Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

Mektubun Avucumda..


                            Mektuplar kişiye özeldir. Özellikle birbirini seven iki kişi arasındaki mektuplar, daha özel, hatta gizli sayılır. Kişiler arasındaki özel duygu ve düşünceleri birbirlerine yazılı iletme aracı şeklinde de nitelenebilir özel mektuplar. Devlet  adamları ve yöneticilerin, bilim-düşün -sanat adamlarının, şairlerin-yazarların bazı mektupları edebi değer taşıdıkları gibi geçmiş dönemlere de ışık tutucu olabilirler.                              
Orhan Veli’nin, İstanbul 18.XII.946 tarihli Necati Cumalı’ya yazdığı mektubundan bir not örnek verilebilir: “Sen İstanbul’dayken ben Zonguldak’taydım Onun için konuşamadık her halde.” (Türk Dili Dergisi Mektup Özel Sayısı, Sayı: 274 Temmuz 1974). Bu cümleler bize Orhan Veli’nin ünlü“Siyah akar Zonguldak’ın deresi / Yüz karası değil kömür karası/ Böyle kazanılır ekmek parası” dizeleri ile, 1944 yılında şair arkadaşı Oktay Rıfat’ı ziyaret için Zonguldak’a geldiğini anımsatıyor.                             *     *      *                            Arapça kökenli “mektup” sözcüğü, Türkçe’de “yazılı, yazılmış” anlamına geliyor. “Rüştü Onur- Mektubun Avucum”da kitabında, Rüştü Onur’un sevgilisi, nişanlısı ve eşi Mediha’ya yazdığı mektupları keyifle, kendi gençlik yıllarımı düşleyerek, sayfalar dolusu yazdığım mektupları anımsayarak, o duyguları bir kez daha yaşayarak okudum. Ne yalan söyleyeyim bu yaşımda içimde tazecik, incecik, büyülü, hüzünlü sevgi çiçekleri açtı.
                           *    *    *
                          Kitaptaki Rüştü Onur mektupları; Salah Birsel’in 1956’da Yeditepe yayınları arasında çıkan “Rüştü Onur” kitabındaki mektupların dışında; Rüştü Onur’un sevgili eşi Mediha’nın kızkardeşi Sabahat Sessiz tarafından bugüne değin saklanmış, korunmuş özel mektuplardır.1942 yılının  Mart-  Eylül ayları arasında yazılmış, kimileri tarihli, kimileri tarihsizdir.
                          İlk kez gün ışığına çıkan bu mektupların varlığından kimsenin haberi yoktu.  Kitabın önsözünü, Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’ya “Kelebeğin Rüyası” filmi ile yeniden hayat veren, onları yaşamları  ve şiirleriyle bir kez daha edebiyatın ve sanatın gündemine taşıyan, ayrıca Zonguldak çekimleri ile dikkatlerin Zonguldak üzerine yoğunlaşmasına yol açan şair-oyuncu-senarist-yönetmen Yılmaz Erdoğan yazmıştır.
                         Rüştü’nün eşi Mediha Sessiz’in kızkardeşinin uzun yıllardır koruduğu bu mektupların günyüzüne çıkmasında; şair-yazar-gazeteci İbrahim Tığ da büyük çaba göstermiştir. Sabahat Sessiz ile yaptığı röportaj (Bölge Haber Gazetesi,18.02.2013) Rüştü’nün yaşamına da ışık tutması açısından büyük önem taşıyor. Rüştü’nün yaşamını konu edinenler, bu yazıyı mutlaka okumalı, eski yanlışlarını düzeltmeliler. Tığ, mektuplar yoluyla Rüştü Onur’u daha yakından ve özelinden tanıma olanağı bulmamızı sağlamıştır. İbrahim Tığ, “Devrek Bölge Haber” gazetesi sahibi ve yazarı, Rüştü Onur anısına “Şehir” aylık kültür ve edebiyat dergisini çıkarıyor; daha önce üçü şiir, biri hikaye, biri araştırma beş kitap yayımladı..   
                          *      *      *
                         Şunu da unutmamak gerekiyor: Bu mektuplar 1942 yılında 2.Dünya Savaşı yıllarının yokluk, yoksulluk içinde olunduğu, vesikayla ekmek dağıtıldığı, geceleri karartma yapıldığı, maden ocaklarında “mükellefiyet uygulamasının genelleştirildiği”, jandarma baskısının yoğunlaştığı bir dönemde kaleme alınmıştır. Düşünün bir beyaz dosya kağıdı, hatta kimi zaman mürekkepli dolmakalem bulmak bile çok zordur. Hatırlatalım, eskiden özel mektuplar, saygı gereği dolmakalemle veya mürekkepli kalemle(tükenmezle değil) yazılırdı. Özellikle imzaların, hele resmi evraklarda dolmakalemle atılması önemli idi.  
                       Kandilli Kız Lisesi mezunu Mediha Sessiz, sınavla girdiği Sümerbank Dokuma Atölyesinde çalışırken, yine sınavla kazandığı Karabük Demir-Çelik Fabrikası’nda çalışmak üzere, Anafarta vapuruyla ailesi ile birlikte Zonguldak’a gitmektedir. Oradan demiryolu ile Karabük’e geçecektir. Rüştü Onur da -1942 Mart ayında- Heybeliada Sanatoryumu’ndan çıkmış, aynı vapurla İstanbul’dan Zonguldak’a dönmektedir. İkisi bu yolculuk sırasında tanışırlar. Mediha, trenle Karabük’e giderek çalışmaya başlar. Rüştü Onur ile sık sık mektuplaşırlar.Kısa bir süre sonra Mediha, -üç-üçbuçuk ay gibi- nedeni tespit edilemeyen hastalığı sonucu İstanbul’a dönmek zorunda kalır. Mediha’nın tespit edilemiyen hastalığının, çoğu kaynakta gösterildiği gibi “Tifo” değil, apandist patlaması olduğunu,  hemen tespit edilemediği için karın zarı iltihaplanmasına dönüştüğünü (peritonit) de kız kardeşi Sabahat Hanım’dan öğreniyoruz. (Bkz, Bölge Haber Gazetesi,18.02.2013 tarihli Sabahat Sessiz ile İbrahim Tığ röportajı)
                      O yıllarda Karabük-Ankara-İstanbul kara yolu yoktur. Karabük’ten trenle Zonguldak’a geliniyor,  buradan da vapur ile İstanbul’a gidiliyor. Ankara’ya ise her akşam kalkan  trenle direk  gidilebiliyor. Rüştü ile Mediha’nın birbirlerine yazdıkları mektuplar ise, Ankara’dan sabah gelip, akşam dönen posta treni olduğu için iki gün içinde ellerine geçebiliyor.
                         *    *     *
                       Sevgi ve hüzün yüklü mektuplar..
                      Rüştü Onur’un kitapta yer alan mektupları; sevgilisini büyük bir aşkla seven, onunla birlikte olabilmek için her türlü özveriyi göstermeye hazır, sırılsıklam aşık bir gencin, saf duru, yalın, temiz  aşkını anlatan mektuplardır. Kitapta mektupların yanında Rüştü Onur’un kitaplarda yer almayan şiirlerine, Rüştü hakkında yazılan yazılardan bölümlere, belge değerindeki fotoğraflara da yer verilmiş.
                      8.3.1942 Beycuma: “Ben her acıya her ıstıraba alıştım artık. Yirmiiki yıllık ömrüm bütün imkanlara rağmen endişeyle geçti. Hiç kimseye boyun eğmemek için daha çocuk yaşta tatillerimde çalıştım. Beni çıldırasıya seven anama babama bile çok zaman boyun eğmek istemedim.” 
                      28.3.1942: “O kadar mesuttum ki tahmin edemezsin. Medihacığım ikimiz de aynı hisleri duyuyoruz. Sen yazdığına o kadar iyi ettin ki. Bunlar imkansız şeyler değil. Benim için imkansız bir iş, ölümün önüne geçememek..” 
                       25.4.1942: “Ben beni anlayan bir insanla dünyaya karşı koyabilirim. Hayatta yegane arzum, bağlandığım ideal yolunda “karımı” yanımda görmektir. Ne idealimi ne karımı terk etmeme imkan yoktur. Yaşamaktaki sırrı anlayan bir insan için bunun kadar makul bir hareket olamaz.”
                        20.5.1942: “Sen hasta yatağından kalk da postaneye koş, iki saat bekliyorum postanın gelmesini. Nihayet posta gelsin, mektupları bir bir ellerinle ayır ve neticede iki eli boş postaneden dön.Hiçbir şey benim için bu kadar hazin olmadı.”
                        21.5.1942: “Mediha bak şu satırları yazarken küçük kardeşim Balıkesir’deki kardeşimden mektup gelmiş onu getirdi. Tabii çok sevindim.Çünkü dargın olduğumuzu biliyorsun.Gerçi bizim dargınlığımız kardeş dargınlığı.Islak tülbent soğumadan geçer.”  
                        Tarihsiz: “Bu gün hastaneye yattığımın yirmi beşinci günü. Bir kaç güne kadar taburcu oluyorum. Çıktığım vakit sana yazarım. Çok zayıf düştüm Mediha. Bilmem nasıl eski kilomu alacağım.”. “Dolmakalemin yapıldı Göndermek için hastaneden çıkmağı bekliyorum.”
                        Tarihsiz : “Bu mektubumu annemlerin yanından yazıyorum. Hastaneden 14.7.942 Salı günü çıktım. Şu hale nazaran mektubumu çok geciktirmiş oluyorum. Son mektubunda hastaneden çıkacağını yazıyorsun. Şimdi her halde hastaneden çıkmış olacaksın.”
                        Zonguldak 13.8.1942: Nişanımızdan gazetenin bu haftaki sayısında bahsediliyor. Muzaffer (Soysal-gazeteci) sana bir nüsha gönderdiğini söyledi. Bizim nişan Zonguldak’ta bir hadise oldu. Ben bu kadar alaka uyandıracağını hiç tahmin etmezdim.Meğer bizi ne kadar seven varmış. Daire’de, sokakta, matbaada tebrik tebrik üstüne.  
                        Bu satırları 9.9.942 Çarşamba akşamı kütüphanede yazıyorum. Kağıtlarımız Zonguldak Belediyesi’nde askıya çıkmıştır..Burada askıya çıktığını da dün gece dayım söyledi.Ona da büyük dayım söylemiş.Hatta bu ayın on üçünde askıdan inecekmiş.Ayın  on üçünde izin kağıdım cebimde olacak.Ona göre ayağını denk al.”
                        Tarihsiz: “Bak ben artık iyiyim. Ayın yirmi ikisinde işime başlayacağım. Gerçi zayıfım ama çalışmadan duramıyacağım. Allah bize kolaylık versin. Rabbim bizi her türlü fenalıktan korusun Mediham. Benim şeker yavrum, üzülecek ağlıyacak ne var? Her şey geçer ve biz mesut oluruz. Eğer Allah ikimize de ömür verirse bu güzel günleri göreceksin Mediha.”
                      Tarihsiz: Bu mektup Muzaffer Tayyip Uslu’dan geliyor. Adresini de: “Validebağ Maarif Sanatoryumu 6. Koğuş”  olarak vermiş.
                     “Bay Rüştü Onur
                      Halk Kütüphanesi’nde -Zonguldak
                      Bayım,
                     Gönderdiğim mektuba cevap vermek zahmetine niçin katlanmadığını sorabilir miyim? Hoca’ya ve sana başka mektup yazmıştım. Fakat cevap gelmiyor. Eğer sebep ihmalliğinse bir diyeceğim yok. Şayet bu da cevapsız kalırsa yahut cevap geç gelirse benden mektup bekleme!
Selamlar.”


Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 3362
Yazılma Tarihi : 2013-05-06
 
  İstatistik
  Dün : 1525
  Bugün : 453
  Toplam: 4742249
   Online :

  94 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .TARİH OKUMANIZ GEREKLİ!..  2019-03-19 0
2 .ZONGULDAK BAHARI  2019-03-11 0 79 
3 .ZOKEV KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-03-04 0 60 
4 .GÜLERYÜZ’den: OTUZ GÜN  2019-02-24 0 72 
5 .TÖBDER’de TANZİM SATIŞI!..  2019-02-19 0 63 
6 .NASIL BİR KENT İSTİYORUZ?   2019-02-12 0 76 
7 .PEKİ, ÇARESİZ MİYİZ?  2019-01-29 0 114 
8 .DEVREK EMEK GÜNÜ  2019-01-04 0 127 
9 .BİR ŞAİRLER KENTİ ZONGULDAK  2018-12-03 0 227 
10 .MUSTAFA KEMAL’den KURTULMAK!  2018-11-26 0 141 
11 .ATATÜRK’ÜN MUHAFIZI   2018-11-09 0 271 
12 .POLİTİKA MI?/ ENTRİKA MI?  2018-11-05 0 296 
13 .CUMHURİYET AYDINI  2018-10-29 0 234 
14 .CHP’de GÜÇBİRLİĞİ ÇAĞRISI  2018-10-16 0 221 
15 .DANIŞMA-KAPIŞMA   2018-10-09 0 231 
16 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 378 
17 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 215 
18 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 1040 
19 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 290 
20 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 357 
21 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 395 
22 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 371 
23 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 555 
24 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 407 
25 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 439 
26 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 420 
27 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 355 
28 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 464 
29 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 347 
30 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 466 
31 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 478 
32 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 533 
33 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 496 
34 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 459 
35 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 505 
36 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 549 
37 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 957 
38 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 640 
39 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 519 
40 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 584 
41 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 480 
42 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 504 
43 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 527 
44 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 512 
45 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 540 
46 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 614 
47 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 593 
48 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 580 
49 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 535 
50 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 550 
51 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 580 
52 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 588 
53 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 565 
54 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 574 
55 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 772 
56 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 586 
57 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 605 
58 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 582 
59 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 607 
60 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 758 
61 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 626 
62 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 599 
63 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 692 
64 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 577 
65 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 628 
66 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 664 
67 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 609 
68 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 657 
69 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 749 
70 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 713 
71 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 649 
72 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 726 
73 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 865 
74 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 678 
75 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 881 
76 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 679 
77 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 785 
78 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 913 
79 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 969 
80 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 874 
81 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 973 
82 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1185 
83 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 1102 
84 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1289 
85 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 1006 
86 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 848 
87 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 915 
88 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 911 
89 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 876 
90 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 931 
91 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 955 
92 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 1037 
93 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 866 
94 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 974 
95 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 989 
96 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 1005 
97 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 1077 
98 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 991 
99 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 988 
100 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 1144 
101 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 1081 
102 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1535 
103 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1122 
104 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 1116 
105 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 994 
106 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 1005 
107 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1327 
108 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1217 
109 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1152 
110 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1286 
111 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1390 
112 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1213 
113 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1218 
114 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1154 
115 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1115 
116 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1310 
117 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1307 
118 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1349 
119 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1362 
120 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1252 
121 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1241 
122 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1393 
123 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1307 
124 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1370 
125 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1316 
126 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1344 
127 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1566 
128 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1303 
129 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1432 
130 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1406 
131 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1460 
132 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1423 
133 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1648 
134 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2306 
135 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1481 
136 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1504 
137 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1430 
138 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1387 
139 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1445 
140 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1428 
141 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1488 
142 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1479 
143 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1525 
144 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1447 
145 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1512 
146 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1665 
147 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1713 
148 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1565 
149 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1630 
150 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1634 
151 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2498 
152 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1505 
153 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1539 
154 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1555 
155 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1747 
156 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1474 
157 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1889 
158 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3582 
159 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3362 
160 .Çankaya   2013-04-16 0 2577 
161 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2650 
162 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 3066 
163 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2327