Eğitim-Sen Şube Başkanı Orhan Yılmaz Kazanamayanları ne Yapacaksınız?

              Eğitim-Sen Şube Başkanı Orhan Yılmaz, eğitimin temel bir hak olduğunu belirterek, herkesin eğitim olanaklarına erişebilme ve eğitim olanaklarından yararlanma hakkına sahip olduğunu söyledi.Yılmaz, "Eğitimde eşitlik, eğitimin bir hak olduğu kabulünden hareketle herkesin eğitim olanaklarına erişebilmesi ve bu olanaklardan yararlanabilmesi anlamına gelir. Bu ise,  kamusal kaynaklarla finanse edilerek kamu tarafından parasız biçimde yerine getirilen bir eğitim sistemi ile mümkündür. Genel olarak eğitimin, özelde yükseköğretimin parasız olması, salt öğrencilerden harç vb. adlar altında belli paraların alınmamasını değil aynı zamanda öğrencilerin ders materyallerinin, beslenme ve barınma giderlerinin de büyük ölçüde parasız olmasını gerektirir. 
              Ülkemizde her yönüyle sınavlara endekslenen eğitim sistemi kamu eğitimini işlevsiz bırakmakta, eğitimi dershane, özel ders, özel okul alanına kaydırmaktadır. Okulların yapması gereken eğitimi dershaneler yapmakta, bu nedenle her yıl sınav zamanlarında sınıflar boşalmaktadır. Eğitimin niteliğini olumsuz yönde etkileyen bu durumun öncelikle sorgulanması gerekir. Çocukluklarını bile yaşayamadan, ilköğretimden başlayarak birbirleriyle tam anlamıyla bir yarış içine sokulan çocuklarımız arasındaki eğitim rekabeti, bu rekabet ve yarışın bir sonucu olarak dershanelerin ortaya çıkmasıyla daha da artmıştır. Oluşan dershane sistemi okullarımızda verilen eğitimin niteliğini yitirmesine, en temel işlevlerini dahi yerine getiremez duruma gelmesine neden olmuştur. Sayıları 4 bine,  öğrenci sayısı 1.2 milyona ulaşan dershaneler, eğitim sistemini teslim alma noktasına gelmiştir.
Sınava dayalı eğitim sistemimizin ortaya çıkardığı en çarpıcı sonuç, tamamen eşitsizlikler üzerine kurulu olan eğitim politikalarının eğitim sistemini iflas noktasına getirmiş olmasıdır. SBS ve ÖSS eşitsizlikleri ortadan kaldıran değil aksine, daha da derinleştiren bir işlev görmektedir. Geleceğin eğitim sistemini oluşturmak için temel hedefimiz, her bireyin 18 yaşına kadar çocuk kabul edildiğini unutmadan, kamusal, nitelikli, 15 yıllık kesintisiz bir eğitim sistemi oluşturmayı sağlamak olmalıdır.
                Buradan bakıldığında 2009 ÖSS  sonuçlarını, eğitim sistemindeki eşit olmayan , adaletsiz  ve yanlış politikaların sonucu olduğunu söylemek haksız olmayan bir belirleme  olacaktır.YÖK bile ÖSS 2009’un büyük bir fiyaskoyla sonuçlanacağını düşünerek taban puanları düşürmüş ancak buna rağmen örgün yükseköğretimde 88 bin 571 gibi çok yüksek sayılabilecek sayıda kontenjan boş kalmıştır. Ayrıca 1468 lise birincisi herhangi bir üniversiteye yerleşememiştir. Taban puanın düşürülmesine rağmen neden böyle bir sonucun ortaya çıktığı sorgulanmalı ve sistem baştan aşağı yeniden gözden geçirilmelidir.
               ÖSS ile ilgili bu durum madalyonun görünen ve kentimizde de dershane duvarlarında ve ilan panolarında teşhir edilen yönüdür. Sonuçların açıklanmasından bu yana kentimizde reklamını yapmaya çalışan her dershane “Türkiye’nin kaçıncısı bizim dershanemiz öğrencisidir” diyerek eğitimin ticarileşmiş yüzünü fütursuzca sergilemekte hatta birileri bu fütursuzluğu daha da ileri götürerek ‘nasıl bir dershane’ oldukları konusunda başı örtülü öğrencilerin çekilmiş fotoğrafları ile gelecek sezonların potansiyel müşteri pazarına göz kırpmaktadırlar. Bildiğimiz kadarıyla dershanelerin reklamları ile ilgili bir yönetmelik vardır ve maalesef yönetmeliğe ilimizde uyulmamakta yönetmeliğe karşı davranışta bulunanlara karşı yaptırım uygulanmamaktadır. Eğer birileri çıkıp bu yönetmeliğe uyuluyor diye iddia edecekse kentimizdeki ilan panolarını ve dershane duvarlarını kapatan afişlerin ne olduğunu sormak isteriz.
               ÖSS sonrasında ortaya çıkan madalyonun ve bizim içimizi acıtan yönü ise sınavları kazanamayan çocukların ne olacağıdır.         
              Önemli olan sadece sonuçlara bakarak yorum yapmak değil, bu olumsuz sonuçları ortaya çıkaran nedenlere yönelmek ve çözüm için somut adımlar atmaktır.Eğitim sisteminin artık kağıt üzerinde kalmış amaçlarından olan “bireylerin,ilgi,yetenek ve isteklerine uygun” biçimde yetiştirilmeleri ve  yetişen bireylerin istihdam edilmesine göre  planlanmış bir sisteme geçilmesi için Eğitim Sen bu konuda tüm yetkilileri sorumluluğa çağırmakta, hükümeti eğitimde ve yükseköğretimde yaşanan eşitsizlikleri giderecek somut adımlar atmaya davet etmektedir" şeklinde konuştu.

 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2009-08-17
Bu haber 1290 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1600
  Bugün : 1371
  Toplam: 4608552
   Online :

  48 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama