Demirbaş, YGS İptal Edilmeli

Eğitim Sen Gökçebey temsilcisi Yılmaz Demirbaş yaptığı açıklamada YGS İptal Edilmeli dedi. Demirbaş” Gökçebey Eğitim Sen olarak son günlerde gündemden düşmeyen YGS Şifreleme konusu üzerine Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Ölçme ve Değerlendirme Bölümünün 07.04.2011 Tarihli toplantısında YGS 2011 Uygulamasına ilişkin görüşlerini sizlerle paylaşmayı uygun görmüştür. Kamuoyunu sürekli yanıltarak başta öğrencilerimizi, biz velileri ve kamuoyunu moral yönünden çökerten ÖSYM Başkanı Ali Demir bu açıklamaları dikkatlice değerlendirerek, bu sınavın iptali ve haziran ayında yapılacak LYS ile birlikte yeniden yapılması yönünde karar almasını"(çok zor olasılık olarak görsek de)" hayal gücümüzü zorlayarak bekliyoruz. “dedi.

ÖLÇME VE DEĞERLENDĠRME BÖLÜMÜ KURUL KARARLARI
Toplantı Tarihi: 07.04.2011
Toplantı Sayısı: 08
Karar Sayısı: 18
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi
Ölçme ve Değerlendirme Bölümü’nün
YGS 2011 Uygulamasına Ġlişkin Görüşleri
27 Mart 2011 tarihinde yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)’nda kullanılan testler ve uygulanışı ile ilgili gelişmeleri değerlendiren Bölüm Kurulumuz 7 Nisan 2011 günü yapılan Bölüm Toplantısı’nda belirlediği aşağıdaki görüşleri Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanlığı’na (Rektörlüğümüze takdim edilmek üzere) sunmaya karar vermiştir.
YGS gibi önemli bir sınavda kullanılacak ölçme araçlarının geliştirilmesinde ve uygulanmasında ölçme ve değerlendirmenin vazgeçilmez bazı bilimsel temel ilkelerinin gözetilmesi gerekir. Sınavın sonucuna göre verilecek kararların adil, nesnel, eşitlik ilkesine zarar vermeyecek biçimde; bir başka ifade ile geçerli ve güvenilir olabilmesi için sınava ilişkin tüm uygulamaların bu ilkelere göre gerçekleştirilmesi zorunludur.

1) YGS 2011’de uygulanan testlerde, a) konu/tema birliğinin sağlanması, b) soruların kolaydan zora doğru sıralanması ve c) sayılarla ifade edilen seçeneklerin küçükten büyüğe veya büyükten küçüğe doğru sıralanması ilkelerinin göz ardı edilerek “her adaya özgü bir kitapçık” uygulaması adı altında akademik açıdan kabulü mümkün olmayan, tamamen “mekanik” olarak nitelenebilecek bir uygulamaya gidildiği gözlenmiştir. Esasen 1 700 000 ayrı kitapçık için bu ilkelerin gerçekleştirilmesi de mümkün görünmemektedir.

YGS gibi seçme amacıyla kullanılmak üzere geliştirilen bir testte;
a) Konu/tema birliğinin sağlanması gerekir. Bir testteki belli bir konu ya da temaya ilişkin soruların testin farklı yerlerine dağılması, öğrencinin testi yanıtlarken zihinsel kurgusunu ve dikkatini bozacak, gerçek performansını göstermesini engelleyecektir. Bu ilkeye uygun olmayan kitapçıklarla karşılaşmak adaylar açısından haksız bir durum yaratmakta ve eşitlik ilkesini bozan bir nitelik taşımaktadır.
b) Soruların kolaydan zora doğru sıralanması gerekir. Sınav zaten yeterince kaygı yaratan bir ortamdır. Bazı adaylar bu kaygıyı o kadar fazla yaşarlar ki bu durum soruları anlamalarını güçleştirecek hatta onların rahatsızlanmasına neden olacak düzeyde olur. Sınav kaygısı, psikolojide yoğun olarak çalışılan bilimsel bir araştırma konusudur. Bu yüzden adayın moralini başlangıçta zor sorularla bozmamak, var olan potansiyelini en iyi biçimde ortaya koymasını sağlamak üzere test kolay sorularla başlar. Tersi bir durumda, ölçme işine ölçme aracından kaynaklı bir hata karışır. Bu yüzden, YGS 2011’de yukarıdaki ilkeye uygun olmayan kitapçıklarla karşılaşan adaylar dezavantajlı durumda kalmışlardır.
c) Sayılarla ifade edilen seçeneklerin küçükten büyüğe veya büyükten küçüğe doğru sıralanması gerekir. Seçenekleri sayı, rakam türünde olan sorularda seçenekler büyükten küçüğe ya da küçükten büyüğe doğru sıralanır. Buradaki temel gerekçe yine aynıdır. Diğer bir deyişle amaç, adayın testle ölçülen özellikteki gücünü ortaya koymasıdır, seçenekleri algılama hızını veya karışık halde verilmiş seçenekleri zihninde sıralama gücünü ölçmek değildir.
Yukarıda belirtilen temel ölçme ilkelerine uygun olarak hazırlanan bir testteki soruları cevaplayan adayların başarısı ile aynı soruları içeren ancak tekniğine uygun bir formda sunulmamış olan bir testi cevaplayan adayların başarısı arasında, ilk gruptakilerin lehine önemli farklılıkların olduğu tartışılamayacak kadar açık bir bilimsel olgu niteliğindedir. “Her adaya özgü soru kitapçığı” uygulamasının, bazı adayların lehine, bazı adayların ise aleyhine sonuçlar doğuracağı açıktır.

“Şifre” tartışmalarının ilk ortaya çıktığı tarihte (2 Nisan 2011), ÖSYM’nin Web sayfasında yer alan YGS 2011’de kullanılan testler ve cevap anahtarları söz konusu “şifre” çerçevesinde Bölümümüz öğretim üyelerince incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda, özellikle “Temel Matematik Testi”nde yer alan sorularda; soru kökünü ve seçenekleri hiç okumadan belirtilen şifre uygulanarak, 40 sorudan 30’un üzerindeki soru için hemen doğru cevaba 2 gidilebildiği gözlenmiştir.
Bu incelemede olduğu gibi, YGS 2011’de kullanılan diğer kitapçıklarda da yanıtların seçeneklere tesadüfî bir biçimde dağıtılmayıp belli bir sistematiğe göre yerleştirildiği (şifreleme) iddiası gerçek olduğu takdirde, sınavın yansızlığı tamamen ortadan kalkmış olacaktır. Zira bu durumda testlerde ölçülen, adayın ilgili alanlardaki akademik başarısı değil, seçeneklerdeki sistematiği yakalama gücü olacaktır. Bu sistematiği yakalayarak doğru yanıtlar veren adaylar, haksız bir başarı elde etmiş olacaklardır.
2) ÖSYM Başkanının 3 Nisan 2011 günü yaptığı “Basın Toplantısı”ndaki açıklamalarının ve basın mensuplarının sorularına verdiği yanıtların, konuya ilişkin kuşkuları giderici nitelikte olmadığı gözlenmiştir. Tartışılan “şifreleme sistemi”nin hiçbir adaya ait test kitapçığında kullanılmadığı bu toplantıda ifade edilmiştir. Böyle bir “şifreleme sistemi” adaylara verilen test kitapçıklarında bulunmuyorsa ve ÖSYM, test hazırlama sürecinde, güvenlik, gizlilik vb. nedenlerle bir “şifreleme sistemi” kullandıysa, bu sistemin güvenlik açısından özellikle saklanması gerekirken, neden kamuoyuna ilan edilen kitapçıkta bu şifreleme sistemi ile çözülebilen soruların yer aldığına dair akla yatkın ve akademik bir gerekçe sunulmamıştır.
3) Söz konusu basın toplantısında, ÖSYM Başkanı tarafından “her adaya özgü soru kitapçığı hazırlandığı; her sorunun doğru cevabının da her bir adayın soru kitapçığında yine rastgele bir biçimde bir seçeneğe atandığı; madde analizine imkân tanımak üzere yanlış seçeneklerin de yerlerinin değiştirildiği” belirtilmiştir. Madde analizi temelde maddelerin (soruların) teknik niteliklerini (güçlük derecesi, ayırdedicilik gücü vb.) ortaya koymak üzere yapılır. YGS 2011’de “adaya özgü soru kitapçığı” hazırlanmış olması, madde analizine “imkân tanımak” bir tarafa, bu analizlerin yapılmasını gereğinden fazla güçleştirecektir.
4) İlgili basın toplantısında ÖSYM Başkanı tarafından; YGS 2011’e ilişkin test geliştirme çalışmaları yapılırken, “eğitim bilimcilerden görüş aldıkları” ifade edilmiştir. Uzmanlık alanı “Ölçme ve Değerlendirme” olan hiçbir eğitim bilimcinin bu değerlendirme raporunun 1. maddesinde belirtilen ilkeler başta olmak üzere; ölçmenin temel ilke ve tekniklerine uygun düşmeyen bu tarz sınav uygulamalarını desteklemesi mümkün görünmemektedir.

Sonuç olarak, yukarıda sıralanan gerekçeler çerçevesinde; başta öğrenciler, veliler, öğretmenler, öğretim üyeleri ve yöneticiler olmak üzere çok geniş kitleleri ilgilendiren, geçerlik ve güvenirliği açısından ciddi sınırlılıklar taşıyan bu sınavın sonuçlarına dayalı olarak kararlar almak, ölçme ve değerlendirme alan uzmanlarının kabul edebileceği bir uygulama olmadığı gibi, hiçbir sağduyu sahibi insanın da onaylayabileceği bir uygulama değildir.

Büyük bir psikolojik yük altında bu sınavlara hazırlanarak katılan öğrencilerimizin, onları maddi-manevi büyük fedakârlıklara katlanarak yetiştiren velilerimizin lehine olacak ve kuşkularını giderecek en uygun çözüm; bu “sınavın iptali” ve daha önceki yıllarda yapılan sınav uygulamalarında olduğu gibi, bu yıla özgü olmak üzere birinci ve ikinci aşama sınavlarının bir arada yapılmasıdır.

 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2011-04-21
Bu haber 1627 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1328
  Bugün : 1256
  Toplam: 4617060
   Online :

  98 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama