Akyol, Gün TEKEL İşçileriyle Dayanışma ve Birlikte Mücadele Etme Günüdür!

KESK Çaycuma Bileşenleri adına açıklama yapan Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol
“TEKEL işçilerin mücadelesinin hepimizin mücadelesi olduğunu 4 Şubat Perşembe günü, 1 günlük dayanışma greviyle ve alanlara çıkarak bir kez daha göstereceğiz. 4 Şubat Perşembe günü saat 12.00’de Çaycuma Öğretmenevi önünde toplanıp, saat 12.15’te Çaycuma Çarşı Meydanı’nda diğer konfederasyonlara bağlı işçi ve emekçilerle buluşacağız. “ diyerek açıklamasında şunları ifade etti”AKP Hükümeti, birçok konuda şampiyondur. Örneğin, özelleştirmede şampiyondur. Hak arayan işçiyi, işsizi, memuru, öğrenciyi, atama bekleyen öğretmen adayını, çiftçiyi tehdit etmede şampiyondur. Emekçileri işçi-memur, kadrolu işçi-taşeron işçisi, sözleşmeli, 4/C’li, 4/B’li  adı altında parçalayarak örgütsüzleştirmede, etkisizleştirilmede ve eşit işe eşit ücret ilkesini ayaklar altına almada şampiyondur. Hem de dünya şampiyonudur.
Başbakan Erdoğan’ın TEKEL işçilerini tehdit ederek, kabul ettirmek istediği 4/C statüsü tamamen özelleştirme mantığının ürünüdür. AKP Hükümeti, kârlı kamu işletmelerini yok pahasına sermayeye aktarırken bu işletmeleri kârlı hale getiren, etiyle, kanıyla, dişiyle tırnağıyla bu işletmelerin her bir tuğlasında, makinesinde hakkı bulunan emekçileri de kölece çalışmaya, kazanılmış haklarını gasp etmeye, açlığa ve sefalete mahkûm etmeye kararlıdır.
AKP Hükümeti 10 bini aşkın TEKEL işçisini 4/C köleliğine mahkûm etmekte ısrar ediyor. Direnişin ilk günlerinde işçileri şiddetle yıldıracağını, işçileri gaz bombaları, tazyikli su, polis copu, vali baskısıyla teslim alacağını düşünen AKP Hükümeti, işçilerin kararlı duruşu, büyüyen ve ülke düzeyinde destek bulan direnişi karşısında görüşmelere başlamak zorunda kaldı.
Ancak, TEKEL işçilerinin tüm baskılara, soğuk hava koşullarına rağmen 52 gündür dalga dalga büyüyen kararlı direnişi karşısında "sorunu çözmekten yana" bir görüntü sergilese de, AKP hükümeti, esas olarak işçileri oyalamaya ve masa başında teslim almaya çalışmıştır. Hükümet ile TÜRK-İŞ başkanı ve yöneticilerinin yaptığı görüşmede AKP'nin gerçek niyeti açığa çıkmıştır. Yapılan görüşmeler sonuç vermemiş, işçilerin mevcut durumunu korumaya yönelik talepleri kabul görmemiştir.  AKP, kölelik statüsü olan 4/C'den vazgeçmek yerine, bazı eklemeler yaparak işçilerin tüm özlük haklarını kaybetmiş olarak köleliği kabul etmelerini istiyor. 4/C statüsünde ısrar ederek işçilere köleliği dayatan AKP hükümeti, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarını da hesaplarına yatırarak, işçilerin statüsünü belirsiz hale getirerek, direnişi kırmanın hesabını sürdürmektedir. Başbakan "Bu ülke yolgeçen hanı değildir" diyerek hakları için direnen işçileri tehdit ediyor. İşçilere saldırıyor, sendikacılara saldırıyor, dayanışma içindeki halka saldırıyor.
TEKEL işçileri, mevcut işçi statüleri ve özlük hakları korunarak çeşitli kamu işletmelerinde kadrolu istihdam edilmek istemektedirler. Bundan daha doğal ne olabilir ki? Çalıştıkları makineler durdurulmuş, kâr eden fabrikaları kapatılmış, çalıştıkları işletmeler arazileriyle birlikte sermayeye peşkeş çekilen 10 bini aşkın TEKEL işçisi, hakları korunarak çalışmak istemektedir.
Ankara’da sürmekte olan TEKEL işçilerinin direnişi Türkiye’nin bütün emekçileri için önemli bir sınav niteliği kazanmıştır. Bugün tüm emekçilerin yüreği TEKEL işçileri için atmakta, umutları, talepleri TEKEL direnişinde somutlanmaktadır. TEKEL direnişi emekçiler için bir dönüm noktasıdır. Direnişin kaybedilmesinin sonuçları bütün emekçiler için ağır olacaktır. TEKEL işçisi kaybederse sıra adım adım herkese gelecektir. Direnişin kazanılması durumunda ise aynı 25 Kasım Grevinde yaşandığı gibi, emekçiler için daha aydınlık, daha demokratik bir Türkiye umudu güçlenecektir. Bu nedenle emek ve demokrasi güçleri bu direnişe tüm güçleriyle destek vermelidir.
6 Konfederasyon (TÜRK-İŞ, DİSK, HAK-İŞ, KESK, KAMU-SEN, MEMUR-SEN) 4 Şubat Çarşamba günü TEKEL işçileriyle dayanışma amacıyla 1 günlük iş bırakma kararı aldı.  TEKEL işçileri yıllardır süren bu karanlığa karşı bir meşale yaktılar. Bu meşalenin sönmesine izin vermeyelim. İki aya yakın süre boyunca AKP'nin her türlü, baskı, şiddet, hakaret ve oyalama taktikleri karşısında teslim olmayan, kararlıca direnen TEKEL işçilerini yalnız bırakmayalım. 
Diğer taraftan TEKEL işçilerinin durumuyla ilgili uzlaşı sağlanamaması üzerine Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel ve 200 TEKEL işçisi de açlık grevine başladı.
Emekçilerin kararlılığını, TEKEL işçilerin mücadelesinin hepimizin mücadelesi olduğunu 4 Şubat Perşembe günü, 1 günlük dayanışma greviyle ve alanlara çıkarak bir kez daha gösterelim.
İşçileri, kamu emekçilerini, gençleri, kadınları,  tüm halkımızı AKP hükümetinin emek ve demokrasi düşmanı tutumu karşısında TEKEL işçileriyle dayanışmaya çağırıyoruz. 4 Şubat Perşembe günü saat 12.00’de Çaycuma Öğretmenevi önünde toplanıp, saat 12.15’te Çaycuma Çarşı Meydanı’nda diğer konfederasyonlara bağlı işçi ve emekçilerle buluşacağız.
4 Şubat 2010 Perşembe günü saat 12.15’te Çaycuma Çarşı Meydanı’nda olarak, emekçilerin gücünü gösterelim.  Gün dayanışma ve birlikte mücadele etme günüdür! “dedi

 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2010-02-03
Bu haber 1272 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1000
  Bugün : 399
  Toplam: 4749380
   Online :

  64 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama