Çaycuma’da Sivas Anması

2 Temmuz 1993’te, Pir Sultan Abdal Şenlikleri için bulundukları Sivas’ta, Madımak Oteli’nin kuşatılması ve ateşe verilmesi sonucunda yaşamını yitiren 35 aydın Çaycuma’da anıldı.

Çaycuma Emek ve Demokrasi Platformu tarafından, Çaycuma Öğretmenevi önünde yapılan anma etkinliğine çok sayıda kişi katıldı. Sivas Katliamında ölenlerin isimlerinin tek tek okunduğu anma etkinliğinde sık sık, ‘İnsanlık yanmasın, Sivas’ı unutma, Madımak Oteli müze olsun’ sloganlarının atıldı.  Sivas Madımak’ta yanarak ölenlerin fotoğraflarının ellerde tutulduğu etkinlikte Çaycuma Emek ve Demokrasi Platformu adına Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği Kadın Sekreteri Nilgün İlhan Akyüz tarafından açıklama yapıldı.

Akyüz açıklamasında şöyle dedi: “Sivas’ta Yanan 35 Aydınlık İnsanı Hiç Unutmadık ve Asla Unutmayacağız!

Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Sivas katliamının üzerinden 17 yıl geçti. 2 Temmuz 1993’te, Pir Sultan Abdal Şenlikleri için bulundukları Sivas’ta, Madımak Oteli’nin kuşatılması ve ateşe verilmesi sonucunda; Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asaf Koçak, Behçet Aysan gibi şair, yazar, sanatçı ve aydınlarımızın da aralarında bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi.

Madımak’a düşen ateş, 17 yıldır yüreklerimizde için için yanmaya devam ediyor. 17 yıldır hepimiz, o yangının zifiri karanlığından artan kara bir yas tutuyoruz. Ne zaman bir bağlama sesi duysak aklımıza hala önce Nesimi Çimen gelir, Hasret Gültekin gelir, Muhlis Akarsu gelir, Edibe Sulari gelir. Ne zaman edebiyat dense, şiir dense, aklımıza ilk önce Asım Bezirci gelir, Metin Altıok gelir, Behçet Aysan gelir, Uğur Kaynar gelir, Muammer Çiçek gelir, Mehmet Atay gelir. Ne zaman bir karikatür görsek, aklımıza önce Asaf Koçak gelir. Ve ne zaman aydınlık bir gelecek umudundan bahsedilse, gençliğine doyamamış oğlanlar ve kızlar gelir aklımıza önce, kimi daha on ikisinde, kimisi yirmisinde…

İnsanlık tarihinin bu kara lekesi toplumsal hafızada, yaralı bilinçlerimizde, kanayan vicdanlarda büyüdükçe büyüyor. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan katliam, 1978’de Malatya’da, 1979’da Kahramanmaraş’ta, 1980’de Çorum’da yaşananların ve yaşatılmaya çalışılanların devamıdır. Çorum’un, Maraş’ın izinde giden ve halkları birbirine düşman etmeyi amaçlayan bu aydın kıyımının, bu insanlık kıyımının unutulması, unutturulması mümkün değildir. Kaldı ki, sorumluların ellerini kolları sallayarak gezdikleri, katillerin aramızda dolaştığı düşünülürse, Madımak ateşinin 17 yıldır söndürülemediği gerçeği bir kere daha gözler önüne gelecektir.

Sivas katliamı, Türkiye’de aydınlığa, çağdaşlığa, demokrasi ve laikliğe, kardeşliğe, bir arada yaşama kültürüne, çok kültürlülüğe ve demokratik bir ülke yaratma düşüncesine karşı bir saldırıdır.

O gün Sivas’ta yanan aydınlarımızı, insanlarımızı unutmadığımız gibi, o kara ateşi tutuşturan karanlık elleri de unutmayacağız asla. O katilleri, insanların yakılışını izleyenleri hafızalarımızdan asla silmeyeceğiz. Onların karanlık siluetleri, bu ülkede demokrasi ve özgürlük mücadelesine ne kadar kararlı bir biçimde sahip çıkmamız gerektiğini her daim hatırlatmaktadır.

2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta eli sopalı, taşlı, zincirli onbini aşkın saldırgan, insan avındayken bu korkunç durum, Başbakana, İçişleri Bakanı’na defalarca bildirildiği halde herhangi bir yardım gelmedi ve önlem alınmadı. 35 insan yakılarak feci şekilde katledildi. Bizler, Madımak Oteli’nin ateşe verilirken; ‘Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz’ diyen Cumhurbaşkanını, ‘Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir. Olaylarda bir tek vatandaşımızın dahi burnu kanamamıştır’ diye açıklama yapan başbakanı ve otele yapılan saldırıyı; ‘Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir’ şeklinde yorumlayarak saldırganları mazur gösteren dönemin İçişleri Bakanını da asla unutmayacağız. Bizler, katillere avukatlık yapan Adalet Bakanını da unutmayacağız. Bizler, aydınlarımızın yandığı yeri yıllarca et lokantası yapanları da asla unutmayacağız!

 

Tekrar belirtiyoruz ki bizler, ülkemizi gericiliğe ve ırkçı-şoven odaklara asla teslim etmeyeceğiz. Katliamın 17.yılında on binlerce kişi kardeşliğin şehrini barışın ülkesini kurmak için bugün de Sivas Madımak Oteli’nde bir araya geldi. Sivas başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında tarihimizle, bu günümüzle yüzleşmek ve geleceğe umutla bakmak için alanlara çıkıldı. Savaşı barışa, hoşgörüsüzlüğü hoşgörüye, düşmanlığı sevgiye dönüştürmek için katliamcı anlayışı tarih önünde mahkûm etmek için alanlardayız. Mezhep ve kimlik farlılıklarımızı kullanarak düşmanlık yaratmak isteyenlere karşı, barışın ve kardeşliğin meşalesini yakmak için anlardayız. 

Gelinen süreçte önce et lokantasının kapatılıp ardından Madımak Otelinin kamulaştırma çalışmalarının yapılması olumlu gelişmelerdir ancak yeterli değildir. Emek ve demokrasi güçlerince srarla dile getirilen bu otelin ‘utanç müzesi’ olma talebi göz ardı edilmekte ve adeta yok sayılmaktadır. AKP Hükümeti, kendine özgü demokrasi anlayışından kurtulmak istiyorsa, Madımak Oteli’nin müze yapılması talebine yanıt vermelidir.

Madımak’ta yanan 35 aydınlık insanı hiç unutmadık ve asla unutmayacağız! Sivas katliamında yaşamını yitiren aydınlarımızın, insanlarımızın tüm değerleri ve mücadelesi mücadelemizde yaşamayı sürdürüyor. En güçlü sesimizle ve tertemiz bilinçlerimizle onları hatırlıyor, katliamda yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anıyoruz. Katilleri de, katliama seyirci kalan yetkilileri de nefretle kınıyoruz.  

Sivas’ı Unutmadık! Unutmayacağız! Unutturmayacağız!

Madımak Oteli Müze Olacak!”

 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2010-07-02
Bu haber 1388 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1818
  Bugün : 1122
  Toplam: 4610121
   Online :

  68 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama