Hamit Kalyoncu 
kalyoncuhamit@hotmail.com 

Çaycuma’da Kış Geceleri

Eski Çaycuma denilince aklıma çocukluk yıllarım gelir hep. Hemen her mevsim yeşil dokusunu koruyan Çaycuma’da kış mevsiminin de kendine özgü güzellikleri vardı. İnsanı etkileyen, mutlu eden bu güzelliklerin biri görsel, diğeri yaşamsaldı. Çaycuma’nın mevsimlere sığmayan güzellikleri içindeydik.  Dünya cennetinde yaşıyorduk ve bu bizi mutlu ediyordu. Bir de evlerde yaşanan Çaycuma vardı. Her ailenin kendi yaşamını yansıtan o kırmızı kiremitli eski ahşap evlerimiz ise anlatmakla bitmezdi.
Hele Çaycuma’nın o soğuk kış geceleri ayrı bir keyif verirdi bize. Dışarıda yarı belimize kadar kar, soğuk ve ayaz. İçeride gürül gürül yanan soba.. Güzel evimiz, Tuna caddesi ile Bayraklı sokağın kesiştiği noktadaydı. Sokak başındaydı evimiz. İki kapısından biri yola, diğeri sokağa açılırdı. Önünde bize ait bir kuyu, bir de dut ağacı vardı. Cumbalı, arka balkonlu eski bir Çaycuma evi idi.  
Evin hemen önünde eni bir metreye yakın çok bozuk da olsa bir kaldırım, 30-40 cm aşağısında da öküz veya mandaların çektiği iki ve dört tekerlekli köy arabalarının geçebildiği bozuk bir yol vardı. Ki yağmur yağdığında diz boyu çamur çökek içinde olurdu. Yolun alt kısmında ise Temizlik Deresi akardı Filyos Çayı’na doğru.
 Evimiz ve konukları
        Evimizde günlük yaşamın geçtiği oda alt katta idi. Özellikle kış mevsimi gecelerinde, annemin dikiş makinesine yakın konulan sehpanın üstündeki 5 numaralı gazyağı lambası az-çok ışık dağıtırdı odaya. Lamba sehpasının hemen yanında bir-iki çocuk, tahta çantalarımızın üstünde defterleri, kitapları açmış, ödev yapmaya çalışırdık. Bazen herhangi bir lafa karıştığımızda, hemen azarlanır, ders çalışmaya davet edilirdik. Sonraki süreçte ağabeyim bir lüks lamba almıştı. Daha çok aydınlık veren lüks lambası her evde bulunmazdı. Yüksek bir yere asılır, ışığı her köşeye ulaşırdı. Gece evden eve giderken de eğer hava mehtaplı-yıldızlı değilse çıra yakılır, gazyağlı küçük fenerler kullanılırdı.
     Bazı akşamlar evimiz komşularla dolardı. Saymağa kalksam uzun bir liste yapmam gerekir. Çakmaklı Behiye Teyze ise konuktan sayılmazdı. O evimizin gediklisiydi. Geldiğinde pencere önündeki sedirin (kerevetin) baş köşesine otururdu. Karnı açsa anneme “Yemek ver bana!” diye emrederdi. Annem de hafif gülümseyerek “Başka bir emriyiz var mı hanımefendi?” diye dalgasını geçerdi. Çakmaklı Behiye Teyze’nin kafası bozuksa “Seniy agzıya...” diye başlardı. Annem kulak asmazdı onun bu hallerine. Yemekten sonra çakmağıyla sigarasını yakar, “Gave yap bana!” diye ikinci emrini verirdi. Eşinden ayrıldığı, hüzünlü bir hikayesi olduğu söylenirdi. Ama o hiç anlatmazdı. Kimse de bu konuda soru soramaz, konuşamazdı. Cebinde çakı taşıdığı da söylenirdi. Mahalle kızlarının bekçisi gibiydi. Bu nedenle kızlar onun bir dediğini iki etmezdi. Ut çaldığı bilinse de hiç çalmazdı. Kafası kızdığında karşısında kim olursa olsun hakaret ve küfür edebilirdi. Kadın-erkek çekinirlerdi ondan.
Ben evimizin konukları arasında en çok Hatçe Teyze’nin gelişine sevinirdim. Bana göre adı “Mevlütçü Teyze” idi. Mahallemizde mevlüt okuyan tek kadındı. Düzgün  ve ahenkli konuşurdu. Belli ki bu konuda bir eğitim de almıştı. Bir fırsatını bulur ona mutlaka -hatta ısrarlar ederek- bir ilahi okuttururdum. Beni kırmazdı. Çok güzel okuduğunu düşünürdüm. Mutlu olurdum.
Evde konuklara ikram etmek üzere sobanın üstünde veya ocaktaıhlamur kaynatılırdı. Konuklara da ıhlamur ikram edilirdi. Ama çay da içilirdi. Çaya o yıllarda “Moskof Çayı” denilirdi. Belki de bu yüzden tüketimi azdı.   Kahve içimi, keyfi yanında kahve falına bakmak üzere tercih edilirdi.   Fal bakmak öyle kolay bir iş değildi. Herkese de baktırılmazdı. Bazı geceler harlı ocakta veya soba üstünde mısır da patlatılırdı.  Mısırların tavada pıtır pıtır patlaması özellikle çocukların keyfini yerine getirirdi..
 Bilmece sorma
Çaylar içildikten, patlaklar yenildikten, üstüne kahveler içilerek fallara bakıldıktan sonra, sıra  bilmece sormaya gelirdi. Bazan öne alınsa da masal anlatma daha sonra idi. Bilmeceler karşılıklı olarak, sırayla sorulur. Bazen ikişerli gruplar da yapılırdı. “Hadi benimkini biliy bakayım!” diyerek araya girilir, “Bilemezsen eşek gibi anurcay mı? Köpek gibi havlacay mı? Kedi gibi miyavlacay mı?” gibi iddialaşmalar, ceza vermeler de  olurdu.
        Eskiden uzun kış gecelerinde önemli bir yeri ve eğlence şekli de olan bilmeceler; kimi zaman abartılı, şaşırtıcı, kafa karıştırıcı nitelikler de taşıyabilirdi.  Bilmeceler, sözlü gelenekte bir şeyin adını anmadan üstü kapalı niteliklerini söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı araştıran bir oyundu. Bir ölçüde de zihin cimnastiğidi de denilebilir. Bilmeceler birkaç kelimeden oluşan bir  soru cümlesi olabildiği gibi,tekerleme halinde,beyitler veya dörtlükler halinde de sorulabilir.
   Bilmeceler yapı bakımından ikiye ayrılır. İlkin birbirine benzeyen, aralarında ses uyumu bulunan sözler (bunlar uydurma da olur) sıralanır. Bu durumda bilmece müziksel bir uyum taşır.  Bilmecenin  sorusu ise ikinci bölümdedir. Birinci bölüm çoklukla bir giriş niteliğindedir. İlk bölümde ses uyumuna, kolay söyleyişe, ikinci bölümde ise anlama önem verilir. 
  Bilmeceler,  sadece hoşça vakit geçirmek için yaratılmış, bir eğlence aracı olarak düşünülmemeli. Onlar aynı zamanda insanların bilgilerini, görgülerini, düş güçlerini, çağrışımlardan yola çıkarak bir sonuca, bir senteze varma yetilerini de gösteren ürünlerdir.
 Ortaklaşa Halk Edebiyatı ürünleri gibi bilmeceler de anonimdir. Yani söyleyeni belli olmadığı için ortaklaşa bir nitelik kazanmıştır. Bilmeceler halkımızın anlama ve kavrama yeteneğinin yaşantımızdaki    ışıltılarıdır.Öteki türler gibi bilmeceler de yıllar, yüzyıllar boyu kuşaktan kuşağa, dilden dile aktarılarak günümüze kadar gelen ve geleceğe doğru da akıp giden bir gelenek-görenek, bilgi-birikim yumağıdır.
 “Çaycuma Ağzı’ndan Derlemeler” adlı Üniversite Bitirme Tezi’mizden bir kaç örnek verelim:   
1 - Ne yerdedü ne göktedü cümle alem içindedü.2 - Ufacuk mil daşı dolaşu davı daşı. 3- O yanı gaya, bu yanı gaya, içinde sarı baya. 4- Allah yapa yapısını gulla aça kapısını. 5- Uzun oluk beli boş/ dut gulandan çifte goş.  6- Hey gidi gidiver/ şu kediyi tutuver/ datlıca eti var/ püsküllüce kotü var .7-Altı duz üstü buz /gece yulduz gündüz gız. 8- Avcum alu hambar almaz.9- Zengine cebine fakılla yere ata .10- Daracuk tamda tay oyna. 11- Bi nedü, beş nedü /dolu nedü, boş nedü /otuzunda gocayıp/ ombeşinde geç nedü. 12- Yeşil yaprakla arasından çıka bi civan /soyulup dökülü olu bi pelfan /bunuy eceli ya hataştan ya sudan.  13- Burdan atdım gılıcı Samsun’dan çıkdı bir ucu.  14-Davda tak tak/ suda şıp şıp / arşın ayaklı / burma bıyıklı.15- Nereye gidiyoy eyri bacak / sa ne tepesi dölük.
 

Facebook'ta Paylaş...


Okunma Sayisi : 51
Yazılma Tarihi : 2017-01-09
 
  İstatistik
  Dün : 2765
  Bugün : 1859
  Toplam: 2653002
   Online :

  55 konuk,

 
Tefen67.com

<< Yazara Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Yazıya Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama  
   
 
Tüm Yazılar Tarih Yorumlar Hit
1 .TARZAN ZOR DURUMDA!..  2017-01-16 0 37 
2 .Çaycuma’da Kış Geceleri  2017-01-09 0 51 
3 .KANLI SABAH...  2017-01-01 0 57 
4 .Çaycuma Birlik ve Dayanışma Gecesi   2016-12-26 0 124 
5 .HASAD’la komünizm propagandası!..  2016-12-19 0 67 
6 .KENTİN ÖNÜNÜ AÇMAK  2016-12-12 0 65 
7 .NE HALDEYİZ? O HALDEYİZ!..  2016-12-07 0 190 
8 .MADEN MÜZESİ  2016-11-28 0 107 
9 .CHP’DEN BEKLENEN  2016-11-21 0 112 
10 .Ankara’da Çaycuma Derneği  2016-11-14 0 134 
11 .DÜNYA ÖNDERİ ATATÜRK  2016-11-09 0 119 
12 .ATATÜRK IŞIĞINDA   2016-11-07 0 120 
13 .ULUSAL BAYRAM..  2016-10-24 0 182 
14 . KENTİN YERİ DAR..   2016-10-18 0 139 
15 .Güzel ülkem nereye?  2016-10-10 0 174 
16 .Önce Annelerini Vur..  2016-09-26 0 210 
17 .OKULLAR AÇILIRKEN  2016-09-19 0 211 
18 .12 EYLÜL DÜŞÜNCELERİ  2016-09-13 0 173 
19 .“Yüzüm Bana Benzer”  2016-09-05 0 162 
20 .Bir düğün..Bir cenaze..  2016-08-23 0 241 
21 .Ağrı Eşiği  2016-08-07 0 296 
22 .Suç Ortakları!..  2016-08-02 0 229 
23 .Yaşadıklarımdan öğrendiğim..  2016-07-25 0 245 
24 .Bizi şair yaptı Zonguldak..  2016-07-03 0 375 
25 .DİN İLE DÜNYA İŞLERİ..  2016-06-13 0 308 
26 .Bir Din Bilgisi Sınavı  2016-05-23 0 368 
27 .19 Mayıs 1919 Ruhu  2016-05-16 0 320 
28 .Çaycuma forumu..  2016-05-09 0 292 
29 .Atatürk düşmanlığının kaynağı  2016-05-02 0 396 
30 .Yaşa Atatürk, Yaşa 23 Nisan!..  2016-04-18 0 376 
31 .Çıkmaz Sokak  2016-03-28 0 396 
32 . Atatürk’e yazılan mektup..   2016-03-22 0 466 
33 .NERDE KALMIŞTIK DİYECEKTİM!..  2016-03-14 0 397 
34 .Adımız, andımızdır..  2016-02-29 0 372 
35 .BİR SÜRELİĞİNE YOKUM!..   2016-02-07 0 475 
36 .BİZ KİMİZ, BİLİYOR MUSUNUZ?  2016-01-11 0 475 
37 .BAŞARDINIZ SAYIN MÜDÜR!..  2016-01-05 0 487 
38 .CHP KENDİNİ TOPLAMALI..  2015-12-30 0 471 
39 .EKMEKLE GÜREŞMEK   2015-12-13 0 504 
40 .Öğretmen: Canpolat Pamay /Öğrenci: Mehmet Haberal  2015-11-23 0 636 
41 .ÇAĞLARIN ÖNDERİ ATATÜRK  2015-11-18 0 499 
42 .Atatürk’ten Laiklik Dersleri  2015-11-09 0 541 
43 .Kazanan, kaybeden!..  2015-11-03 0 544 
44 .“Aydın kişi” neyi nasıl yapmalı?  2015-10-27 0 601 
45 .Bu meydan kanlı meydan!  2015-10-14 0 628 
46 .KİTAPLARI YAKMAK.. (KISA KISA ANIMSAMA-2)  2015-10-04 0 683 
47 .ATATÜRK’ü BİLMEMEK..  2015-09-24 0 1054 
48 .YÜREĞİMİZDEKİ YANGIN..  2015-09-07 0 705 
49 .Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ile..   2015-09-02 0 698 
50 .Yedi sıra tel örgü..  2015-08-27 0 648 
51 .AŞK ENGELLİ   2015-08-12 0 552 
52 .Kent kültürünü korumak  2015-07-28 0 593 
53 .Yollar ayarsızsa toprak kayar, taş düşer!..   2015-07-22 0 648 
54 .Kentin geleceğine bakmak  2015-07-15 0 671 
55 .Bu yatak niye burada?  2015-07-10 0 649 
56 .Öldükten Sonra  2015-07-03 0 752 
57 .Kandilli’de “kömür kokulu gün”  2015-06-18 0 694 
58 .Bu Türkiye kitaba uymuyor!..  2015-06-13 0 768 
59 .Ben bu sazı çala çala yoruldum!..  2015-06-04 0 767 
60 .Devrek köylerinden sesler geliyor..  2015-05-27 0 813 
61 .Bir Pazar Günüydü..  2015-05-20 0 690 
62 .CHP neler yapacak?  2015-04-28 0 829 
63 .CHP’nin şansı nedir?  2015-04-14 0 793 
64 .“Dev Proje” ne oldu?   2015-04-08 0 1219 
65 .Emekli başkenti!..  2015-03-24 0 703 
66 .CHP’de kontenjan açmazı!..  2015-03-17 0 756 
67 .Sandıktan umut çıktı!..  2015-03-12 0 630 
68 .Okurlar Söyleşiyor  2015-02-22 0 906 
69 . Kent için toplumsal eğitim..  2015-02-11 0 707 
70 .Filyos Vadisi Belediyeleri Birliği  2015-02-03 0 1016 
71 .Baston kenti, kültür penceresi!..   2013-05-30 0 2543 
72 .Mektubun Avucumda..   2013-05-06 0 2524 
73 .Çankaya   2013-04-16 0 1635 
74 .Mustafa Kemal’den kurtulmak!..  2013-04-04 0 1681 
75 .Madenci protestosu!..  2013-03-13 0 2129 
76 .Güneşi Görememek!..  2013-03-04 0 1555