Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

ÇOCUKLUĞUM NERDESİN?

Binlerce odacığın kapısı, penceresi açılır, çocuk sesleriyle dolar beynimin sokakları. Annemin boğuk sesini duyarım, ben sokağa fırlarken yine tembihler eden. Yollar, sokaklar biz çocuklarındı. Evimizin önünden kağnı arabalarının geçtiği dar bir yol vardı, bir de kaldırım bozması. Taksi yok, kamyon yok, motosiklet yok. Koş aşağı, fırla yukarı. Biz çocuklar hemen toplaşır, Çaycuma’nın Dereboyu sokağında Temizlık deresine atlar, çapul çupul koşar, bir güzel ıslanırdık. Mendillerimizi ağ olarak kullanır küçücük balıkları tutar, en yakın su kuyusuna atardık. Derenin suyunu tutmak için büvek/büvet yapardık. Yola çıkar, çalıdan atlarımıza atlar, kişniyerek koşardık atlar gibi. Birbirimizle de yarışırdık kıyasıya.
Bir keresinde iki-üç büyük abi biz çocukları Temizlik deresinde topladı. Hep birlikte başlarımıza güneş çarpmasın diye gazeteden birer başlık yaptık. Sonra uygun adımlarla çap çup suyun içinden aşağı doğru yürümeğe başladık. Şimdiki Mimar Sinan okulundan sonra Filyos ırmağının köprü tarafına döndük. Oraya gelince bize, “ırmağın kenarlarında yüzmeğe çalışın” dediler ve “dikkatli  olun!” diye de uyardılar. Biz de ırmağa girdik, kenar, sığ yerlerde oynamağa başladık. Bir saate yakın burada kaldıktan sonra aynı yoldan evlerimize döndük. Annem, “Nerdeydin” diye sorunca, yanıt bulmağa çalışırken elimi tuttu, tırnağıyla kolumu çizdi. “Oğlum sen ırmağa mı gittin?”. Ondan sonrası yer misin, yemez misin? Bin kerre tövbe etsem de kurtulmanın imkanı yoktu. O yıllarda ırmakta çok boğulmalar oluyordu. Ailelerin önemli korkularından biriydi çocuklarının ırmağa gitmesi.
OYUNLAR ve OYUN ALANLARI
Mahallemizde en gözde oyun oynama mekânımız,  Yükseller’in (Çömez) evlerinin avlusu idi. Akşamüstleri kızlar da gelince “adımlama” yaparak takımlar kurulur, rakiplerimizi geçmek için kan-ter içinde kalırdık. Hele “Yakan Top” (Tombala) oyununda bağırışlarımız öte sokaklardan bile duyulurdu. Kıvraklık, hızlılık, elini kolunu doğru kullanma isteyen bir oyundu. Önce kiremit parçalarından 9 tanesini üstüste koy, sonra 9 adım uzaktan lastik topla taşları vurarak yık. Sonra topla vurulmadan/yanmadan 9 taşı üstüste koymağa çalış.
Mendil Kapmaca” dikkat, oyunbazlık, kandırmaca, sürat isteyen, çok rağbet  ettiğimiz takım oyunlarından biriydi. Hızlı koşma isteyen Sulandı, Saklanbaç, İp Atlama(tekli-eşli), Körebe, Birdirbir, Uzuneşek, Misket(Bilye-Koç), Topaç çevirme, Güvercintakla, Çelik-Çomak (geniş alanlarda), Al Satarım-Bal Satarım, Çizgi Oyunu(daha çok kızlar için) bizim sokakta oynadığımız oyunlardı. 9 taş, 5 taş da az kişiyle oynadığımız oyunlarımızdı.
Biz erkek çocukların en çok oynadığı top oyunu idi. “Futbol” sözü lugatimize henüz girmediği için “Top Oyunu” diyorduk. Bir bayram günü, el öpmelerden topladığım paralarla 2 liraya bir lastik top almıştım. Bizim evin arka tarafındaki alanda hafiften oynuyorduk. Topumuz eskimesin (ayakkabı değil)diye hafif teperken bir ara top ileriye doğru yuvarlandı. Aşağıdan gelen Yılmaz Abi, topa öyle bir çaktı ki, havalanan top gidip Karapürçekler’in bahçe darabasındaki direğin ucuna çarpıp ikiye ayrılmaz mı? Ben başladım ağlamağa. Annemin sesini duyan Yılmaz Abi, öyle bir kaçmıştı ki tutabilene aşk olsun.
Top oynamak için iki-üç alan daha vardı. Biri “Mektep Bostanı” idi. Şimdiki Erdal ve Fuat Kalaycılar’ın binalarının olduğu yer. Eskiden orada bir iptidai mektep varmış, yanmış veya yıkılmış, kalan geniş alan bu adla anılmış. Orada biz top ve başka oyunlar da oynardık. Ayrıca Çaycuma’ya gelen “tel cambazları” orada düzeneklerini kurar, gösteri yaparlardı. Bilet kesme  olmadığı için kadınlar önlüklerini kıvırarak, erkekler şapka veya tava-tencere içinde para toplarlardı.
İkinci Top oynama alanı “Hal Binası”ydı. “Kapalı Pazar Yeri”olarak yapılmıştı. Üstünde kat yoktu. Şimdi koca bir iş hanı. Cuma günleri, köylüler orada alış-veriş yapardı. Diğer günler boştu. Biz de o günlerde beton zemin üstünde, küçük lastik toplarımızla, bazan iri patates veya sıkıca dertop edilmiş kağıt toplarla kıyasıya maçlar yapardık.
Üçüncü alan ise Nafizler’in evlerinin yan tarafındaki  iki büyük ve düz bahçeydi. Orada daha çok büyükler iddialı maçlar yapardı. Burası ekilip biçilince bizler yine diğer alanlarda oynardık topumuzu..
 KIŞ KEYFİ BAŞKA OLUYOR
Eskiden kış mevsiminde kar yağıp tutunca biz çocukların keyfine doyum olmazdı. Yeşillikler içindeki Çaycuma beyaz bir örtü ile kaplanmış gibi olurdu. Ayrı bir güzelliği vardı. Karın lapa lapa yağışını seyretmek veya bu havada sokaklarda gezmek büyük bir keyif verirdi. Karlı yollarda hoplar zıplarkartopu oynardık. Bazan öyle yağardı ki yolda yürümek mümkün olmazdı. Akşamları kömür sobası gürül gürül yanar,  odamız 5 numaralı gazyağı lambasıyla aydınlanırdı. Sobanın üstünde çay ya da ıhlamur kaynar, bir de mısır patlağı yapılınca keyfimizden bayılırdık.
50’li yılların hemen başları olsa gerekti. İlkokulun ilk sınıflarındaydık sanırım. Okul yolunda bir tek yer tehlikeliydi. “Mektep Yokuşu” denilen yerde kayabilir, düşebilirdik. Onun için her sabah evden çıkarken uyarılırdık, “Dikkatli yürüyün!” diye. Gerçi okul çıkışında aynı yerden çantalarımızın üstünde kayarak inmek en heyecanlı oyunumuzdu. Burası şimdiki çarşıdan eski hastaneye çıkıştaki ilk yokuştu. Karlı aylarda küçük büyük çok kişi bu yokuşta kazaya uğrardı çoğu kez.  Orayı çıkınca yol düz gibiydi.
Karlı mevsim, avcılık damarlarımızı da kabartırdı. Hemen kuş lastiklerimizi kuşanır (biz tasma derdik), mahalleden başlar, Aktaş ve Topbaşı tepelerinin eteklerini dolaşırdık. Ayrıca “kuş tuzakları” da kurardık. Evimizin arka tarafındaki küçük düzlüğe bir sini(tepsi) veya tahta sofrayı koyar, altına aç kuşların ilgisini çekmek için buğday ve saman serpiştirir, sofrayı kısa bir sopa ile pencere tarafına denk gelecek şekilde dayanak olarak altına koyar, sopa ortasına bağladığımız ipi, gözetleme yerimiz olan pencereye kadar uzatırdık. Yem arayan kuş, sofranın altına girince, ipli sopayı aniden çeker, kuşun sofra altında kalmasını sağlardık. Bazan birkaç kuş birden yakaladığımız da olurdu. Sonra av düzeneğini yeniden kurardık. Bir de “sertme” (zertme) kurardık. Bu kahverengimsi “curuk bakalı” ya da “corcanak bakalı” dediğimiz kuşlar için kurduğumuz bir tuzaktı. Bir de “cızak” dediğimiz 30-40 santimlik kalınca bir sopaya atkuyruğu kılları, sık aralıklarla yuvarlak veya oval biçimde raptedilirdi.  Cızağı daha çok sarmaşıklı olan ağaçlara yerleştirirdik. Karabakal kuşları bu sopaya bastığında mutlaka ayağı bu kıllara takılır, kaçamazdı.
BOBİ ve SİNCAP AVI
Bir cebimizde kuş lastiği diğerinde yoldan topladığımız küçük ama yuvarlak çakıl taşları. Eski Zonguldak yolu çakıl/kayrak döşeli idi o zamanlar. “şose”(Susa) denirdi böyle yollara. Daha çok oradan toplardık taşları. O taşlar, kuşları tasma ile vuracak mermilerimizdi bizim. Sadece kuşları mı? Sincapları da vurabiliyorduk bazen. Hele Bobi havladı mı bir ağacın altında, yemekte de olsa fırlardık yerimizden. Bobi Fikret’in (Baruönü) köpeği idi. Fikret  büyük olduğu için bizimle gelmezdi. Ama Bobi bizden ayrılmazdı. Fino cinsi küçük bir köpekti ama bizimle ava çıkardı çoklukla. Belki de oyun sanıyordu yaptıklarımızı. 
Sincap avları genellikle Topbaşı Tepesi’nin (şimdi Hastane) alt kısımlarındaki ağaçlık alanlarda olurdu. Eski Zonguldak yolu boyunca bazan yukarı doğru, bazen yolun üstünde meşeler, karaağaçlar boldu. Yine aynı bölgelerde iğde, keçiboynuzu, kızılcık (Kiren), döngel, pürüklerde böğürtlenler, yaban meyveleri olurdu. Karnımızın acıktığı zamanlarda ağaçların meyvelerini afiyetle yerdik. Bahar aylarında karaağaçların “bambal” dediğimiz çiçekleri de yemek listemize dahildi. Doymadık mı bahçelere süzülür, domates-salatalık avına başlardık!..
Bobi bir ağacın altında havlıyorsa, mutlaka o ağaçta bir sincap vardı. Bizim evde ya da sokakta olmamız fark etmezdi. Bobi’nin sesini  duyunca beş dakikada toplanırdık ağacın altında. Herkes kendine göre bir yer seçer, oradan başlardı tasmalarla taş atışı. Çömez Yüksel en iyi nişancımızdı. Bazen bizden büyükler de katılırdı aramıza. Sincaplar öyle bir taş yeme ile düşmezdi aşağıya.  Talihsiz hayvan birkaç taş yiyince yandaki ağaca atlardı. Ama biz bırakmazdık peşini. Özellikle kafasına sert gelen iki-üç taş yiyince sersemler, tutunamazdı dalda, düşerdi ağaçtan aşağıya. Bir keresinde öldü sandığım bir sincabı havada yakalamıştım düşerken. Hemen dişlerini geçirmişti elime. Zor kurtarmıştım elimi. Sol elimin  işaret parmağının ortasındaki küçük ince çizgi bu avdan izler taşır hâlâ.
 ANILAR DENİZİ
Çocukluk.. Anılar denizi.. Kimi anılar kıyıya vuruyor bu yazıda olduğu gibi, kimi de dalgalar içinde savruluyor bir kıyı ararken.. Belki de bir “küçük karabalık”  diğer balıklara anlatıyordur bizim maceralarımızı..Kim bilir?
 

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 66
Yazılma Tarihi : 2020-02-09
 
  İstatistik
  Dün : 1005
  Bugün : 596
  Toplam: 5197379
   Online :

  81 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .DEPREM OLGUSU  2020-02-25 0 30 
2 .CENNETİN ANAHTARLARI  2020-02-17 0 44 
3 .ÇOCUKLUĞUM NERDESİN?  2020-02-09 0 66 
4 .ÇAYCUMA GENÇLER BİRLİĞİ  2020-02-03 0 61 
5 .DEPREM GERÇEĞİ  2020-01-27 0 81 
6 .UNUTMADIM..  2020-01-21 0 88 
7 .SANCILI İNSAN-LIK  2020-01-13 0 96 
8 .“MUZAFFER’İN ÖLÜMÜNE YANIYORUM”  2020-01-07 0 92 
9 .ASALA ŞEHİDİ IŞIK YÖNDER…  2019-12-16 0 116 
10 .SEN AZİZ ŞEHRİM…  2019-12-01 0 169 
11 .ÖĞRETMENLER GÜNÜ...  2019-11-25 0 123 
12 .ÖĞRETMENLER GÜNÜ  2019-11-24 0 91 
13 .ÇAYCUMA’DA GENÇLİK GECESİ  2019-11-17 0 129 
14 .ATATÜRK’Ü DUYMAK  2019-11-07 0 195 
15 .KARAELMASIN ÇİÇEKLERİ  2019-11-04 0 119 
16 .EN BÜYÜK BAYRAM  2019-10-29 0 183 
17 .ÇAYCUMA’DA ŞİİR GECESİ  2019-09-16 0 182 
18 .ÇAYCUMA NOTLARI-5/ÇAYCUMA ADI ve ANLAMI  2019-09-09 0 170 
19 .ÇAYCUMA NOTLARI-4/ÇAYCUMA NE ZAMAN KURULDU?  2019-09-05 0 224 
20 .ÇAYCUMA NOTLARI-3  2019-09-01 0 188 
21 .ÇAYCUMA NOTLARI-2  2019-08-26 0 198 
22 .ÇAYCUMA NOTLARI-1   2019-08-20 0 200 
23 .ALKIŞLAR ÇETİN BAŞKANA..  2019-07-30 0 226 
24 .AH O YILLAR!..  2019-07-23 0 237 
25 .FESTİVAL MEVSİMİ  2019-07-16 0 307 
26 .PORSUK AĞACININ HİKMETİ!..  2019-07-09 0 250 
27 .MUZAFFER TAYYİP’E SELAM  2019-07-02 0 261 
28 .ÇAYCUMA’DA TEMSİL KOLU  2019-06-25 0 279 
29 .ÖĞRETMENİ SÜRGÜN ETMEK..  2019-06-18 0 298 
30 .ORDUMUZ ŞANLIDIR  2019-06-10 0 310 
31 .ÇAYCUMA’DA RUS UÇAĞI  2019-06-04 0 325 
32 .ESKİ ÇAYCUMA’DAN..  2019-05-27 0 339 
33 .M.ÇELİKEL LİSESİ’ne VEDA  2019-05-20 0 359 
34 .YIL 1995 MAYIS’IN ONDOKUZU   2019-05-13 0 363 
35 .ÇAYCUMA EĞİTİM KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-05-06 0 317 
36 .ÇAYIRKÖY MAĞRASI ve BALAT DAĞI  2019-04-29 0 324 
37 .ŞAİRİ-ŞİİRİ SÎGAYA ÇEKMEK ..   2019-04-24 0 431 
38 .DEVLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE..  2019-04-22 0 219 
39 .HEYECANLI SEÇİMLER..  2019-04-15 0 368 
40 .DEVREK…DEVREK..  2019-04-09 0 427 
41 .İŞTE MART’ın SONU  2019-03-26 0 397 
42 .TARİH OKUMANIZ GEREKLİ!..  2019-03-19 0 355 
43 .ZONGULDAK BAHARI  2019-03-11 0 384 
44 .ZOKEV KÜLTÜR ÖDÜLÜ  2019-03-04 0 395 
45 .GÜLERYÜZ’den: OTUZ GÜN  2019-02-24 0 367 
46 .TÖBDER’de TANZİM SATIŞI!..  2019-02-19 0 379 
47 .NASIL BİR KENT İSTİYORUZ?   2019-02-12 0 367 
48 .PEKİ, ÇARESİZ MİYİZ?  2019-01-29 0 448 
49 .DEVREK EMEK GÜNÜ  2019-01-04 0 447 
50 .BİR ŞAİRLER KENTİ ZONGULDAK  2018-12-03 0 549 
51 .MUSTAFA KEMAL’den KURTULMAK!  2018-11-26 0 444 
52 .ATATÜRK’ÜN MUHAFIZI   2018-11-09 0 549 
53 .POLİTİKA MI?/ ENTRİKA MI?  2018-11-05 0 578 
54 .CUMHURİYET AYDINI  2018-10-29 0 523 
55 .CHP’de GÜÇBİRLİĞİ ÇAĞRISI  2018-10-16 0 539 
56 .DANIŞMA-KAPIŞMA   2018-10-09 0 549 
57 .ÖNCE EĞİTİM  2018-09-24 0 699 
58 . “ANDIMIZ”la BAŞLARIZ SÖZE..  2018-09-18 0 557 
59 .ZONGULDAK KUŞATMADA  2018-07-22 0 1329 
60 .CHP’ye YAKIŞAN  2018-07-16 0 585 
61 .MUZAFFER TAYYİP’İ ANARKEN..  2018-07-02 0 683 
62 .HAYDİ ZONGULDAK!  2018-06-18 0 715 
63 .YÜCE MİLLETİME SESLENİYORUM!  2018-06-12 0 665 
64 .SEÇİM KAZANMAK…   2018-05-29 0 847 
65 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 756 
66 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 751 
67 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 790 
68 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 684 
69 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 761 
70 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 650 
71 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 756 
72 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 806 
73 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 818 
74 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 799 
75 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 743 
76 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 851 
77 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 862 
78 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 1347 
79 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 985 
80 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 792 
81 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 910 
82 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 778 
83 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 800 
84 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 839 
85 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 821 
86 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 841 
87 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 950 
88 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 931 
89 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 865 
90 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 807 
91 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 813 
92 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 903 
93 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 873 
94 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 851 
95 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 839 
96 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 1068 
97 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 846 
98 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 895 
99 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 862 
100 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 930 
101 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 1056 
102 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 931 
103 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 890 
104 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 1000 
105 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 852 
106 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 916 
107 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 976 
108 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 895 
109 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 961 
110 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 1036 
111 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 983 
112 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 967 
113 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 1007 
114 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 1152 
115 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 953 
116 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 1174 
117 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 947 
118 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 1103 
119 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 1223 
120 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 1222 
121 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 1168 
122 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 1241 
123 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 1459 
124 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 1408 
125 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1598 
126 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 1292 
127 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 1063 
128 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 1206 
129 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 1124 
130 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 1095 
131 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 1177 
132 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 1151 
133 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 1263 
134 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 1045 
135 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 1226 
136 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 1240 
137 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 1280 
138 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 1374 
139 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 1274 
140 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 1284 
141 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 1429 
142 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 1314 
143 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1855 
144 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 1403 
145 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 1384 
146 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 1226 
147 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 1288 
148 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1635 
149 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 1499 
150 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 1468 
151 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 1570 
152 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1659 
153 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 1474 
154 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1445 
155 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 1393 
156 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 1405 
157 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1561 
158 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1553 
159 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1588 
160 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1657 
161 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1497 
162 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1487 
163 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1659 
164 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1614 
165 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1661 
166 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1581 
167 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1598 
168 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1834 
169 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1525 
170 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1690 
171 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1676 
172 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1726 
173 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1653 
174 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1956 
175 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2592 
176 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1739 
177 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1737 
178 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1641 
179 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1598 
180 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1674 
181 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1611 
182 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1717 
183 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1705 
184 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1797 
185 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1677 
186 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1691 
187 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1893 
188 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1923 
189 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1808 
190 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1848 
191 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1856 
192 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2802 
193 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1746 
194 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1717 
195 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1752 
196 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1988 
197 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1669 
198 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 2088 
199 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3844 
200 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3608 
201 .Çankaya   2013-04-16 0 2824 
202 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2907 
203 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 3311 
204 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2531