ALAMANYA ACI VATAN (3-4) TARİHE NOT DÜŞÜYORUZ…
“ALAMANYA ACI VATAN” dizisinin 3.- 4. Bölümünde Gökçebeyli sakinlerimiz ve emekli gurbetçi işçilerimiz Sadullah Aladağ ve Halil Darakcı  ile yapılan röportajı yayınlıyoruz

 Bu yıl ilk kez İlçemizde Gökçebey Cumhuriyet Anadolu Lisesinin  gerçekleştirdiği TUBİTAK Bilim fuarı öğrencilerin ortaya koydukları birbirinden güzel ve ilginç projeleri ile dikkat çekti. İlgimizi çeken projelerden bazıları sosyal bilimler alanında öğrencilerin hazırladıkları yerel projeler oldu. Özellikle de Gökçebeyli emekli gurbetçiler ile öğrencilerin yapmış oldukları röportaj fuara katılanların çok ilgisini çekti. Almanya’ya ilk işçi göçünde giden ve yıllarca çalıştıktan sonra emekli olarak memleketlerine yerleşen gurbetçilerimizin yaşadıklarını anlattıkları bölümler Tarihten birer sayfa değeri taşıyordu . İlk gurbetçilerimizin hikayeleri, yabancı bir ülkede yaşadıkları, özlemleri, beklentileri ve hiç ummadıkları şekilde birkaç yıl çalışıp Almanya’dan geri döneriz diye çıkılan gurbette geçirdikleri onlarca yıl ve öğrencilerin bu gurbetçilerimizle yaptıkları sohbet Tarihe not düşülecek kadar  bilgi içeren hoş ve sıcak bir sohbet olmuş. Gerçekten öğrencileri  bu çalışmalarından dolayı tebrik ediyor, Başarılarının devamını dileriz.

  Cumhuriyet Anadolu Lisesinin  bu projeyi hazırlayan öğrencilerinin ve danışman Öğretmenin de iznini alarak  çalışmayı sizlerle paylaşmak istedik.

Çalışma Beş bölümden oluşup, Selahattin Gücük, Halil Darakcı , Sadullah Aladağ, Mehmet Acar ve Nuri Kılınç isimli Gökçebeyli sakinlerimiz ve emekli gurbetçi işçilerimiz ile yapılan sohbetlerin bir röportaj haline getirilmesinden meydana gelmiştir.
Bizde okuyucularımız ve takipçilerimiz için  Gökçebey Cumhuriyet Anadolu Lisesi Öğrencilerinin TUBİTAK Bilim fuarında sosyal bilimler alanında  hazırladıkları “Almanya Acı Vatan “ projenin İkinci  bölümünü  yayınlıyoruz.

— Almanya’ya ilk giden işçilerimizden Gökçebey’den emekli olan gurbetçilerimiz-
Gökçebeyli olup Almanya’da çalışan orada bir hısım akrabası olmayan yoktur buralarda. Gurbetçi dediğimiz  neredeyse hepimizin akrabaları bulunmaktadır.Bu arada da orada yıllarca çalışıp sonra  emekli olmuş ,ülkesine memleketine kesin dönüş yapmış gurbetçilerimiz de var.Bunların bir kısmı kesin dönüş yapmış bir kısmı hala bağlarını Almanya’dan koparmamışlar.Çocukları ,torunları hala oradalar.Doğal olarak da bazıları gidip geliyorlar Almanya’ya.Biz bu çalışmamızda özellikle işçi göçü olarak Almanya’ya ilk gidenleri  50 yıldan fazla bir  süre öncesinde orada yaşayanları  bulmaya çalıştık.Onlarla bir sohbet etmek ve yaşadıklarını paylaşmalarını istedik.Bu çalışmamızda fikri bize kendisinin de babası 1960’ ların başında Almanya’ya ilk işçi göçünde giden ve Almanya’dan emekli olan tarih öğretmenimiz Bahri Çetinoğlu verdi.Öğretmenimizin de tanıdığı emekli gurbetçilerimizle çok hoş bir  görüşme yaptık.Allah hepsine uzun ömür versin.Çalışmamızda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER
Deniz Kürekci 
Cansel Saraçbaşı
Beyza Kayabaşlı

 
                               2015-2016
                          GÖKÇEBEY CUMHURİYET ANADOLU LİSESİ
                             TÜBİTAK BİLİM ŞENLİĞİ TARİH PROJESİ
                                           ALMANYA ACI VATAN



HALİL AMCA İLE SOHBETİMİZ


 
-Merhaba Halil Amca.Görüşmemizi kabul ettiğiniz çok teşekkür ederiz.Okulumuzun hemen altında yer alan bu evi hep merak ediyorduk kimin diye, sizi de bu sayede tanımış olduk.
  -Hoş geldiniz çocuklar.Ben de sizlerle tanışmaktan memnun oldum.
  -Hoş bulduk Halil Amca.Bu güzelim bahçede göze yine bir Alman tertibi göze çarpıyor.Selahattin Amca’nın da aynı tarzdı bahçesi.Halil Amca bizlere kendinizi tanıtır mısınız?
-Düzenli, tertipli olmayı öğrendik Almanlardan doğrudur.1941 yılında Tefen Saraçlar köyü doğumluyum.Köylerde ormancılık,çiftçilik yapıyordum.Aslında da elimden bir iş gelmezdi becerikli değildim.1960’da Karabük Demir – Çelik fabrikasında işe girdim.İlk defa buradan dışarı çıktım.Ama hayatım boyu hep şanslı oldum.Allah yardım etti diyeyim.Bütün işlerim yolunda gitti.1962 ‘de askere gittim.Döndüm 1964’ te tekrar Demir – Çeliğe geri işe başladım.
   
-Peki Amca ,Almanya hikayeniz nasıl başladı?

  -Almanya’dan Nuri GÖKMEN adlı arkadaşımız köye geldi.Kış zamanı yerde kar vardı.Alman sigarası getirmiş dağıtıyordu millete.Bir de üstünde bir pardesü ,ayağında bir bot vardı çok ilgimizi çekti.Cezbetti beni.Bir de radyo getirmiş köye.İlk defa gördük.Köyde kimsede yok.Evin penceresine koyuyordu radyoyu köylü dinliyordu.İyi parası vardı.Bu da beni çok meraklandırdı.Gitmeye karar verdim Almanya’ya.
   -Nasıl oldu gidişiniz Halil Amca?
 -Zonguldak iş bulma kurumuna kaynakçı olarak başvurdum.Ama istedeğim madenci olarak kabul gördü.Çünkü maden firmasının sahibi Zonguldak’ta yazılanları ne isterlerse istesin madenci olarak alın demiş.Halbuki ben hiç madene girmedim.Bilmem.Bu yüzden ne olur ne olmaz diye Karabük Demir-Çelik fabrikasından izne ayrılıp öyle gittim Almanya’ya.Eğer olmazsa geri dönersem en azından bu işimi kaybetmeyeyim dedim.
      1964 ‘te uçakla İstanbul’dan gittim Almanya’ya.Şanslıydım dedim ya bizim firma bizi uçakla aldılar buradan.Gitmeden önce evliydim 1 çocuğum vardı.Ama hanım hamileydi.Zaten giderken geçici gittim biraz para kazanıp dönmeyi düşünüyordum.Zaten 1967 ‘de dönüş yaptım.Sonra tekrar geri döndüm.
   -Amca  ,ilk Almanya günlerinden bahseder misin?
  -Önce Münih’e gittik.Sonra maden şehri Gelsenkirshen’e madenlere getirdiler bizi.HEİMlerde kalıyorduk.Kötüydü bizim HEİMler.Yemek kokuyordu.Hatta o şartlarda dönmeyi çok düşündüm.Ama dil bilmiyordum.Nereye gideyim.kime ne sorayım.Yer bilmem yurt bilmem.Kaldık yani.45 gün bize kurs verdiler.Etrafı temizlettiler.Dil öğretmeye çalıştılar.
   Bu arada da dil sorunumuzu dükkanlarda falan bazı maddeleri alırken özellikle de memlekete mektup yazmak için kağıt ,kalem alırken işaret ederek göstererek alıyorduk.Kursa da gittik.
   Sonra madene girdik.Hatta iş sahibi gelmiş bir gün madene.Tanıyamadık adamı.Sizi İstanbul’dan ben getirdim dedi adam. Şaşırdık.Bize çok iyi davrandılar orada.Çok ayrımcılık görmedim.Bizim de hatalarımız oldu.Birisinin Türk olarak yaptığı hata maalesef tüm Türklere mal edildi.Türkleri o zamanlar çok severlerdi.Hatta şehre ilk geldiğimizde Almanlar merak edip bizleri görmeye bile geldiler.Çok çalıştık beğenildik.Orada göze girdik.En yüksek yövmiyeyi aldık.Ben 19 mark yövmiye ile işe başladım.Üç ay sonra 33 marka çıktı.Götürü işine yani ne kadar kömür çıkarırsan alacağın paranın arttığı sistemde 60 marka çıktı yövmiyem.Bu çok iyi paraydı.

 
  
-İyi paralar kazandınız yani madende Amca?

  -Maalesef bir müddet sonra oradan ayrıldım kriz çıktı sektörde.Yanımda Aziz BOSTANCI ve Nurattin POYRAZ arkadaşlar ile Achen şehrinde madene gittik.Orada da kriz yaşanınca bize tren paranızı verelim artı 500 de mark verelim anlaşıp işten çıkın dediler.Biz sizi tekrar çağıracağız dediler.Ben de 1967’de tren yolu ile memlekete geri döndüm.
   -Peki burada ne yaptınız bu kısa dönemde Amca?
-Üç yıl kaldım burada.35 bin lira ile geldim .İyi paraydı o zamanlar.Burada ortak işe girdim.Traktör aldım.Ama ortağımın yüzünden çok borçlandım.Almanya’dan tekrar istek gelmişti ama ben gitmedim borçlarım vardı.Fakat işler iyice bozulunca bu sefer ben tekrar müracaat ettim.Ama cevap gelmedi.Almanya’da firma beni gelmez diyerek güvenimi kaybetmişim.Orada bulunan arkadaşım Avni (Tatar) ÖZENÇ’e mektup yazdım.O da is yerine gidip bana kefil olmuş.Tekrar çağrı yaptılar ve gelen özel davetiye ile tekrar Almanya’ya aynı iş yerine 1970’de geri döndüm.Dedim ya her zaman şansım ve Allahım yanımda oldu.1978’de de eşimi ve çocuklarımı da Almanya’ya yanıma aldım.Çocuklar gelince yanıma HEİMlerden çıktım kiraya çıktım.
-Çocuklar gelince neler değişti hayatınızda Halil Amca?
-1978’de Alman iki ihtiyarın işlettiği bir birahane vardı.Onlar işi bıraktı o işi iki arkadaş yapmaya çalıştık.Seksen Türk aile vardı çevremizde gidecek yerimiz olur diye düşündüm.Ancak yabancılar polisi ve yaşadığımız bazı problemlerden dolayı devam ettiremedik.Bıraktım.
-Halil Amca sana da soracağız 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda neler yaşadın Almanya’da?
  -Yunanlı arkadaşlarımız vardı tabi.Beraber oturduğumuz yediğimiz ,içtiğimiz.Bazı soğuklar yaşandı aramızda.Hatta kavga edenler de olmuş.Ama biz sorun yaşamdık.Onlar bize oradaki olayların cezasını biz niye çekelim buradaki Yunanlıların hatası ne dediler.Haklıydılar.
  -Almanya’da neleri çok özledin Amca?
  -Başta ailemi çocuklarımı çok özledim.Memleketimi özledim.Ama oradan buraya da paralı gelmek hoşuma gidiyordu.Fakat çok aç gözlüydük.Bir bavul dolusu gömlek getirirdik izine gelirken.Bir de elektrikli kesim motoru getirdim.Burada hayran oldular.Hızarcılar çok istedi benden makineyi.Biz Almanya’da bir arabamız bir evimiz biraz da paramız olsun döneriz diye düşündüm hep ilk gittiğimde.Ama öyle olmadı.Kaldık orada.
Bir de burada köyde iken çok sıkıntıdaydık.Bir şey görmedik.Köyden Tefen’e geldiğimizde bir şişe yağı zor alırdık.Almanya’da her şey vardı.Hatta ilk gidiyoruz Almanya’ya yanımda Abdullah ADABAŞ (eski Çay mah.muhtarı) var uçakta bize yiyecek verdiler.Ben hayatımda ilk kez salamı uçakta gördüm ve yedim.Çok ilginç geldi bana tadı.Sonra dedik bu sakın domuz eti olmasın?

 
 
-Çok ilginç bir hikaye Amca.

  -Öyle gerçekten .Ben 1992’de emekli oldum madenden.Ama beni emekli etmek istemediler.Çünkü o dönem kriz var iş yerinde.Biz kömürün tonunu çıkarıyoruz madenden 305 marka ,dışarıdan ithal kömür geliyor Almanya’ya 105 marka.Bize haklarımızla beraber gönüllü emeklilik önerdiler.Ben de kabul ettim.Dediğim gibi beni emekli etmediler.Sorduğumda çok iyi çalışmamı gösterdiler.Ben de işi yavaşlatmaya başladım.En sonunda da emekliliğimi verdiler.
  -Halil Amca emeklilikten sonra ne yaptın?
  -Halen bir iki yılda bir gidip geliyorum.Sonuçta çocuklarım torunlarım orada.11 torunum var zaten en çokta onları özledim için gidiyorum.Ama torunlarımın hepsi Alman vatandaşı.Bizim gibi değil Alman kültüründen çok etkilenmişler.Zaten bu nesil maalesef böyle.Torunlarımın çoğu Türkçe bile konuşamıyor.
 -Şimdi Türkiye –AB ilişkileri için ne dersin Amca?
  -Türkiye’nin AB’ye girmesi çok iyi olur.Ama Avrupa teknolojide çok ileri.Biz hala geriyiz.Bir de siyasi sıkıntılar.Tabi Müslüman ülke olmamızın da etkisi büyük.Tahminim bizleri AB’ye almazlar.Son zamanlarda zaten Türk düşmanlığı arttı.Ben ustabaşı olmuştum Alman işçiler benimle çalışmak istemezlerdi.İlk başlarda böyle bir şeyler yoktu Türklerle Almanlar arasında.Biz buraya ülkemize yatırım yaptık ama şimdiki Almanya’daki Türk gençleri bunu yapacak durumda değiller.Ben her şeyimi Almanya’ya borçluyum.Evim,param her şeyimi

-Peki Halil Amca sence Almanlar neden Türkleri tercih ettiler?
-Çünkü bizden çok para kazandılar.Biz 19 marka çalışırken Almanlar aynı işi 40 marka yapıyorlardı.Yani biz onlar için ucuz iş gücüydük.
  -Halil Amca son olarak ne demek istersin bizlere?
  -Bizler orada çok çalıştık.Bakın size bir anlatayım.İyi iş yaparsam,çok kömür çıkarırsam Alman beni büroya çağırırdı ,göreceksiniz ne güzel davranırlardı.Şu dolabı aç derdi bana açardım ve şişe şişe viski verirdi.Ama gör bakalım randıman düşerse de odaya çağırır dünyanın hakaretini yaparlardı.Böyle insanlardı.Fakat disiplin ve tertipleri mükemmeldi.60 yaşında kadın sabah güneş doğmadan kalkar evinin önünü temizler.Sigara izmaritini nereye sokağa atacaksın.Çevreye çok duyarlı insanlardı.Çok samimi bile olsan yaptığın bir yanlışta darılsan bile seni uyarırlardı.Düzenlidirler.Ben o düzeni burada göremedim.Bu düzen ,duyarlılık ,çevreye karşı tutum ve disiplin bize lazım.
-Halil Amca her şey için çok teşekkür ediyoruz.Bizimle bu çok değerli anılarınız paylaşmanıza çok sevindik.Allah size uzun ömür versin.
-Ben teşekkür ederim.Kapımız her zaman sizlere açıktır.

 
SADULLAH AMCA İLE SOHBETİMİZ


 
 
-Hoş geldiniz Sadullah Amca.Bizleri kırmadığınız için teşekkür ederiz önce.Bu görüşmemizden önce sizin hakkınızda bazı bilgiler edindik.Örneğin burada iş imkanınız var iken Almanya’yı tercih etmişsiniz.Ne dersiniz?
  -Evet doğrudur.Ben burada yani Kilimli’de Zanaat Enstitüsünü bitirdim.Elektrik alanında.Bunun çok faydasını gördüm.Benim zamanımda okumuş adam bulmak zordu.Ben bunu başardım.Almanya’ya gittiğimde de çok işime yaradı bir meslek sahibi olmak.
  1948 Üçburgu doğumluyum çocuklar.İlkokulu burada okudum. Ama ortaokul ve liseyi Zonguldak Kilimli’de okudum.Çünkü babam madenciydi orada.Gerçi ben bir arkadaşla kirada kaldım lise yıllarında orada.Bu arada lise bittikten sonra 1968-1969 yılları arasında lise bitince burada Veyisoğlu köyünde vekil öğretmenlik yaptım bir yıl.

 
  
  -Yani Amca zanaat lisesi bitirmen sana büyük avantaj sağladı?

 -Kesinlikle oldu.Mesela lise bitince işçi bulma kurumuna başvurdum Zonguldak’ta.Hatta o dönem iki başvuru yaptım.Biri yurt içinde başvuru diğeri de yurt dışına başvuru yaptım Almanya’ya.Bu arada lise bitince bir müddet sonra 1969 ‘da askere gittim.Bu sırada Almanya’dan iki sefer davetiye almışım ama askerde olmamdan dolayı haberim olmadı.Askerden sonra Çaycuma SEKA’ya başvuru yaptım elektrikçi olarak.İş bulma kurumundan dediler sizin yurt dışından da isteğiniz var onaylanmış halde dediler. Şok oldum.Yani aslında bana tercih yap dediler.
    -Çok şanslısınız yani Amca..
   -SEKA işi oldu aslında ama ben tercihimi Almanya’dan yana yaptım.Aslında da Almanya’da kardeşim vardı.Orayı az çok biliyordum.Aslında da gitme arzum ve beni cezbeden bir şey yoktu.Almanya bana cazip gelmiyordu.Hatta o ara Ereğli Demir-Çelik fabrikasına yaptığım başvuru da kabul edilmişti.
   Yani tercihlerim çoktu.Almanya’nın bana cazip gelmemesinin bir sebebi de benim maddi olarak çok kötü şartlar yaşamamamdır.Babam madenciydi ve az çok durumumuz iyi sayılırdı.Zonguldak’ta lise okumuştum.Bu o dönemler çok iyiydi.Bir şeye muhtaç etmedi babam bizi.O sebeple de Almanya’ya çok sıcak bakmadım.Benim durumum diğer gidenlerden farklı olabilir
 -Gerçekten farklı bir hikaye Amca.
  -Sanat lisesi olmam benim için o zamanlar gerçekten iş bulmada bir öncelikti.
   Hiç sıkıntı duymadım iş konusunda.Dedim ya Çaycuma SEKA,Ereğli Demir-Çelik.İkisinde de işim hazır.Ama ne işse ben Almanya’yı seçtim.
  Şunu da söyleyeyim ,Almanya’ya gitmeseydim burada veya bu çevrede çok tanıdığım olurdu.Şimdi ise kısıtlı bir çevrem var.Bunda Almanya’ya gitmemin payı var.Kimseyi tanımıyorum şimdi buralarda eskiler hariç.Gitmeseydim mesleğim sebebi de çok çevrem olurdu.Çevremden kopma oldu Almanya’ya gidince.Orada Almanlara kendimi kabul ettirmem lazımdı .Bununla uğraştım.

   -Almanya’da eğitiminizin ne faydasını gördünüz Sadullah Amca?
   -Burada aldığım lise ve elektrik eğitimimim çok faydasını gördüm.Ben kalifiye bir elemandım her şeyden önce.Maden elektrikçisiydim.Bana değer verdiler.Madende şartlar çok zordu Biz maden işçisi gibi değildik.Ama onların zor şartlar altında çalışmalarını gördüm ve bu da beni işime çok bağladı.Onların daracık maden ocaklarında çalışmalarından etkilendim.Şükrettim valla işime.Bu gördüklerim beni işime ve mesleğime çok bağladı.
   -Peki ilk nasıl gittiniz Almanya’ya ?
-15 Haziran 1971 tarihinde iş başı yaptım Almanya’da.Ama önce İstanbul’a çağırdılar.Alman mühendisler bizi imtihan yaptılar.Kazandım.Ve kabul edildim Almanya’ya.Trenle gittim Almanya’ya.İstanbul Sirkeci garından hareket ettik.Bulgaristan,Yugoslavya,Avusturya ve Almanya’nın Münih şehrine geldik.Çok ilginç şeyler yaşamadım.Çünkü zaten Zonguldak’ta tren yolculuğuna alışkındım ve fazlada çevreyi merak etmiyordum.33 arkadaş vardı yanımda aynı meslekten.Orada en ilginç gelen şey bana Münih istasyonuna geldiğimizde Almanların sarmaş dolaş olmaları çiftlerinin.Bu bize çok ilginç geldi.
  -Peki size nasıl davrandı Almanlar?
  -Valla iyi baktılar bize.Kötü bir şey görmedim.İlk geldikten sonra Münih’e oradan Duisburg.’a gidecektik ama önce yine trenle ESSEN geldik oradan da otobüsle maden ocağı olan bölgeye geldik.Orada HEİMlerde kaldık.Yer üstünde eğitim aldık.Yan keski,balta,kürek ,balta isimlerini  öğrettiler.Bize dil sorunun aşmamız için kitaplar dağıttılar Türkçe –Almanca.Bu arada tercümanlarda vardı.Suphi isminde biriyidi.Almanca kurs da verdiler,gittik.Sonra işe başladık ,yer altına girdik.Ama önde tecrübeliler gidiyor arkasında da biz.Böylece başladık işe .Ama dedim ya ben işte değil başka şeylerde zorluk çektim.
  -Ne  zorluk çektin Amca?
-Gurbettesin.Özlüyorsun bir şeyleri.Bana en çok zor gelen gurbet oldu.En acı şey gurbetmiş.Almanya’ya gitmeden evlendim.23 Nisan 1971 de evlendim ve çok kısa zaman sonra gurbete çıktım.Yeni evli olmam bana gurbette çok koydu.En çok eşim özledim yeni evliydim çünkü.Bir de anamı çok özledim.Kardeşimle Almanya’daydık aramızda 17 Km. vardı ama yine de burayı çok özledim.İşte acı vatan bu.Yani gurbet.Arkadaşlar vardı ,hem de aynı köyden mahalleden.Bir keresinde aynı köyden Hamit BOSTANCI’ya işyerinin yemekhanesinde rastladım.Denk geldik.Buradan başka arkadaşlar da vardı.Ama bana yeni evli olmam çok koyuyordu gurbetti.

 
 -Peki Amca nasıl gitti işler?
  -1973 ‘te madenden çıktım.Metal fabrikasına girdim.Yine elektrik işi yapıyordum.İlk işimde yövmiyem 32 marktı.Ama gün geçtikçe tecrübem arttıkça param da artıyordu.Bu beni mutlu ediyordu.Almanlar tecrübeye disipline para verirler.Ben de çok kazanmaya başladım valla.
   1974’te eşimi ve çocukları da yanıma aldım.HEİMlerden çıktım.Kiraya eve çıktım.Ondan sonra iki çocuk daha oldu.Ben daha çok Almanların oturduğu yerlerde kaldım.Türk GETTOLAR’a gitmedim.O sebeple benim çocukların Almancası daha iyidir.
 
   Bir de şöyle bir anım var.1974 Kıbrıs Harekatında Almanya’daydım.Yunanlı arkadaşlarım yoktu.Ama haber alır almaz ,bu arada haberi de günde bir saat yayın yapan KÖLN radyosundan öğrendik.Tüm Türklerde bu radyoyu dinlerlerdi.Türkiye’den haberleri ancak böyle alırdık.Şimdiki iletişim yok tabi.Haberi alır almaz şöyle düşündüm savaş çıkarsa çağırırlarsa geri dönmeyi düşündüm.Ecevit’i çok seviyordum ve gerekirse savaşmak için ülkeme geri dönerdim.

 
 
-Başka neler yaptın Amca?

  -Valla iki iş yaptım.Elektrik elektronikçiydim.Dışarıda çalıştığım işin dışında TV ,Radyo tamiri işinde çalıştım.Başka dükkanda çalıştım.Evimin altına da dükkan açtim.Bu arada bakın çocuklar Almanya’da şöyle bir şey var ,benim komşum yaşlı bir Alman karı koca sabah erkenden kalkarlardı ve evin etrafını temizlerdi.Bundan çok etkilendik .Biz de o disiplin ve tertibi edindik onlardan .Kurallara uymak onların işi.
  -Amca çocukların ve torunların?
 -Oğlum Hüseyin ALADAĞ Almanya’da eğitim gördü.Orada tıp eğitimi aldı.Şimdi doktor orada.Diğer oğlum Cem ,bir Alman ile evli.Yedi torunum var orada yaşayan.Ama hiç biri buraya gelmek istemiyor.Kesinlikle de gelmezler.Çünkü birincisi burada çevreleri yok.Aradıklarını burada bulamazlar.
  
-Sadullah Amca sence Almanların bizleri yani sizi seçmelerin sebebi nedir?

  -İş gücü çocuklar.Çünkü onlarda yoktu.Türkiye’de Almanların dostuydu.Zonguldak’ı niye seçtiler biz madenciydik biliyorduk.
  -Amca ne zaman emekli oldun peki?
  -2012 ‘de emekli oldum.O zamana kadar çalıştım.41 yıl fiilen çalıştım.Ama bu uzun çalışmamın sebebi de dediğim gibi meslek sahibi olmam.Madenlerde çalışsam da yorucu iş yapmadım.o sebeple uzun çalıştım.
  -Sadullah Amca bugün içi neler düşünüyorsun?
   -Türkiye AB ilişkilerini takip ediyorum.Açıklarımızı AB çok iyi biliyor.Öncelikle siyasi sebepler var.Türkiye’de yolsuzluk sorunu var. Almanya’nı bir de teknolojisi çok iyi.Biz de bu yok.Bu arada Almanya olmasa AB olmaz.
   Gittiğim dönemde Almanlar daha güvenilirdi.Şimdi öyle değil gördüğüm bu.Ben hiç Türk düşmanlığı görmedim.Ama şimdi duyuyorum.Şahsım olarak hiç düşmanlık görmedim.Biraz bizi hor görürlerdi Almanlar.Almanlar kendine uyum sağlamış insanlara karşı hor bakmazlar.

 

Türk gibi başla Alman gibi bitir sözünü çok seviyorum.Almanlar sağlamdır.Çalışmayı çok severler.Disiplini severler.Bir de Öğretmeyi severler.Bir şey sorsan sana öğretmeye çalışırlar.Kinci değillerdir.Bir özür dilesen seni affederler.Bu arada bir söz daha size çocuklar-ALMAN HAYIR DERSE İŞ BİTER.-İnatçıdır.
  -Amca son sözünüz ,yapmak isteyip de yapamadığınız ne oldu Almanya’da?
  -Bu içimdedir hala Almanya’da hep kendi işimi kurmak istedim. Ama bunu yapamadım.Başkasının yanında çalışmaktansa ben ve çocuklarım kendi işimde çalışsın dedim fakat olmadı.Bu arada son sözüm de şu her şeyimi Almanya’ya borçluyum.Almanya’ya minnettarım.Orası olmasaydı bu kadar şeyim olmazdı.
-Sadullah Amca bu hoş sohbet için çok teşekkür ederiz.Allah size uzun ömürler versin.
 
 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2016-06-22
Bu haber 1717 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1995
  Bugün : 1251
  Toplam: 4615727
   Online :

  122 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama