Bayrama intiharlarla yürüyoruz...

Bu intiharlar neyin göstergesi beyler?
Bayram günlerine tam bir curcuna içinde giriyoruz. Bir yanda evet hayır oylaması, diğer yanda bu oylama nedeniyle artan siyasi dalaş ve ekonomik verileri dip yapmış bir halk kitlesi sessizliği. Sessizlik derken suskunluk değil kastettiğim. Örgütlü olamamak, seslerini birleştirememektir gördüğüm. Bir Hacivat Karagöz oyunu izler gibi söylenenlerden anlam çıkarmaya çalışıyor insanlar.

Çok bilinenin yinelenmesi ama son günlerde ölümle sonuçlanan intiharların sürdüğünü, artarak sürdüğünü görüyoruz. İnsanlar mutlu mesut yaşarken yaşamında yeni bir heyecan olsun diye kendilerini öldürmeyeceğine göre, bunun sosyolojik, psikolojik ve ekonomik nedenlerinin araştırılması gerekir. Bu tür durumlara ilişkin tespitlerde bulunurken aklıma hep internet ortamında iktidar yanlısı yazılarını paylaşan bir ad geliyor. Yine insanların mutsuz olduğunu, bölge insanının bir çıkmaz içinde çırpındığını, bunun da intiharlarla gün yüzüne çıktığını anlattığım bir yazıma karşılık olarak gönderdiği; "Bazıları kendi başarısızlıkları sonucu yaşadıkları mutsuzluklarına, toplumu da katmak istiyor, ben mutsuzsam sen de mutsuz ol diye düşünüyor ve öyle yazıyorlar..." anlamına gelen yazısı vardı. Bu tür değerlendirmeleri sıkça yapan insan sayısı az da değil. Sanıyorlar ki, ben ve benim gibiler yaşamlarında hep başarısızlıklar yaşamış, bu nedenle mutsuz, bu mutsuzluklarını tek başlarına yaşamak yerine, aslında mutlu bir yaşam süren ve durumundan hoşnut olan toplumu da kendi karamsarlıklarına ortak etmeye çalışıyor. İlginç bir bakış açısı bu. Birey olarak ben kendimi gözden geçirdiğimde, nerede yenildiğimi, hangi konularda başarısız olduğumu ve mutsuz olup olmadığımı tartıyorum ve açıkçası gülüyorum. Çevremdeki dostların da yaşamda herhangi bir önemli başarısızlıkları yok. Tam karşıtı, hemen hemen tamamı doğru bir yol ve yöntem izleyerek yaşadıklarından kendi alanlarında eni konu üst düzeylerde bulunuyorlar. Ben ve benim gibi düşünen dostların özünde yurtseverlik ve insan sevgisi var ve bu sevgi onları toplumsal bir birey kılıyor. Oysa, kendinden ve kendi çıkarlarından başkasını düşünmeyen kişilerinse böyle bir kaygısı olmadığı gibi, bu çıkarlarının düşmanı olarak gördükleri insanlara da fütursuzca saldırıyorlar. Aslında bugün, bu halkın, somut olarak kavganın dışında olmasının nedeni bu. Onları sömüren, ezenlerin, bu sömürüye ve ezilmişliğe karşı duranlarla yaptığı kavgayı izliyor halk. Bu kavga nerede, ne zaman, nasıl biter bilmiyorum ama, kendini ipe asan insanlar bizim ezildiğini, sömürüldüğünü, gelecek umudunun çalındığını söylediğimiz insanlardır.

Bayram sevinci, sevinçlerin en içten olanıdır. Armağanlar alınır, verilir, el öpülür, hal hatır sorulur, hem diriler hem ölüler anımsanır, ziyaret edilir, barışılır... Bakın bakalım insanların yüzüne bu dermanı, bu sevinci, bu mutluluğu görebilecek misiniz? İşsizi geçtim, çalışanı açlık sınırı ortalamasının iki kat altında ücret alan bir insan kime ne hediyesi alır, kimin elini öpmek, kime gülümsemek isteyebilir? Bugün kaymak tabaka olarak görünen memur kesimi bile yoksulluk sınırının altında ücret almaktadır. Çağdaş yaşamın gereklerini yerine getirebilmek için mademki kapitalist ekonomi sistemiyle hemhal olacağız, o zaman bari oyunu kuralına göre oynayalım da insanları insanca yaşatacak bir ücretlendirmeye gidelim. Bu tümce bile kimilerini rahatsız ediyor. İnsanların çaldıkları umutlarını bile geri verseler bazı şeyler düzelecek. İnsanları ipe gönderen, gelecek umutlarını yitirmiş, çaldırmış olmalarıdır.

Bütün bu yazdıklarımı aslında bu siteyi izleyen bütün dostlar üç aşağı beş yukarı biliyor. Yani bilinenin yinelenmesi yazdıklarım. Ancak, söylemeden de geçemiyor insan. Bu intiharlar yüreğimi acıtıyor. İnsan için biricik değer olan yaşama hakkından bir çırpıda vazgeçebilmek o kadar da basit bir durum olmasa gerek. İnsaf ölçülerinde düşünmeye çağırıyorum herkesi. Adaletli olmaya çağırıyorum. Saygılı olmaya çağırıyorum.

Mevlüt Kırnapçı
 

 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2010-09-11
Bu haber 1331 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1818
  Bugün : 1503
  Toplam: 4610502
   Online :

  81 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama