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 3406
Yazılma Tarihi : 2013-05-06
 
  İstatistik
  Dün : 1425
  Bugün : 2170
  Toplam: 4822683
   Online :

  204 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .YIL 1995 MAYIS’IN ONDOKUZU   2019-05-13 0 52 
2 .ÇAYCUMA EĞİTİM KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-05-06 0 52 
3 .ÇAYIRKÖY MAĞRASI ve BALAT DAĞI  2019-04-29 0 60 
4 .ŞAİRİ-ŞİİRİ SÎGAYA ÇEKMEK ..   2019-04-24 0 150 
5 .DEVLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE..  2019-04-22 0 45 
6 .HEYECANLI SEÇİMLER..  2019-04-15 0 58 
7 .DEVREK…DEVREK..  2019-04-09 0 196 
8 .İŞTE MART’ın SONU  2019-03-26 0 117 
9 .TARİH OKUMANIZ GEREKLİ!..  2019-03-19 0 93 
10 .ZONGULDAK BAHARI  2019-03-11 0 134 
11 .ZOKEV KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-03-04 0 124 
12 .GÜLERYÜZ’den: OTUZ GÜN  2019-02-24 0 118 
13 .TÖBDER’de TANZİM SATIŞI!..  2019-02-19 0 123 
14 .NASIL BİR KENT İSTİYORUZ?   2019-02-12 0 127 
15 .PEKİ, ÇARESİZ MİYİZ?  2019-01-29 0 173 
16 .DEVREK EMEK GÜNÜ  2019-01-04 0 184 
17 .BİR ŞAİRLER KENTİ ZONGULDAK  2018-12-03 0 292 
18 .MUSTAFA KEMAL’den KURTULMAK!  2018-11-26 0 189 
19 .ATATÜRK’ÜN MUHAFIZI   2018-11-09 0 321 
20 .POLİTİKA MI?/ ENTRİKA MI?  2018-11-05 0 342 
21 .CUMHURİYET AYDINI  2018-10-29 0 277 
22 .CHP’de GÜÇBİRLİĞİ ÇAĞRISI  2018-10-16 0 273 
23 .DANIŞMA-KAPIŞMA   2018-10-09 0 288 
24 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 428 
25 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 277 
26 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 1094 
27 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 342 
28 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 417 
29 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 455 
30 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 419 
31 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 607 
32 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 466 
33 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 491 
34 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 493 
35 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 410 
36 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 506 
37 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 395 
38 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 502 
39 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 528 
40 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 576 
41 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 548 
42 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 514 
43 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 573 
44 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 598 
45 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 1015 
46 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 704 
47 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 555 
48 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 641 
49 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 527 
50 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 554 
51 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 570 
52 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 559 
53 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 591 
54 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 676 
55 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 651 
56 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 624 
57 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 581 
58 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 587 
59 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 637 
60 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 630 
61 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 608 
62 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 615 
63 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 824 
64 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 617 
65 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 651 
66 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 618 
67 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 657 
68 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 807 
69 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 675 
70 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 636 
71 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 741 
72 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 615 
73 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 669 
74 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 712 
75 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 642 
76 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 706 
77 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 797 
78 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 752 
79 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 694 
80 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 772 
81 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 916 
82 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 720 
83 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 921 
84 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 714 
85 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 834 
86 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 973 
87 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 1007 
88 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 923 
89 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 1015 
90 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1235 
91 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 1156 
92 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1333 
93 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 1050 
94 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 888 
95 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 959 
96 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 943 
97 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 911 
98 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 974 
99 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 995 
100 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 1076 
101 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 891 
102 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 1011 
103 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 1025 
104 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 1057 
105 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 1123 
106 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 1034 
107 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 1033 
108 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 1187 
109 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 1117 
110 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1592 
111 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1158 
112 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 1160 
113 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 1032 
114 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 1051 
115 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1376 
116 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1260 
117 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1195 
118 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1331 
119 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1427 
120 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1255 
121 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1257 
122 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1186 
123 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1176 
124 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1350 
125 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1339 
126 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1390 
127 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1405 
128 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1303 
129 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1279 
130 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1434 
131 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1357 
132 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1414 
133 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1349 
134 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1389 
135 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1606 
136 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1329 
137 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1474 
138 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1448 
139 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1496 
140 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1458 
141 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1692 
142 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2361 
143 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1532 
144 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1537 
145 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1460 
146 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1427 
147 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1482 
148 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1458 
149 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1519 
150 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1510 
151 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1574 
152 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1481 
153 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1537 
154 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1699 
155 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1745 
156 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1598 
157 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1658 
158 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1662 
159 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2543 
160 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1539 
161 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1569 
162 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1582 
163 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1784 
164 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1505 
165 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1913 
166 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3630 
167 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3406 
168 .Çankaya   2013-04-16 0 2612 
169 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2687 
170 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 3112 
171 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2361