Gökçebey’de Uyarı Eylemi

            KESK ve Türkiye Kamu-Sen’in toplu sözleşme ve grev hakları için Türkiye genelinde yaptığı iş bırakma eylemine Gökçebey’de de KESK ve Kamu Sen üyeleri tarafından birlikte gerçekleştirildi. İki sendikanın üyeleri ve Siyasi parti temsilcilerinin de destek verdiği eylem yoğun bir katılımla gerçekleşti. Dün sabah saat 10.00 da terminal önünde toplanan sendika üyeleri ve siyasi parti temsilcileri daha sonra yürüyüşe geçti.

Yürüyüş miting havasında gerçekleşti. Yürüyüş basın açıklaması yapılmak üzere Cumhuriyet alanında son buldu. Burada Kamu Sen adına Emrullah Deliacı, KESK adına da Gökçebey Eğitim Sen temsilcisi Yılmaz Demirbaş açıklama yaptı Demirbaş açıklamasında şunları ifade etti.”Özgür, eşit, adil bir Türkiye için Türkiye’nin dört bir yanında alanları dolduran on binlerce emekçiye selam olsun. Bugün alanları doldurarak yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe karşı sesini yükselten emekçiler merhaba,  kriz nedeniyle işini kaybetmiş, çocuklarına ekmek götüremez hale düşürülmüş işsiz kardeşlerimiz merhaba, açlık sınırının altında bir ücretle vefasızlığa uğramış, yoksulluğa mahkum edilmiş emekliler merhaba, krizin yükü altında ezilen, kredi batağına düşmeye zorlanan esnaflar merhaba, diplomalı işsizlikle terbiye edilmeye çalışılan, yurt ücretini, üniversite haraçlarını ödemekte zorlanan umutsuzluğa, yarınsızlığa alıştırılan gençlerimiz merhaba, bu adaletsiz dünyanın yükünü iki kere taşımak zorunda bırakılan erkek egemenliğinin şiddetiyle yüz yüze yaşam mücadelesi veren kadınlar merhaba. Milliyetçi histeriler karşısında pabuç bırakmayan, halkların eşit, özgür ve adil bir ortamda bir arada yaşaması için çaba gösteren barış güçleri merhaba. Krize karşı 1 yıldır 29 Kasım’da, 15 Şubat’ta, 1 Mayıs’ta, 15 Haziran’da, 6 Ekim’de IMF’ye karşı meydanları doldurarak “krizin bedelini ödemeyeceğiz” diye haykıran, toplu sözleşme ve grev hakkının gaspı karşısında direnen kamu emekçileri merhaba.
Emek ve meslek örgütlerinin temsilcileri, mücadelemize her zemin ve koşulda omuz veren, emek dayanışması içinde her zaman yanımızda hissettiğimiz kardeşlerimiz merhaba…  
Bugün Türkiye’nin her yerinde hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanıyoruz. Bugün Türkiye’de eğitim verilmiyor, temel ulaşım hizmetleri verilmiyor, acil durumlar dışında sağlık hizmeti verilmiyor. Bugün kamu emekçileri yıllardır birikmiş sorunların karşısında hâlâ emekçileri görmeyen, onları sefalete iten, ülkeyi krizden krize sürükleyen neo-liberal politikalara karşı seslerini bir kez daha yükseltiyor.
Buradan taleplerimiz karşısında bir duyarsızlık abidesi gibi duran siyasi iktidara sesleniyoruz. 25 Kasım Grevine ülkeyi getiren sizsiniz. Sayın Başbakan, bakın buradan bir kez daha 25 Kasım Grevinin nedenlerini tane tane anlatacağız, iyi kulak verin.
Yıllardır emekçilerin sorunlarına kulaklarınızı tıkadınız. Emek örgütlerini görmezden geldiniz. Bu ülkenin çalışma yaşamını çağdışı sendika yasalarıyla yönetmekte ısrar ettiniz. Emekçileri işçi memur diye ayırdınız, sözleşmeli, kadrolu, 4B’li 4C’li diye ayırdınız, kurum işçisi, taşeron işçisi diye ayırdınız. Emeği her fırsatta bölmeye çalıştınız. Emekten emekçilerden sakındığınız kaynakları sermayenin emrine verdiniz.
Bu grevi hak ettiniz!
Sağlık ve eğitim başta olmak üzere temel kamusal hizmetleri piyasalaştırmak için, kârlı bir Pazar haline getirmek için canla başla çalıştınız. Kamusal alanı sermayenin talanına açtınız. Mezarda emeklilik yasalarıyla, SSGSS yasalarıyla, katkı payı uygulamalarıyla her yaptığınızla, attığınız her adımla emekçilere saldırdınız; onları açlık sınırının, yoksulluk sınırının altında ücretlere mahkûm etmek için her yolu denediniz. Sağlık alanında her gün bir skandala imza attınız, en son domuz gribi skandalında bir elinizle yaptığınızı bir elinizle yıktınız. Halkı ne yapacağını bilemez hale düşürdünüz.

Bu grevi hak ettiniz!
Hakkını arayanları sokaklarda coptan geçirdiniz, gaza boğdunuz. Sendika kadrolarımızı soruşturdunuz, sürdünüz, işten çıkardınız. Bu da yetmedi konfederasyon binalarımıza baskın düzenleyip yöneticilerimizi tutukladınız. Hak aramayı, emekten yana olmayı, sendikal mücadeleyi bir suçmuş gibi göstermeye çalıştınız. Bırakın emekçilerin haklarını genişletmeyi, mevcut haklarını bile kullandırmadınız, gasp ettiniz.
Bu grevi hak ettiniz!
Sermaye yanlısı politikalarınızla ülkeyi krize soktunuz. Sizin şaibeli rakamlarınızla % 15, gerçekte % 20’ler seviyesinde işsizliğe siz yol açtınız. Kriz karşısında bir sürü önlem paketi hazırladınız. Bunların bir tanesinde bile emekçileri koruyan, işsizleri koruyan, yoksulları koruyan bir şey yapmadınız. Bu paketlerde bizzat krize yol açanlara teşvik üzerine teşvik yağdırdınız. Dolaylı vergileri arttırarak, katkı paylarıyla, enerji ve ulaşım zamlarıyla krizin bedelini emekçilere ödettirmeye kalkıştınız. 2010 bütçesine işsizlikle nasıl mücadele edeceğinize dair bir cümle bile koymadınız. İstihdamsız büyümeyi hedeflediniz.
Bu grevi hak ettiniz!
Buradan Siyasi iktidara bir kez daha sesleniyoruz. 25 Kasım Grevi emekçilerin size yönelik uyarısıdır. Yanlışlığı defalarca kanıtlanmış politikalarınızı terk etmeniz için yapılan bir uyarıdır. 25 Kasım grevi ülkede demokrasi ve barışın sağlanması için ürkek, arkası boş açılımlar yerine cesur ve bütün toplumsal kesimlerin katıldığı somut adımlara ihtiyaç olduğunu size hatırlatmak için yapılmış bir uyarıdır. 25 Kasım Grevi hukuku çiğneyerek engellediğiniz toplu sözleşme ve grev hakkımızı engellemeyi bırakmanız için yapılan bir uyarıdır.25 Kasım Grevi kamu emekçilerinin dayatılmış yüzdelik ücret artışlarına mahkûm eden toplu görüşme uygulamasını terk edip bir ana önce toplu sözleşme masasına oturmanız konusunda bir uyarıdır.
AKP iktidarı 25 Kasım grevini iyi değerlendirmelidir. İktidar emekçilerin bu uyarısını da dikkate almaz, hak gasplarına devam eder, sermaye yanlısı politikalarında inat edecek olursa bilmelidir ki, emekçiler için daha geniş ve kapsamlı bir mücadele dönemini başlatacaktır.
Mücadele edenler her zaman kazanamayabilir, ancak kazananlar daima mücadele edenler olmuştur.”dedi basın açıklamasından sonra sendika üyeleri olaysız bir şekilde dağıldı.

 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2009-11-26
Bu haber 1722 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 2003
  Bugün : 406
  Toplam: 4611408
   Online :

  65 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Zeki Albuz 2009-12-13 :

Toplu sözleşme yapamayacaklarsa adı sendika değil dernektir.Yorumlar zaten kısa ve öz oluyor.Parçalı alındığında anlam bozuluyor.bilgilerinize.


ali yar 2009-12-04 :

ali veli basın açıklamasını adam gibi okursan o eylemin tüm emekçiler için yapıldığını anlarsın senin yapacağında destek olmaktır


ali veli 2009-11-28 :

2000 lira maaşla geçinemezseniz 3 5 ay tail yapıp meydanlara çıkarsanız ben ne yapayım... söleyin bana ben ne yapayım 500 tl maaşla...


Zeki Albuz 2009-11-26 :

Toplu sözleşme yapamayan sendika olurmu? Toplu sözleşme yapamayacaklarsa adı dernek değil sendikadır


Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama