Nurettin Saraçlı 
nurettinsaracli@hotmail.com 

Argonun Önlenemez Yükselişi

Günlük konuşmalarımızda ne kadar çok “küfür” ediyoruz. İlk cümlemizin ardından düşüncemizi vurgulamak için araya bir sövgü sözcüğü sıkıştırıyoruz. Her şeye, olura olmaza sövüyoruz. Bu durum hemcinslerimizle ya da küçük arkadaş gruplarımızla birlikte iken daha yoğun. Samimi küçük arkadaş gruplarımızı, söverek rahatlama alanı olarak mı düşünüyoruz nedir? Biz, sövme dışında rahatlama yöntemi bilmiyoruz galiba! Çünkü hepimizin bildiği üzere birebir ya da küçük arkadaş gruplarında en alasına ‘sövme özgürlüğü’müzü kullanıyoruz.

 Bazen, bu kadar sövgü sözcüğünü kullandığımızın farkında değil miyiz acaba diye düşündüğüm oluyor. Ya da bu sövme işinden keyif mi alıyoruz? Duygularımızı, düşüncelerimizi ancak söverek mi ifade edebiliyoruz? Biz hep böyle söver miydik? Sövmek  bize atalarımızdan miras mı kaldı? Ya da biz atalarımızdan daha iyi mi sövüyoruz? Kimler daha çok söver? Okumuşlar mı; cahiller mi? Muhafazakarlar mı; devrimciler mi? Köylüler mi; kentliler mi? Yöneticiler mi; yöneticilerin maiyetindekiler mi falan filan. Alın size kafa karıştırıcı bir sürü soru!

Bir de bu işe çocukları bulaştırmasak! Biz çocukları severken söver hale geldik; sevgi sözcüklerinin yerini küfür olarak niteleyebileceğimiz sözcükler aldı. Örneğin; zeki, uyanık, becerikli çocuklara sevgimizi gösterirken “fırlama, üçkağıtçı, sahtekar hatta şerefsiz” gibi sözcükler ağzımızda dökülebiliyor ve normal bir konuşmaymış gibi algılanıyor. Bu sözcükleri kendi çocuklarımıza kullanmasak bile komşumuzun, bir yakınımızın, bir dostumuzun çocuğuna rahatlıkla kullanmaktayız.

Konuyu biraz daha somutlaştırayım. Mesleğim gereği çocuklarla(öğrencilerle) iç içeyim. Okul koridorunda, teneffüslerde, okul önlerinde, okul yolunda isteyerek ya da istemeyerek çocukların konuşmalarına tanık oluyorum. Çocuklarımız birbirlerine sohbet aralarında “ geri zekalı, aptal, özürlü, manyak” gibi sözcükleri o kadar sık kullanıyorlar ki. Bu sözcüklerin kullanımı günlük konuşmalarda ‘olmazsa olmaz’ haline gelmiş. Bir gün okulun bahçesinde nöbetçi öğretmenlik görevimi yapıyordum. Altıncı sınıfta okuyan bir grup kız öğrencimiz de bahçede teneffüsteler. Bahçede gezinip duruyorlar. Benim varlığımla da pek ilgileri yok. Biri öbürüne, “geri zekalı seni” diyor ve sohbete devam ediyorlar. Ben çocuklara seslendim ve kendine geri zekalı denen kıza: “Kızım,  arkadaşın sana geri zekalı diyor; sen alınıp küsmüyor musun?” diye sordum. Hemen sözü söyleyen öğrenci “Hocam, ben onu sevdiğimden diyorum, o benim arkadaşım” demez mi! Geri zekalı diye hitap edilen öğrenci de “Evet hocam, biz birbirimizi geri zekalı, özürlü diye seviyoruz, birbirimize sevdiğimizden söylüyoruz.” dedi ve yanımdan sohbetlerine devam ederek samimice uzaklaştılar. Evet, bu sözcükler adeta iltifat sözcüğüne dönüşmüş! Bu durum karşısında bana da şaşkınlıkla birlikte nöbet görevimi sürdürmek kaldı. Bu tarz konuşmalara, her biriniz sanırım tanıklık etmiştir.

Çocuklarımız, olumsuz, argo ifade kullanımında büyüklerini aşmış durumdalar. Bilmem yetişkinler bunun farkında mı?  Argo kullanımı konusunda sokağın, televizyonun, bilgisayarın yanında bizim payımız yüzde kaç? Sen komşunun, arkadaşının çocuğunu severken “fırlama, üçkağıtçı, sahtekar hatta şerefsiz” gibi sözcükleri kullanıyorsan bir başkası da senin çocuğuna aynı sözcükleri kullanıyor demektir.

Uzmanlar da diyor ki; “Çocuklar özellikle büyüklerince söylenen argo sözcüklerin, sövgülerin kendisine uygun olduğu için söylendiğini düşünerek, buna uygun davranışlar geliştirmeye başlarlar.”

Başkasının çocuğu da olsa çocukları severken bu ve benzeri sözcükleri kullanıyorsak kızdığımızda neler söylüyoruz kim bilir! Hep birlikte geçmiş olsun!

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 2854
Yazılma Tarihi : 2010-12-07
 
  İstatistik
  Dün : 1886
  Bugün : 1567
  Toplam: 4567913
   Online :

  104 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

SELÇUK TUZCUOĞLU 2011-09-28:

Yazılarının devamını bekliyoruz.Çok akıcı ve okuduktan sonra gerçekten bir tebessüm bırakıyor yüzlerimizde.


Yasin 2011-03-06:

öĞRETMENİM YAZINIZ ÇOK GÜZEL OLMUŞ


ogrencısı 2010-12-16:

bencede ogretnem sıze/100 katılıorum


Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .Herkime Yemekleri ya da Herkime Mutfağında Neler Var?.  2016-03-12 0 6564 
2 .Saman Yokmuş mu Gıymatlım   2012-09-11 3 4449 
3 .SÜTTOZUNDAN “KOLA”YA  2012-03-01 1 2819 
4 .Argonun Önlenemez Yükselişi  2010-12-07 3 2854 
5 .Çorap Ören Erkekler  2010-03-12 2 3750 
6 .Ekim ayı ekin ayı   2009-10-30 4 2061 
7 .Kara tren gelmez m’ola?  2009-09-13 0 2908 
8 .Öküzüm Ölmeseydi de (Anı-Öykü)  2009-02-21 0 2766 
9 .Mola Vermek  2009-01-01 1 2413 
10 . ‘Gara’ Kamil ve Düşündürdükleri  2008-12-19 3 3173 
11 .Ağ gadunum! (3)  2008-11-30 1 2529 
12 . Ağ gadunum! (2)  2008-11-14 2 2710 
13 .Atatürk’ten Bir Anı  2008-11-09 1 2478 
14 . Ağ gadunum! (1)  2008-11-04 3 2737 
15 .Hey gidi Herkime hey!..  2008-10-28 23 7510 
16 .Yazmak Üstüne  2008-10-21 3 2661 
17 .PANDORANIN KUTUSU  2008-10-09 4 2596