Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

Mektubun Avucumda..


                            Mektuplar kişiye özeldir. Özellikle birbirini seven iki kişi arasındaki mektuplar, daha özel, hatta gizli sayılır. Kişiler arasındaki özel duygu ve düşünceleri birbirlerine yazılı iletme aracı şeklinde de nitelenebilir özel mektuplar. Devlet  adamları ve yöneticilerin, bilim-düşün -sanat adamlarının, şairlerin-yazarların bazı mektupları edebi değer taşıdıkları gibi geçmiş dönemlere de ışık tutucu olabilirler.                              
Orhan Veli’nin, İstanbul 18.XII.946 tarihli Necati Cumalı’ya yazdığı mektubundan bir not örnek verilebilir: “Sen İstanbul’dayken ben Zonguldak’taydım Onun için konuşamadık her halde.” (Türk Dili Dergisi Mektup Özel Sayısı, Sayı: 274 Temmuz 1974). Bu cümleler bize Orhan Veli’nin ünlü“Siyah akar Zonguldak’ın deresi / Yüz karası değil kömür karası/ Böyle kazanılır ekmek parası” dizeleri ile, 1944 yılında şair arkadaşı Oktay Rıfat’ı ziyaret için Zonguldak’a geldiğini anımsatıyor.                             *     *      *                            Arapça kökenli “mektup” sözcüğü, Türkçe’de “yazılı, yazılmış” anlamına geliyor. “Rüştü Onur- Mektubun Avucum”da kitabında, Rüştü Onur’un sevgilisi, nişanlısı ve eşi Mediha’ya yazdığı mektupları keyifle, kendi gençlik yıllarımı düşleyerek, sayfalar dolusu yazdığım mektupları anımsayarak, o duyguları bir kez daha yaşayarak okudum. Ne yalan söyleyeyim bu yaşımda içimde tazecik, incecik, büyülü, hüzünlü sevgi çiçekleri açtı.
                           *    *    *
                          Kitaptaki Rüştü Onur mektupları; Salah Birsel’in 1956’da Yeditepe yayınları arasında çıkan “Rüştü Onur” kitabındaki mektupların dışında; Rüştü Onur’un sevgili eşi Mediha’nın kızkardeşi Sabahat Sessiz tarafından bugüne değin saklanmış, korunmuş özel mektuplardır.1942 yılının  Mart-  Eylül ayları arasında yazılmış, kimileri tarihli, kimileri tarihsizdir.
                          İlk kez gün ışığına çıkan bu mektupların varlığından kimsenin haberi yoktu.  Kitabın önsözünü, Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’ya “Kelebeğin Rüyası” filmi ile yeniden hayat veren, onları yaşamları  ve şiirleriyle bir kez daha edebiyatın ve sanatın gündemine taşıyan, ayrıca Zonguldak çekimleri ile dikkatlerin Zonguldak üzerine yoğunlaşmasına yol açan şair-oyuncu-senarist-yönetmen Yılmaz Erdoğan yazmıştır.
                         Rüştü’nün eşi Mediha Sessiz’in kızkardeşinin uzun yıllardır koruduğu bu mektupların günyüzüne çıkmasında; şair-yazar-gazeteci İbrahim Tığ da büyük çaba göstermiştir. Sabahat Sessiz ile yaptığı röportaj (Bölge Haber Gazetesi,18.02.2013) Rüştü’nün yaşamına da ışık tutması açısından büyük önem taşıyor. Rüştü’nün yaşamını konu edinenler, bu yazıyı mutlaka okumalı, eski yanlışlarını düzeltmeliler. Tığ, mektuplar yoluyla Rüştü Onur’u daha yakından ve özelinden tanıma olanağı bulmamızı sağlamıştır. İbrahim Tığ, “Devrek Bölge Haber” gazetesi sahibi ve yazarı, Rüştü Onur anısına “Şehir” aylık kültür ve edebiyat dergisini çıkarıyor; daha önce üçü şiir, biri hikaye, biri araştırma beş kitap yayımladı..   
                          *      *      *
                         Şunu da unutmamak gerekiyor: Bu mektuplar 1942 yılında 2.Dünya Savaşı yıllarının yokluk, yoksulluk içinde olunduğu, vesikayla ekmek dağıtıldığı, geceleri karartma yapıldığı, maden ocaklarında “mükellefiyet uygulamasının genelleştirildiği”, jandarma baskısının yoğunlaştığı bir dönemde kaleme alınmıştır. Düşünün bir beyaz dosya kağıdı, hatta kimi zaman mürekkepli dolmakalem bulmak bile çok zordur. Hatırlatalım, eskiden özel mektuplar, saygı gereği dolmakalemle veya mürekkepli kalemle(tükenmezle değil) yazılırdı. Özellikle imzaların, hele resmi evraklarda dolmakalemle atılması önemli idi.  
                       Kandilli Kız Lisesi mezunu Mediha Sessiz, sınavla girdiği Sümerbank Dokuma Atölyesinde çalışırken, yine sınavla kazandığı Karabük Demir-Çelik Fabrikası’nda çalışmak üzere, Anafarta vapuruyla ailesi ile birlikte Zonguldak’a gitmektedir. Oradan demiryolu ile Karabük’e geçecektir. Rüştü Onur da -1942 Mart ayında- Heybeliada Sanatoryumu’ndan çıkmış, aynı vapurla İstanbul’dan Zonguldak’a dönmektedir. İkisi bu yolculuk sırasında tanışırlar. Mediha, trenle Karabük’e giderek çalışmaya başlar. Rüştü Onur ile sık sık mektuplaşırlar.Kısa bir süre sonra Mediha, -üç-üçbuçuk ay gibi- nedeni tespit edilemeyen hastalığı sonucu İstanbul’a dönmek zorunda kalır. Mediha’nın tespit edilemiyen hastalığının, çoğu kaynakta gösterildiği gibi “Tifo” değil, apandist patlaması olduğunu,  hemen tespit edilemediği için karın zarı iltihaplanmasına dönüştüğünü (peritonit) de kız kardeşi Sabahat Hanım’dan öğreniyoruz. (Bkz, Bölge Haber Gazetesi,18.02.2013 tarihli Sabahat Sessiz ile İbrahim Tığ röportajı)
                      O yıllarda Karabük-Ankara-İstanbul kara yolu yoktur. Karabük’ten trenle Zonguldak’a geliniyor,  buradan da vapur ile İstanbul’a gidiliyor. Ankara’ya ise her akşam kalkan  trenle direk  gidilebiliyor. Rüştü ile Mediha’nın birbirlerine yazdıkları mektuplar ise, Ankara’dan sabah gelip, akşam dönen posta treni olduğu için iki gün içinde ellerine geçebiliyor.
                         *    *     *
                       Sevgi ve hüzün yüklü mektuplar..
                      Rüştü Onur’un kitapta yer alan mektupları; sevgilisini büyük bir aşkla seven, onunla birlikte olabilmek için her türlü özveriyi göstermeye hazır, sırılsıklam aşık bir gencin, saf duru, yalın, temiz  aşkını anlatan mektuplardır. Kitapta mektupların yanında Rüştü Onur’un kitaplarda yer almayan şiirlerine, Rüştü hakkında yazılan yazılardan bölümlere, belge değerindeki fotoğraflara da yer verilmiş.
                      8.3.1942 Beycuma: “Ben her acıya her ıstıraba alıştım artık. Yirmiiki yıllık ömrüm bütün imkanlara rağmen endişeyle geçti. Hiç kimseye boyun eğmemek için daha çocuk yaşta tatillerimde çalıştım. Beni çıldırasıya seven anama babama bile çok zaman boyun eğmek istemedim.” 
                      28.3.1942: “O kadar mesuttum ki tahmin edemezsin. Medihacığım ikimiz de aynı hisleri duyuyoruz. Sen yazdığına o kadar iyi ettin ki. Bunlar imkansız şeyler değil. Benim için imkansız bir iş, ölümün önüne geçememek..” 
                       25.4.1942: “Ben beni anlayan bir insanla dünyaya karşı koyabilirim. Hayatta yegane arzum, bağlandığım ideal yolunda “karımı” yanımda görmektir. Ne idealimi ne karımı terk etmeme imkan yoktur. Yaşamaktaki sırrı anlayan bir insan için bunun kadar makul bir hareket olamaz.”
                        20.5.1942: “Sen hasta yatağından kalk da postaneye koş, iki saat bekliyorum postanın gelmesini. Nihayet posta gelsin, mektupları bir bir ellerinle ayır ve neticede iki eli boş postaneden dön.Hiçbir şey benim için bu kadar hazin olmadı.”
                        21.5.1942: “Mediha bak şu satırları yazarken küçük kardeşim Balıkesir’deki kardeşimden mektup gelmiş onu getirdi. Tabii çok sevindim.Çünkü dargın olduğumuzu biliyorsun.Gerçi bizim dargınlığımız kardeş dargınlığı.Islak tülbent soğumadan geçer.”  
                        Tarihsiz: “Bu gün hastaneye yattığımın yirmi beşinci günü. Bir kaç güne kadar taburcu oluyorum. Çıktığım vakit sana yazarım. Çok zayıf düştüm Mediha. Bilmem nasıl eski kilomu alacağım.”. “Dolmakalemin yapıldı Göndermek için hastaneden çıkmağı bekliyorum.”
                        Tarihsiz : “Bu mektubumu annemlerin yanından yazıyorum. Hastaneden 14.7.942 Salı günü çıktım. Şu hale nazaran mektubumu çok geciktirmiş oluyorum. Son mektubunda hastaneden çıkacağını yazıyorsun. Şimdi her halde hastaneden çıkmış olacaksın.”
                        Zonguldak 13.8.1942: Nişanımızdan gazetenin bu haftaki sayısında bahsediliyor. Muzaffer (Soysal-gazeteci) sana bir nüsha gönderdiğini söyledi. Bizim nişan Zonguldak’ta bir hadise oldu. Ben bu kadar alaka uyandıracağını hiç tahmin etmezdim.Meğer bizi ne kadar seven varmış. Daire’de, sokakta, matbaada tebrik tebrik üstüne.  
                        Bu satırları 9.9.942 Çarşamba akşamı kütüphanede yazıyorum. Kağıtlarımız Zonguldak Belediyesi’nde askıya çıkmıştır..Burada askıya çıktığını da dün gece dayım söyledi.Ona da büyük dayım söylemiş.Hatta bu ayın on üçünde askıdan inecekmiş.Ayın  on üçünde izin kağıdım cebimde olacak.Ona göre ayağını denk al.”
                        Tarihsiz: “Bak ben artık iyiyim. Ayın yirmi ikisinde işime başlayacağım. Gerçi zayıfım ama çalışmadan duramıyacağım. Allah bize kolaylık versin. Rabbim bizi her türlü fenalıktan korusun Mediham. Benim şeker yavrum, üzülecek ağlıyacak ne var? Her şey geçer ve biz mesut oluruz. Eğer Allah ikimize de ömür verirse bu güzel günleri göreceksin Mediha.”
                      Tarihsiz: Bu mektup Muzaffer Tayyip Uslu’dan geliyor. Adresini de: “Validebağ Maarif Sanatoryumu 6. Koğuş”  olarak vermiş.
                     “Bay Rüştü Onur
                      Halk Kütüphanesi’nde -Zonguldak
                      Bayım,
                     Gönderdiğim mektuba cevap vermek zahmetine niçin katlanmadığını sorabilir miyim? Hoca’ya ve sana başka mektup yazmıştım. Fakat cevap gelmiyor. Eğer sebep ihmalliğinse bir diyeceğim yok. Şayet bu da cevapsız kalırsa yahut cevap geç gelirse benden mektup bekleme!
Selamlar.”


Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 3331
Yazılma Tarihi : 2013-05-06
 
  İstatistik
  Dün : 2104
  Bugün : 1087
  Toplam: 4665280
   Online :

  136 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .İKİ YOLCU BİR HANCI  2019-01-07 0 94 
2 .DEVREK EMEK GÜNÜ  2019-01-04 0 66 
3 .BİR ŞAİRLER KENTİ ZONGULDAK  2018-12-03 0 170 
4 .MUSTAFA KEMAL’den KURTULMAK!  2018-11-26 0 110 
5 .ATATÜRK’ÜN MUHAFIZI   2018-11-09 0 225 
6 .POLİTİKA MI?/ ENTRİKA MI?  2018-11-05 0 260 
7 .CUMHURİYET AYDINI  2018-10-29 0 176 
8 .CHP’de GÜÇBİRLİĞİ ÇAĞRISI  2018-10-16 0 182 
9 .DANIŞMA-KAPIŞMA   2018-10-09 0 202 
10 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 342 
11 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 179 
12 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 998 
13 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 252 
14 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 311 
15 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 355 
16 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 323 
17 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 522 
18 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 367 
19 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 401 
20 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 366 
21 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 329 
22 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 427 
23 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 307 
24 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 430 
25 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 437 
26 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 498 
27 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 465 
28 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 420 
29 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 455 
30 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 508 
31 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 906 
32 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 592 
33 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 484 
34 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 524 
35 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 445 
36 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 456 
37 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 479 
38 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 463 
39 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 499 
40 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 568 
41 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 550 
42 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 538 
43 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 501 
44 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 517 
45 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 537 
46 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 548 
47 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 526 
48 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 536 
49 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 724 
50 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 548 
51 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 560 
52 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 552 
53 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 569 
54 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 717 
55 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 587 
56 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 563 
57 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 660 
58 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 532 
59 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 592 
60 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 625 
61 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 573 
62 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 623 
63 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 711 
64 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 666 
65 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 606 
66 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 695 
67 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 820 
68 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 635 
69 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 844 
70 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 649 
71 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 746 
72 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 872 
73 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 938 
74 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 842 
75 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 940 
76 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1147 
77 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 1055 
78 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1251 
79 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 957 
80 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 819 
81 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 875 
82 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 878 
83 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 836 
84 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 901 
85 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 923 
86 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 990 
87 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 835 
88 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 940 
89 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 956 
90 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 964 
91 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 1031 
92 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 950 
93 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 953 
94 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 1101 
95 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 1046 
96 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1487 
97 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1091 
98 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 1080 
99 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 975 
100 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 968 
101 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1292 
102 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1182 
103 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1114 
104 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1230 
105 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1362 
106 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1168 
107 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1186 
108 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1127 
109 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1086 
110 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1277 
111 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1277 
112 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1312 
113 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1334 
114 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1210 
115 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1213 
116 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1363 
117 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1277 
118 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1334 
119 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1284 
120 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1304 
121 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1541 
122 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1270 
123 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1391 
124 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1372 
125 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1427 
126 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1400 
127 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1588 
128 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2268 
129 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1453 
130 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1476 
131 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1387 
132 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1363 
133 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1415 
134 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1397 
135 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1455 
136 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1447 
137 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1487 
138 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1422 
139 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1487 
140 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1639 
141 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1686 
142 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1532 
143 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1602 
144 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1600 
145 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2456 
146 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1476 
147 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1511 
148 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1530 
149 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1715 
150 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1449 
151 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1858 
152 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3545 
153 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3331 
154 .Çankaya   2013-04-16 0 2535 
155 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2619 
156 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 3031 
157 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2298