Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

DÜNYAYI ADIMLAMAK..

Ünlü veteran maratoncu Safder Kartoğlu yüklenerek kızı Can’ın yazdığı “SAFDER” kitabını Pazar günü Devrekli hemşerileriyle buluşmaya geliyor. Bu etkinliğin birinci ayağı ZOKEV ile Cumartesi günü Zonguldak’ta Maden Mühendisleri Lokalinde gerçekleşecek. İkinci ayağı ise 11 Şubat Pazar günü Devrek’te koşulacak.
Kızı Can Kartoğlu şöyle seslenmişti Devrekli hemşehrilerine, dostlarına, yakınlarına: “Doğup büyüdüğü topraklardan; Devrek'ten dünyaya koşan, maratonun ihtiyar delikanlısı babam Safder Kartoğlu ile birlikte, elimizde "Safder" kitabı, yüreğimizde bir heyecan, koşa koşa Devrek'e geliyoruz. 11 Şubat Pazar günü, saat 13.30'da Belediye Nikâh Salonu'nda gerçekleşecek imza günü ve fotoğraf sergisinde dostlarla buluşmaya...”
*****
18 Ocak 1927’de Devrek’te dünyaya gözlerini açan Safder Kartoğlu’nun, genç yaşlarında hayatını her kasaba gencinde olduğu gibi futbol doldurur.30 yaşına girdiği 1957 yılında futbolu bir kenara bırakır. Zonguldak’ta Devrek’te çalıştığı işlerden emekli olunca, yine emekli olan eşi Cahide’yi takar koluna çocuklarının yaşadığı İstanbul’a yerleşir. Burada Hürriyet Gazetesinin düzenlediği “Dedeler Koşusu”na katılır.Eh, artık Safder’i tutabilene aşk olsun..Yurtiçi maratonları bir yığın madalya ile hakladıktan sonra gözlerini yurtdışı maratonlara çevirir. Dünyanın en prestijli maratonlarında koşar. Dünyanın 5 kıtasında 16 büyük maratonda ter döker. Bize büyük ve anlamlı gururlar armağan eder.
                Şimdi bir hayali için yol arıyor. Bir röportajında bunu şöyle açıklıyor.: “İlk kez 2002 yılında göğsümde ay-yıldızla koştum New York’ta. Bir atlet, Sam Gadless,1999’da 92 yaşındayken koşmuş New York maratonunu. Kendi kendime söz verdim. New York City maratonunu bir kez daha koşacağım. Sam Gadless’tan bir yaş daha yaşlı olarak 93 yaşımda koşacağım. Ve de maratonu koşan en yaşlı atlet ben olacağım”
Ayyıldız”lı  forma ile koştuğu gibi “Madenci” formasıyla da büyük parkurları adımlar. En özeli ise “Sevgili eşi Cahide Maratonu”dur. Bu yazdıklarımızdan Safder’in sadece bir futbolcu, bir koşucu olduğu çıkarılmasın. Çeşitli şairlerin şiirleri onun adımlarının ritmini sağlar. Şiir okuyarak koşar yani.
                  Biraz daha yaklaşınca Safder’in dünyasına, bakıyorsunuz Devrek yıllarında genç bir öğretmen Mehmet Yaşar Bilen’e, Rüştü Onur’u tanıştırır. Devrek Kaymakamı Süleyman Kılıç’ın isteği ile Rüştü Onur’un baldızı Mediha Sessiz’le birlikte Rüştü Onur’un mezarını bulurlar. Fotoğraflayıp Devrek’e gönderirler. Ben bu bilgileri 2000’li yılların başında Safder Ağabey ve eşi Cahide’nin Bakırköy’deki evini eşimle ziyaretim sırasında öğreniyorum.
Bir futbolcu, bir maratoncu, bir kültür adamı, bir dost, bir baba, bir dede.. “Daha nem olacaksın bir tanem”  demiş ya şair, işte öyle..
Memleketine hoş geldin Safder Ağabey. Hoş geldin Can Kartoğlu. Sizi sevgiyle kucaklıyoruz.
*****
MÜFİDE’YE SELAM!
13 Şubat tarihi Devrek için önemli bir tarih sayılır. Şu şehrin ortasında Rüştü Onur anıtı yanında bir de kadın anıtı vardır, işte o Müfide Güzin Anadol, 13 Şubat günü gözlerini kapadı dünyaya. Devrekliler’in onur ve gurur duyduğu iki şair, -başka bir örneği var mı bilmiyorum- bir parkta yan yana, Devrek Cumhuriyet Parkı’nda birlikte genç kuşakları selamlamaktadırlar. 
Bu satırları yazarken Devrekli Edebiyat öğretmeni-yazar Burhan Kurmalı ile görüştüm. Çok sevindiğim bir haber aldım: “Cambazların Müfide” adını verdiği romanı Mart ayında okurlar ile buluşacakmış.” Bu konuyu epeydir izliyordum. Burhan Hoca’nın kitabına kavuşmasına çok az bir zaman kaldı. Devrek bir değerini daha kucaklıyacaktır.
Müfide Güzin Anadol(1925–13.Şubat.2005) Devrek doğumlu, Devrek’in yetiştirdiği önemli bir şairimiz ve yazarımızdır. Oğuz ve Hatice Anadol’un kızlarıdır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirerek “Edebiyat öğretmeni” olarak görev yapmaya hak kazanır.    Devrekli yazar Zihni Anadol’un yeğeni olan Müfide Güzin Anadol’un Türkçe öğretmeni olarak ilk görev yeri Devrek Ortaokulu’dur.
Biz Müfide Hanımı ünlü “Devrek Köprüsü” şiiriyle anımsarız hep. Ama yazdığı öykülerde, şiirlerde öğretmen olarak görev yaptığı Devrek’in, meyve ağaçları ile dolu bahçeleri, işlemeli tahta evleri, yemyeşil dokusu, ünlü ırmağı ile küçük kasaba yaşamından çizgiler bulunur. Müfide Güzin Anadol’un çeşitli dergi ve gazetelerde yayınladığı şiirlerinde ise insan sıcaklığı ve duyarlığının derin izleri görülür. Öykülerinde o eski birbirinin sırtına yaslanan tahta evler kadar, bu evlerde barınanların ruh hallerini ve bu evlere tutunarak yaşayan insanları anlatır. Çünkü yazara göre bu evler de, içindekiler gibi canlıdır, yaşarlar ve ölürler.
Yazarın, Devrek yaşamını çok iyi gözlemlediğini,  öykülerindeki ve şiirlerindeki tipler de belirgin olarak gösterir. Devrek’in dar sokaklarındaki evlerde yaşayan yoksul aileler,  yaşamın her türlü ağırlığı altında ezilen küçük insanlar,  falcı,  muskacı, hoca kılıklıların yönlendirdiği eğitimsiz kişiler, şehir ve köy yaşamı arasına sıkışmış cahil kesimler, şiir ve   hikayelerinde yer alırlar.
                Hikayelerindeki kadın-erkek kahramanların  anlattıklarını, hemen yanı başımızdaki  komşu kapısında, dolmuşta, mahalle kadınlarının ağzında duyabiliriz.  Kadınlar da adamlar da mahallemizde, belki de aynı sokakta oturduğumuz, sürekli yakınmalarını duyduğumuz, hayatın içindeki kişilerdir.   Anadol, şairliği, yazarlığı ve yayımladığı kitapları ile de Devrek’te iz bırakanlar arasında yer almıştır. 
                Yayınlanmış kitapları:
1-Derviş Hayriyesi, (Şiir, 1967), Kendi Yay. (kapak ve resimler Ülker ve Demir Anadol)
2-Geceleyin, (Şiir, (1978), Kendi yay. (kapak Demir Anadol)
3-Gece Sefaları, (Şiir, 1985), Yazko Yay..
4-Karaduman’ın Serüvenleri (Çocuk romanı-1999) (May Yayınları,1.baskı, Ocak 1982)
5-Tahta Evler (Öykü-1984), Yalçın Yay.).(kapak Demir Anadol)
                6-Melisa (Roman-1989), Yalçın Yay.).
Kitapları piyasada bulunmayan Müfide Anadol’un bu değerli kitaplarının yeniden basımlarının yapılmasını, genç kuşaklara ulaştırılması bir görev olarak önümüzde durmaktadır..
*****
YILDIZ’a SELAM!..
PAY TADI
gökyüzü dediğin bir dilim ekmek
bal sürdük üstüne
karanlığa çiçek ekerek
çıktık güneşe
bölüşmeyi bir öğrenebilsek
gök de bizimdir yer de.
Bir selam da Karabük’e göndermek isterim. Bir 13 Şubat günü aramızdan ayrılan çok değerli şairimiz İbrahim Yıldız’ı da selamlamak isterim. Ben onu “Bir İbrahim’e Kıyıdan” şiirimle anımsardım hep.İbrahim Yıldız; 1928 Eflani/Çengeller Köyü doğumlu olup, Demir ve Çelik İşletmeleri'nden emekli olmuştur. Devrekli şair Mithat Yaban’ın mesai arkadaşıdır. Şiir ve yazıları; Gösteri, Milliyet Sanat, Yeni Biçem, Yazko Edebiyat ve Varlık başta olmak üzere birçok dergide yayımlanmıştır. 13 Şubat 1994'te vefat etmiştir.
1-Kıyıda Bir İbrahim, 2-Doruktaki Koltuk Boş, 3-Işığın  Kanı, 4-Toplumun Teni, 5-Kim Bilir Kime Mektuplar (2000).Ölümünden sonra adına, TAY adıyla bir dergi çıkarılırken Eflani’de her yıl içinde Şiir yarışmaları da bulunan etkinlikler düzenleniyor.

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 293
Yazılma Tarihi : 2018-02-09
 
  İstatistik
  Dün : 1927
  Bugün : 34
  Toplam: 4243446
   Online :

  58 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .ÜLKEMİZİN ESENLİĞİ İÇİN..   2018-05-22 0 75 
2 .ÇAYCUMA GELECEĞE BAKIYOR  2018-05-07 0 214 
3 .NAZIM HİKMET ZONGULDAK’TA..  2018-05-01 0 118 
4 .ATATÜRK ve İNÖNÜ  2018-04-22 0 159 
5 .DOĞA KIYIMI ve TALANI  2018-04-09 0 242 
6 .TEFTİŞ - MÜFETTİŞ..  2018-04-02 0 134 
7 .ÖĞRETMEN PERFORMANSI  2018-03-26 0 268 
8 .ATATÜRKSÜZ OLMAZ  2018-03-19 0 243 
9 .MERAK EDİYORDUM  2018-03-12 0 305 
10 .FESTİVAL TEŞEKKÜRÜ..  2018-03-06 0 272 
11 .KENT KİMLİĞİNİ KORUMAK  2018-02-27 0 228 
12 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 259 
13 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 293 
14 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 586 
15 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 387 
16 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 288 
17 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 289 
18 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 270 
19 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 270 
20 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 285 
21 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 277 
22 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 321 
23 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 362 
24 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 365 
25 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 339 
26 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 310 
27 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 318 
28 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 347 
29 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 365 
30 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 349 
31 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 335 
32 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 496 
33 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 373 
34 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 382 
35 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 380 
36 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 388 
37 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 522 
38 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 412 
39 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 389 
40 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 447 
41 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 370 
42 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 413 
43 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 447 
44 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 385 
45 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 449 
46 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 478 
47 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 442 
48 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 409 
49 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 459 
50 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 574 
51 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 445 
52 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 585 
53 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 472 
54 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 542 
55 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 659 
56 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 728 
57 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 619 
58 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 758 
59 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 922 
60 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 836 
61 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 1045 
62 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 726 
63 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 620 
64 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 687 
65 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 684 
66 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 651 
67 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 693 
68 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 697 
69 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 760 
70 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 647 
71 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 750 
72 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 756 
73 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 746 
74 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 799 
75 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 757 
76 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 767 
77 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 869 
78 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 816 
79 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1216 
80 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 892 
81 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 866 
82 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 772 
83 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 768 
84 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 1076 
85 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 973 
86 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 864 
87 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 987 
88 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 1125 
89 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 945 
90 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 1018 
91 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 937 
92 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 887 
93 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 1065 
94 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 1094 
95 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 1115 
96 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 1150 
97 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 1033 
98 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 1010 
99 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 1166 
100 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 1067 
101 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 1140 
102 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 1091 
103 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 1124 
104 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1358 
105 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 1113 
106 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1191 
107 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1194 
108 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1256 
109 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1241 
110 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1353 
111 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 2009 
112 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1311 
113 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1314 
114 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1214 
115 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1180 
116 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1222 
117 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1243 
118 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1259 
119 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1261 
120 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1313 
121 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1265 
122 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1337 
123 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1432 
124 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1510 
125 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1268 
126 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1446 
127 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1439 
128 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2217 
129 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1300 
130 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1361 
131 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1342 
132 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1547 
133 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1275 
134 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1697 
135 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3332 
136 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3158 
137 .Çankaya   2013-04-16 0 2358 
138 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2391 
139 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 2828 
140 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 2128