İŞTE O YAZI
ZONGULDAK TURİM GELİŞİNİ ÖNERİLERİ
Akademik araştırmalar turizm gelişiminin başarısında yaşam kalitesi algılamasının önemini hem turistler (ziyaretçiler) hem de yerel halk açısından ortaya koymaktadır. Genel olarak, “yaşamak için güzel bir yer, ziyaret etmek için de güzel bir yerdir” önermesi pek çok şehir için geçerlidir (Kesgin, 2019).
***
Bu yazının amacı ‘turizm’ dendiğinde aklımıza ilk gelen bazı yanlış kanılar üzerine kurulu unsurlara dikkat çekerek, turizm gelişimine katkı sağlayabilecek çeşitli etkenler ve yaklaşımları destinasyon yönetimi ve pazarlama yaklaşımları açısından Zonguldak ili özelinde ele almak ve ilgili paydaşların ilgisine sunmaktır.
Turizm dendiğinde genel olarak talep tarafında seyahat eden insan, yani turistler, arz tarafında ise turistlerin katıldığı aktiviteler, turistlere sunulan hizmetler ve turizm tesisleri aklımıza gelmektedir.
Turizm eyleminin faili olan turist ise genel olarak bir ülkeyi başka bir ülkeden gelerek ziyaret eden kişileri kapsamaktadır.
Bu anlamda Türkiye, dünya üzerinde yıllık 1,5 milyardan fazla sayıda uluslararası seyahate katılan turistlerden önemli bir kısmını (52.5 milyon) ülkemize çekerek dünyada en çok yabancı turist ağırlayan 6. ülkedir. Zonguldak’taki turizm gelişimin nihai hedefi, öncelikle ülkemizi ziyaret eden 52.5 milyon turistten ne kadarının Zonguldak’ı ziyaret ettiğini tespit etmek ve sonrasında bu sayıyı büyütmek doğrultusunda destinasyon odaklı bir turizm yönetimi ve pazarlaması ile stratejik ve ulaşılabilir hedefler konması olmalıdır.
Bu hedef doğrultusunda cevaplanması gereken önemli sorulardan bazıları, örneğin, 2020 yılında ne kadar daha fazla yabancı turistin Zonguldak’ı ziyaret etmesi hedeflenmektedir ve bu hedefe ulaşmak için uygulanacak eylem planı nedir ya da ne olmalıdır?
***
Zonguldak yabancı turisti hedeflemeli midir?
Ya da Zonguldak ilinde yabancı ve yerli turist arasındaki oran nedir?
Bu nihai hedefe ulaşmada turizm gelişimi ve turizmin geliştirilmesi kavramlarının birbirleri yerine sıklıkla kullanıldığını hatırlatarak; bu yazıda da turizm gelişimi kavramının hem rakamsal büyüme (turist sayılarında ve turizm gelirlerinde devamlı artış) hem de niteliksel ve niceliksel fiziki büyüme (turizm çekicilikleri, alt yapısı ve tesislerine yatırım) gibi farklı anlamları birlikte kast edilmektedir.
Bunun yanında yukarıda değindiğim rakamlar ve turizm gelişimi doğrudan ilişkilidir. Destinasyon yönetiminde turizmin durumunun geliştirilebilmesi için öncelikle mevcut durumun ölçülmesi ve ardından geleceğe yönelik kararların temel performans göstergelerinden hareketle alınması gerekliliği hem akademik hem de uygulama alanlarında başarıya ulaşmada en temel turizm gelişim unsurları olarak kabul görmektedir.
Dolayısıyla, turizm gelişimi yorumlarında ya da kararlarında paydaşların mümkün oldukça soyut açıklamalar ve varsayımlardan öte somut kanıtlar ve güvenilir verilerden hareket etmelerinin de destinasyon yönetiminde başarıya katkı sağlayacağı unutulmamalıdır.
Ayrıca, gerek akademik gerekse sektörel platformlar incelendiğinde yanlış kanı ve varsayımların sıklıkla kafa karışıklıklarına neden olduğu gözlemlenmektedir. Örneğin, turizmdeki en önemli yanlış kanı dünya turizm hareketlerinin büyük oranda uluslararası seyahatlerden oluştuğunun varsayılmasıdır.
Bu doğrultuda, turizm paydaşları ve planlayıcıları yerli turizm hareketlerinin uluslararası turizm hareketlerinden 8 ile 10 kat daha büyük olduğunu ve dünya turizm hareketlerinin %80’nini kapsadığını bilerek planlama yapmalıdırlar.
Benzer bir şekilde turizm sadece gezme, görme ve tatil gibi aktivitelerle ilgili değil aynı zamanda iş, konferans ve eğitim gibi turizm türleri de turizm pazarı ve turist hareketlerinde çok büyük oranda yer tutmaktadır.
Bu anlamda turizm gelişimi ve pazarlama stratejileri hem turizm türleri hem de hedef kitle üzerine analiz (araştırma), eylem planlaması ve uygulamaları üzerine odaklanmalıdır.
Ayrıca kavramsal açıdan turist yerine ziyaretçi kelimesini kullanmak, yerli ve yabancı ziyaretçi hedeflemesi üzerine yoğunlaşmak kavramsal karmaşaları gidermeye ve uygulanılabilir sonuç getirici stratejiler üretmeye yardımcı olabilir.
***
Turizm gelişiminde “ziyaret etmek için güzel yerlerin” destinasyona ilişkin belirleyici özelliklere sahip olması gerektirirken, “yaşamak için güzel bir yer” ise yerel halka yönelik özelliklere sahip olmayı gerektirmektedir (Kesgin, 2019).
Turizm destinasyonlarının başarısı temel olarak dört unsura bağlıdır:
1) destinasyonun turizm bileşenleri;
2) konum ve erişilebilirlik;
3) kaliteli ziyaretçi deneyimi ve 4) yerel halk desteği.
***
Ayrıca, bu dört unsur iyi bir destinasyon yönetimi ve pazarlama performansı ile desteklenmelidir. Bir turizm destinasyonunun turizm bileşenlerinin belirlenmesi arz yönlü bakış açısından önemlidir. Bu anlamda çeşitli yaklaşımlar mevcuttur ancak basit olarak turizm destinasyonu bileşenlerini: birincil düzey (ziyaretçi aktivite alanları ve rekreasyon alanları); ikincil düzey (yiyecek-içecek ve alışveriş); ve ek bileşenler (erişilebilirlik, turizm altyapısı, turizm tanıtımı) olarak gruplayabiliriz.
Bir turizm destinasyonunun asıl çekim gücünü belirleyen birincil düzey unsurlar kültürel, spor ve eğlence tesislerinin oluşturduğu ziyaretçilerin aktivite alanları ve destinasyonun fiziksel çevresi ve sosyokültürel alanlardır.
***
Stratejik yönetim açısından bir destinasyondaki doğal nitelikler mukayeseli üstünlükleri oluştururken, rekabetçi üstünlükler bir destinasyonun diğer destinasyonlarla nasıl rekabet ettiğini göstermektedir.
Destinasyon başarısı pek çok örnekte rekabetçi üstünlüklere bağlıdır.
Örneğin konaklama tesislerinin sayılarının ve kapasitelerinin artırılması rekabetçi üstünlükle ilgilidir ve bir destinasyondaki konaklama tesislerinin rekabetçi üstünlük yaratması özel sektör yatırımlarının cezbedilmesindeki destinasyon yönetimi başarısına bağlıdır.
Zonguldak turizm mastır planı arz yönlü bir yaklaşımla ilimizin yerli ve yabancı ziyaretçi çekme konusunda bir destinasyonda aranan özelliklere, mukayeseli üstünlüklere, sahip olduğunu göstermektedir.
Benzer şekilde, bu yazıyı kaleme alma teklifini alır almaz çevremdeki arkadaşlarıma ve akrabalarıma Zonguldak ve turizm konusunda düşüncelerini sorduğumda hiç kimse Zonguldak’ta turizm olmaz demedi.
Turizm gelişimine ilişkin unsurları vurgulayarak güçlü yönler açısından çekicilikleri deniz, doğa (mukayeseli üstünlüklerin varlığından), ve zayıf yönler açısından alt yapı ve tesislerden (rekabetçi üstünlüklerinin geliştirilmesi gerektiğinden) bahsettiler.
Başka bir ifadeyle dünyanın en ücra köşelerinin (göreceli olarak mukayeseli üstünlükleri Zonguldak’a oranla çok daha güçsüz yerlerin bile), yerli ve yabancı ziyaretçileri kendi bölgelerine çekmek için rekabet ettiği günümüzde, Zonguldak ilimizde de her ne kadar geç kalınmış olsa da turizm gelişimi açısından adımlar atılmaya başlanmış olması ümit vericidir.
***
Gerek ülkemizde gerekse dünya genelindeki örnekler incelendiğinde Zonguldak ilimizin mukayeseli üstünlükler açısından donanımlı olduğu fazlasıyla görülecektir.
İl genelindeki master planlar ayrıca ilçeler ve beldeler düzeyinde turizm stratejileri desteklenmelidir.
Örneğin, her bir ilçenin kendine özgü doğal ve kültürel özellikleri değerlendirilmeli, mevcut ilçe festivalleri daha stratejik yönetilmeli, yeni festivaller ve etkinlikler geliştirilmeli ve en önemlisi “destinasyon etkinlikleri” pazarlama ve marka yönetimi yaklaşımlarıyla güçlendirilmelidir. Kısacası destinasyonların arz yönlü üstünlükleri pazarlama ve marka yönetimi ile talep yönünde atılacak adımlarla
desteklenmelidir.
Son yıllarda destinasyon yönetimi yaklaşımlarında köklü değişimler gözlemlenmektedir: örneğin arz yönlü yaklaşımlar yerini talep yönlü yaklaşımlara bırakmaktadır; yenilikler tepeden aşağıya doğru değil aşağıdan tepeye doğru gerçekleşmektedir; ve tek turistik ürün yerine bir çok turistik ürünün birlikte planlandığı görülmektedir
Destinasyon yönetimi uygulamalarında değişime neden olan bu yaklaşımlar ve baskılar, özelikle bu günlerde yaşadığımız kriz sonrasında etkisini artırarak devam edecektir.
Bilgi ve veriye dayalı yönetim uygulamaları destinasyon özelinde talep yönlü yani pazar (tüketici tercihleri ve tutumları) dinamiklerini de ele alacak şekilde sürdürülmelidir.
***
Son olarak, dünyanın pek çok destinasyonunda olduğu gibi Zonguldak’ta da “arkadaş ve akraba ziyareti” seyahatleri destinasyonda en büyük ya da ikinci büyük pazarı oluşturmakdır.
Dolayısıyla bu yazıda verilebilecek en somut öneri belki de bu pazara odaklanmaktır.
Örneğin, Zonguldak şehrimizde arkadaş ve akraba ziyareti pazarının geliştirilmesinde misafirlerimizin şehrimizi ziyaret sıklıklarını, kalış sürelerini ve harcama miktarlarını artırmayı sağlayıcı stratejiler geliştirilmeli ve etkin bir şekilde uygulanmalıdır.
Bu strateji açısından birinci soru: Arkadaş ve akraba ziyaretçileri nasıl daha fazla süre destinasyonda kalarak turizm aktivitelerine katılıp harcama yapabilirler?
İkinci soru: Yerel halkın, özellikle bu pazar üzerindeki destinasyon elçiliği rolündeki motivasyonu ve başarısına etki eden faktörler belirlenip nasıl geliştirilebilir?
***
Örneğin, yerel halk hangi düzeyde şehrimizdeki turizm ören yerlerinden ve olanaklarından haberdardır ve hangi oranda bunların tanıtımına katkı sağlamaktadır?
Bahsedilen bu somut önerilerin, günümüzdeki başarılı destinasyonların uyguladıkları stratejilerle ortaklık gösterdiğini de vurgulamakta yarar vardır.
Başarılı destinasyonların ortak özellikleri incelendiğinde, bilinilirlik, çekicilik, aktiviteler, etkinlikler ve erişilebilirlik ya da ulaşım olanakları açılarından yüksek performans gösterdikleri görülmektedir.
Dolayısıyla destinasyon bilinirlilik düzeyinin artışı (yerel halk ve bütün ziyaretçiler nezdinde), kampanya ve etkinlikler ile il ve ilçeler düzeyinde sağlanmalıdır.
Bu alanda atılacak adımlara katkı sağlayabilecek uygulamalardan bir tanesi destinasyon pazarlama sistemidir.
Destinasyon pazarlama sisteminin 5 aşamasının (1- Neredeyiz? 2) Nereye gitmek istiyoruz?; 3- Oraya nasıl gidebiliriz?; 4- Oraya gideceğimize nasıl emin olabiliriz? 5-Oraya vardığımızı nasıl bilebiliriz?) karar alıcılar ve uygulayıcılarca titiz bir şekilde işletilmesi mutlaka başarılı sonuçlar üretecektir. Araştırmalar, arkadaş/akraba ziyaretçileri ve yerel halkın destinasyon bilgilerinin turizm aktivitelerine katılım oranlarını artırdığını ve destinasyon bilgi düzeyi ve aktive katılım oranlarının destinasyon imajına olumlu yönde katkı yaptığını göstermektedir
***
Hem yaşamak hem de ziyaret etmek için güzel bir yer olduğunu düşündüğüm memleketim Zonguldak’ın yerel halka ve ziyaretçilere yaşam kalitesi sunmasını, Zonguldak’taki turizm gelişimi çabalarının sinerjik, stratejik, işbirlikçi ortaklıklarla sürmesini ve başarı getirmesini dilerim.
DOÇ.DR. MUHAMMET KESGİN KİMDİR?
Dr. Muhammet Kesgin Amerika Birleşik Devletleri New York Eyaleti Rochester şehrinde bulunan Rochester Teknoloji Enstitüsü Saunders İşletme Fakültesi’nde Otelcilik ve Turizm İşletmeciliği alanında Doçent olarak çalışmaktadır. Turizm otelcilik yönetimi, yönetim bilişim sistemleri ve pazarlama programlarında dersler vermektedir. Araştırma alanları öncelikle pazarlama ve tüketici davranışı ile müşteri etkileşimi, müşteri deneyim tasarımı ve yönetimine odaklanmıştır. Journal of Hospitality and Tourism Insight adlı akademik derginin bilim kurulunda yer alan Kesgin’in önde gelen akademik otelcilik ve turizm dergilerinde yayınları bulunmaktadır.
Kesgin’in akademik ve sektörel alandaki gelişiminde uluslararası düzeydeki deneyimleri önemli rol oynamıştır. Lisans ve yüksek lisansını Akdeniz Üniversitesi’nde, doktorasını İngiltere’de Coventry Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Akademik kariyeri öncesinde Türkiye başta olmak üzere ABD, Almanya ve Fransa’da otelcilik ve yiyecek içecek sektöründe çalışmıştır. Aile mesleği pastacılık olan Kesgin’in sektör deneyimi çocuk yaşlarda Gökçebey/Zonguldak’ta başlamış, Mengen Anadolu Aşçılık Meslek Lisesi’ndeki stajlarla devam etmiştir. Bu anlamda Kesgin hem mektepli hem de alaylıdır.