Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

ÜSLÛB-ı BEYAN..

Fransız yazar Buffon, üslup ile ilgili düşüncelerini “ “Üslûp, insanın ta kendisidir””diye özetler. Bizde ise eskiler  “Üslûb-i beyan ayniyle insan””diye bu düşünceyi ifade eder. “Neyi, nasıl diyorsan/söylüyorsan sen de aynen öylesin””anlamına geliyor bu deyiş. Üslûp; Kişinin duygu, düşünce ve hayallerini, istek ve dileklerini  “kendine özgü anlatma biçimi”dir. Başka bir anlatımla üslup, kendine özgülük, duyuş, görüş, anlatış, kişisel beğenileri  anlatma amacı ile yine “kişiye özgü ifade ediş”  anlamları da taşır. Özetle “üslup,  kişinin konuşma tarzı ve hareketleri, kişinin iç dünyasının ve karakterinin aynasıdır” anlamına da gelmektedir.  
            Sözlü anlatımda; sözcükleri seçme ve kullanma, vurgulama ve mimikler de işin içine girer. Yazılı anlatımda ise; konu, anlatılan nesneyi, üslup da bunun nasıl anlatıldığını gösterir. Hatta aynı şeyi anlatmak istedikleri halde “üslubun, alimde başka, cahildebaşka”” olduğu  görülür. Çünkü herkes anlatmak istediğini; kendi kültürü, eğitimi, bilgisi, görgüsü içinde, kelime dağarcığına göre kendi anlatım özelliklerini de katarak anlatır. Eskiler bu duruma “”herkes meşrebince ifade ediyor””derler. Yazım kuralları kadar noktalama işaretlerini kullanış biçimi de yazılı anlatımda etkili olur. Buna göre“kişinin, dili kullanış biçimi ve anlatım özellikleri, onun üslûbunu meydana getirir”, diyebiliriz.
***** 
Türkçemizde üslup sözcüğü için; anlatım tarzı, biçemi, yöntemi, yolu, metodu, tekniği  tanımları da kullanılır. Yine üslup, kişinin yazım tekniği, sözcük seçimi ve cümle kuruluşlarındaki kendine özgülük, görüş, duyuş ve anlatış özelliği olarak da belirtilir. Bunu “Her üslup sahibini bağlar””diye de söyleyebiliriz. “ “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır””atasözü, üslubun kişiye özgü olduğunu anlatır. Yazıyı yazı kılan, okuru yazıya bağlayan, yazının tadıdır. 
Üslup ise sözün tadını dilde duyuran çok önemli bir özelliktir.Yazılı ve sözlü anlatımda kişisel özellikleri yansıtan üslubun, toplumsal ilişkilerde de çok büyük önem taşıdığı tartışılmaz bir gerçektir. 
Kimi kişiler de yazdıkları yazılarda veya toplum önüne çıktıklarında üslupları kadar kullandıkları kelimelerin, cümlelerin  anlamları açısından da büyük yanlışlara düşebilirler. Kendilerince doğru şeyler söylediklerini düşünebilirler. Ancak, afrayla-tafrayla kurdukları cümleler, temelsiz-dayanaksız suçlamalar, ben merkezli tavırlar ile inandırıcılıklarını yitirirler,  kendilerini de küçültmüş olurlar ne yazık ki.. 
            Bu durumdaki kişiler; gelecekte o toplumun önüne hangi yüzle çıkacaklarını hesap etmeden, kendilerince bir kazanç sağladıklarını düşünürler. Oysa çoğu kez görülmüştür ki kazın ayağı öyle değildir. Yani gece, dostluk ve muhabbet meclisini dağıtırsanız, böyle gecenin sabahından hayır beklememelisiniz.
*****
            Karşı düşünceleri tartışırken bile üsluba, kullanılan kelimelerin anlamlarına, söyleyiş tarzına da dikkat edilmesinin bilinmesi gerekir. Yarın, hitap ettiklerinizle birbirinizin yüzüne bakamayacağınız söz ve davranışlardan da özenle kaçınmak gerekli değil midir? Toplum önüne çıkan kişilerin olumsuz örnek olmamaları; toplumsal ilişkileri koruyan, geliştiren, asla yıpranmasına izin vermeyen bir davranışta olmaları da akıldan çıkarılmamalı. Ağızlardan çıkanları da kulaklar duymalıdır.
Ne yazık ki son yıllarda  çeşitli kişilerin bir üslup zaafiyeti içinde olduğunun sayısız örneklerini istemeyerek de olsa görmekteyiz..Eskiler bu tutumda olanlar için de“ “Herkes kendi meşrebince davranır, konuşur””derler. (Meşrep: huy, davranış, yaratılışta olan nitelik; tutum ve durum, diye tanımlanıyor sözlüklerde). 
*****     
Eskiler, "Gönül deniz, dil sahildir, gönülde ne varsa kıyıya o vurur" derler. Bir insanın insanlığı kişiliği, karakteri, değeri, konuşmasına  ve konuşmasında tercih ettiği üslûba (ifade tarzına) aynıyla yansır. Hani deriz ya, “ “Dervişin fikri ne ise zikri odur””diye. Aynenöyle. Hayatı algılayış ve yorumlayışınız, sadece dil ile, dile gelenle değil, aynı zamanda haliniz ve  durumunuzla da uyumludur. Bir olayı, bir olguyu, bir düşünceyi, duyguyu, durumu, tanımlama için seçtiğiniz sözler ve ifade ediş biçimi, tarif edilen kadar, tarif edeni de tasvir eder. Hatta içeriğinden, esas özünden sıyrılmış söz  ve  ifade, aslında sahibini de anlatır.  
            Aynı  siyasal ve toplumsal örgütlenme içindeki kişileri, grupları toplum önünde  itelemeğe yaslanan üslup sahiplerinin, dinleyenler ve izleyenlerce  “temelsiz, dayanaksız”ve “ölçüsüz”” şeklinde değerlendirildiğini görüyoruz. Bir hediyeyi vermedeki tavır ve üslup, hediyeden daha önemlidir””diye bir söz vardır güzel Türkçemizde, hediye verileni incitmeme, üzmeme, nazik ve kibar olma, anlamlarını içerir. İnsani ilişkileri olduğu kadar  toplumsal değerleri de zedeleyen bu durum, şu önemli uyarıyı yapıyor: Toplum önüne çıkan her kişinin kendine özgü üslubu olsun; ancak bu üslup, ulusal ve toplumsal değerlerin, insani ilişkilerin, kültürün, alınan eğitimin, ahlakın, görgünün, anlayışın, yaşam kurallarının dışında olmasın!..
 Toplum önüne çıkan kişilerin, yöneticilerin, siyasetçilerin, kitle örgütü temsilcilerinin düşünce ve görüşlerini aktarırken, üsluplarına herkesten çok özen gösterme sorumlulukları olduğu da unutulmaması gereken bir
gerçektir. Sadece onlar mı? Okuldaki öğretmenden başlayarak, toplum önüne çıkan, tv ekranlarında boy gösteren, yazan, çizen tüm kişilerin de aynı kurala uymaları, özenli  olmaları gerekir. Bu sorumluluk, kişinin kendine olduğu kadar topluma da saygısının bir gereği olarak kabul edilmelidir.

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 125
Yazılma Tarihi : 2017-12-04
 
  İstatistik
  Dün : 993
  Bugün : 2503
  Toplam: 4047814
   Online :

  107 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .HALKEVİ KİTAPLIĞI  2018-02-19 0 17 
2 .DÜNYAYI ADIMLAMAK..   2018-02-09 0 104 
3 .AHŞAP TEKNELER DİYARI   2018-01-22 0 331 
4 .MADEN DULLARI  2018-01-15 0 213 
5 .UMUTLU BAŞLAMAK..  2018-01-08 0 126 
6 .ESKİ YILBAŞI ANILARI..  2018-01-01 0 110 
7 .ÇİZGİLERLE YAKIN TARİH..  2017-12-25 0 98 
8 .PARAYLA GÜRÜLTÜ  2017-12-18 0 112 
9 .BİR YIL ÖNCE, BİR YIL SONRA..  2017-12-11 0 137 
10 .ÜSLÛB-ı BEYAN..  2017-12-04 0 125 
11 .ÖĞRETMEN-İDARECİ  2017-11-27 0 155 
12 .EREĞLİ’DE İNSAN SICAKLIĞI..  2017-11-22 0 216 
13 .KASIM DÜŞÜNCELERİ  2017-11-13 0 159 
14 .ATATÜRK YAŞIYOR, YAŞIYACAK!..   2017-10-27 0 189 
15 .ÇAYCUMA GÜZELDİ  2017-10-23 0 168 
16 . ŞAH İSMAİL ÖZKAN  2017-10-16 0 189 
17 .ÇAYCUMA’DAKİ RUMLAR..  2017-10-09 0 195 
18 .BİR MUTLULUK GÜNÜ!..  2017-10-02 0 227 
19 .ŞAİR MUZAFFER’le ARKADAŞLIK..  2017-09-26 0 206 
20 .NAZIM HİKMET’in RAİF AĞASI..  2017-09-18 0 195 
21 .ŞAİR MUZAFFER’e VEF BORCU..  2017-09-11 0 334 
22 . AKLIN ve BİLİMİN GÜCÜ..  2017-09-04 0 220 
23 .30 AĞUSTOS ZAFERİ   2017-08-29 0 242 
24 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-2 MUSTAFA KEMAL İLE KARŞILAŞMA  2017-08-23 0 229 
25 .KURTULUŞ SAVAŞINDA-1 YEDİ GÜN YEDİ GECE ÇARPIŞTIK..  2017-08-20 0 243 
26 .ÇÜRÜK ELMA  2017-08-14 0 376 
27 .ÇAYCUMA PLAJI..  2017-08-06 0 282 
28 .NASIL BİR EĞİTİM?  2017-07-31 0 250 
29 .Göreve dönme umudu..  2017-07-25 0 320 
30 .15 TEMMUZ ANMASI..  2017-07-18 0 243 
31 .Hak hukuk adalet!..  2017-07-10 0 284 
32 .MUZAFFER TAYYİP 95 YAŞINDA  2017-07-01 0 307 
33 .EMEĞİN DEĞERİ  2017-06-30 0 249 
34 .ADALET YÜRÜYÜŞÜ  2017-06-20 0 300 
35 .FİLYOS ÇAYI’NA BAKARKEN  2017-06-05 0 326 
36 .KENTİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK  2017-05-30 0 292 
37 .KENTİN ORTAK AKLI  2017-05-22 0 265 
38 .Zihniyet Meselesi..  2017-05-16 0 303 
39 .ÇAYCUMA’DA BULUŞMA..  2017-05-08 0 410 
40 .ÇAYCUMA BULUŞMASI  2017-05-04 0 315 
41 .HALKOYLAMASI SONUÇLARI   2017-04-24 0 422 
42 .SAĞDUYU ZAMANI  2017-04-18 0 340 
43 .Yurttaşlık Görevi  2017-04-10 0 405 
44 .Ah, Hasan Ataman!..  2017-04-03 0 508 
45 .DÜZENE UYGUN KAFALAR!..  2017-03-27 0 554 
46 .KARANLIĞIN GÖZLERİ  2017-03-20 0 467 
47 . ÇAYCUMA’DA NELER OLUYOR?  2017-03-13 0 606 
48 .BİR DOST SELAMI..  2017-02-27 0 752 
49 .Çocuklar NUTUK okuyor..  2017-02-19 0 690 
50 .Eti için bülbül öldürmek!..  2017-02-13 0 880 
51 .Delüğe Gireyruk!..  2017-02-06 0 562 
52 .NELER YAPMADIK PARTİMİZ İÇİN?..  2017-01-30 0 487 
53 .SABAH OLURSA..  2017-01-23 0 536 
54 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 548 
55 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 523 
56 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 561 
57 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 558 
58 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 612 
59 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 494 
60 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 612 
61 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 604 
62 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 603 
63 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 637 
64 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 598 
65 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 629 
66 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 707 
67 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 653 
68 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 1001 
69 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 743 
70 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 711 
71 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 614 
72 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 610 
73 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 917 
74 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 809 
75 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 679 
76 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 804 
77 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 963 
78 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 782 
79 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 866 
80 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 786 
81 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 730 
82 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 933 
83 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 933 
84 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 947 
85 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 997 
86 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 882 
87 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 869 
88 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 994 
89 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 928 
90 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 970 
91 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 928 
92 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 980 
93 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 1183 
94 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 969 
95 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 1041 
96 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 1035 
97 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 1092 
98 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 1103 
99 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 1199 
100 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 1832 
101 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 1185 
102 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 1177 
103 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 1074 
104 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 1035 
105 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 1061 
106 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 1103 
107 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 1113 
108 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 1113 
109 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 1164 
110 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 1123 
111 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 1204 
112 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 1263 
113 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 1378 
114 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 1114 
115 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 1309 
116 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 1297 
117 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 2034 
118 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 1164 
119 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 1242 
120 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 1210 
121 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 1403 
122 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 1138 
123 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1545 
124 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 3181 
125 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 3009 
126 .Çankaya   2013-04-16 0 2208 
127 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 2238 
128 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 2655 
129 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 1993