ALAMANYA ACI VATAN (1) TARİHE NOT DÜŞÜYORUZ…
Bu yıl ilk kez İlçemizde Gökçebey Cumhuriyet Anadolu Lisesinin  gerçekleştirdiği TUBİTAK Bilim fuarı öğrencilerin ortaya koydukları birbirinden güzel ve ilginç projeleri ile dikkat çekti. İlgimizi çeken projelerden bazıları sosyal bilimler alanında öğrencilerin hazırladıkları yerel projeler oldu. Özellikle de Gökçebeyli emekli gurbetçiler ile öğrencilerin yapmış oldukları röportaj fuara katılanların çok ilgisini çekti. Almanya’ya ilk işçi göçünde giden ve yıllarca çalıştıktan sonra emekli olarak memleketlerine yerleşen gurbetçilerimizin yaşadıklarını anlattıkları bölümler Tarihten birer sayfa değeri taşıyordu . İlk gurbetçilerimizin hikayeleri, yabancı bir ülkede yaşadıkları, özlemleri, beklentileri ve hiç ummadıkları şekilde birkaç yıl çalışıp Almanya’dan geri döneriz diye çıkılan gurbette geçirdikleri onlarca yıl ve öğrencilerin bu gurbetçilerimizle yaptıkları sohbet Tarihe not düşülecek kadar  bilgi içeren hoş ve sıcak bir sohbet olmuş. Gerçekten öğrencileri  bu çalışmalarından dolayı tebrik ediyor, Başarılarının devamını dileriz.

Cumhuriyet Anadolu Lisesinin  bu projeyi hazırlayan öğrencilerinin ve danışman Öğretmenin de iznini alarak  çalışmayı sizlerle paylaşmak istedik.

Çalışma Beş bölümden oluşup, Selahattin Gücük, Halil Darakcı , Sadullah Aladağ, Mehmet Acar ve Nuri Kılınç isimli Gökçebeyli sakinlerimiz ve emekli gurbetçi işçilerimiz ile yapılan sohbetlerin bir röportaj haline getirilmesinden meydana gelmiştir.

Bizde okuyucularımız ve takipçilerimiz için  Gökçebey Cumhuriyet Anadolu Lisesi Öğrencilerinin TUBİTAK Bilim fuarında sosyal bilimler alanında  hazırladıkları “Almanya Acı Vatan “ projenin Birinci bölümünü  yayınlıyoruz.
                                                   
                                2015-2016
                          GÖKÇEBEY CUMHURİYET ANADOLU LİSESİ
                             TÜBİTAK BİLİM ŞENLİĞİ TARİH PROJESİ

                                           ALMANYA ACI VATAN

— Almanya’ya ilk giden işçilerimizden Gökçebey’den emekli olan gurbetçilerimiz-
Gökçebeyli olup Almanya’da çalışan orada bir hısım akrabası olmayan yoktur buralarda. Gurbetçi dediğimiz  neredeyse hepimizin akrabaları bulunmaktadır.Bu arada da orada yıllarca çalışıp sonra  emekli olmuş ,ülkesine memleketine kesin dönüş yapmış gurbetçilerimiz de var.Bunların bir kısmı kesin dönüş yapmış bir kısmı hala bağlarını Almanya’dan koparmamışlar.Çocukları ,torunları hala oradalar.Doğal olarak da bazıları gidip geliyorlar Almanya’ya.Biz bu çalışmamızda özellikle işçi göçü olarak Almanya’ya ilk gidenleri  50 yıldan fazla bir  süre öncesinde orada yaşayanları  bulmaya çalıştık.Onlarla bir sohbet etmek ve yaşadıklarını paylaşmalarını istedik.Bu çalışmamızda fikri bize kendisinin de babası 1960’ ların başında Almanya’ya ilk işçi göçünde giden ve Almanya’dan emekli olan tarih öğretmenimiz Bahri Çetinoğlu verdi.Öğretmenimizin de tanıdığı emekli gurbetçilerimizle çok hoş bir  görüşme yaptık.Allah hepsine uzun ömür versin.Çalışmamızda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER
Deniz Kürekci 
Cansel Saraçbaşı
Beyza Kayabaşlı


 SELAHATTİN AMCA İLE SOHBETİMİZ
 
SELAHATTİN AMCA İLE SOHBETİMİZ

 
-Selahattin Amca bu muhteşem bahçenizde bizleri misafir ettiğiniz için öncelikle teşekkür ederiz.Bahçede bile tam bir Alman disiplini görüyoruz.
  -Hoş geldiniz.Evet ,Almanlar çok disiplinli ve işlerini tan yaparlardı.Ben de orada bu çalışma prensibini edindim ve gördüğünüz gibi bunu bahçemde de uyguluyorum.Tam bir tertip ,düzen içerisinde çalışıyorum.Almanlar bize bunu öğretti.
  -Selahattin Amca bizlere kendinizi tanıtır mısınız?Nerede doğdunuz ,ne zaman doğdunuz?
   -1 mart 1937 Uzunahmetler Aliusta köyü doğumluyum.13 temmuz 1964 te Almanya’da işbaşı yaptım.Çocukluğum burada geçti.Bir çok işte çalıştım.Almanya’ya gitmeden önce de madenlerde çalıştım.Askerliği bile Asma’da ocakta yaptım.Bolu’da da maden işinde çalıştım.Hatta ilk sigortamı 1956 da Devlet Demir Yolllarında çalıştığımda aldım.Onlardan öncede Gökçebey’de ormanda çalıştım,kiremit harmanında dört beş sene çalıştım.Hayatım çalışmak ile geçti diyebilirim.Hala da gördüğünüz gibi bahçe de çalışıyorum.
    -Çok dinç ve sağlıklı görünüyorsunuz Selahattin Amca.
-Valla yaşım 78 ama ben kendimi 45 yaşında görüyorum.Öyle hissediyorum.Bir tek dizlerimde ağrı var.O kadar da olsun.




-Almanya’ya nasıl gittiniz?
   -Almanya’da kayınbiraderim Yusuf AYDEMİR vardı.Orada çalışıyordu.Benden bir yıl önce gitmişti.O geldi bize ve dedi ki –Oralarda ücretler çok iyi gelin Almanya’ya –bu beni cezbetti.Bir de Almanya’dan gelenleri görünce imreniyorduk.Temiz kıyafetler ,giyim kuşam ,bol para bizim de ilgimizi çekti.Buralarda iş vardı ama para yoktu.Almanya’ya 19 mark yövmiye ile işe başladık.Bu çok iyi paraydı.O kadar iyi çalışıyorduk.Madende Türkler çok fazla ve iyi çalışıyorlardı bu Almanları bile etkiledi.Türkler çok fazla çalıştıkları için Almanlar götürü usulüne döndüler.Ne kadar iş yaparsak o kadar para alıyorduk.Hatta Almanlardan daha fazla kazanmaya başlamıştık.



   -Selahattin Amca Almanya’ya ne ile  gittiniz?
   -İşçi bulma kurumuna madenci olarak başvurdum.Yazıldık.1964 ‘te .Altı ay sürdü.Sağlık raporları,filmlerimiz çektiler.Muameleyi başlattılar.Trenle gittik ilk olarak.Buradan İstanbul’a gittik.Orada Alman işverenleri ,doktorlar tekrar kontroller yaptılar.Sirkeci’den trene bindik.Bulgaristan,Yugoslavya,Avusturya ve Almanya’ya ulaştık.Her gittiğimiz ülkede vagonlar aynı kaldı ama tren motorunu değiştirdiler.Yolda bizlere kumanya verdiler .Salam ,ekmek falan.Çok iyi baktılar bize yolculukta.
    İlk olarak ESSEN şehrine geldik.Bizi ustabaşları istasyonda karşıladılar.HEİMlarda kaldık.HEİM bir misafirhane gibiydi.Bizimkiler lükstü.İki kişilikti,banyosu ,mutfağı vardı.Bize çok iyi davrandılar valla.Sevdiler bizi.
   -Kendinizi de sevdirdiniz yani.

  -Evet .Biz Almanlardan çok şey öğrendik onlarda bizden.Madende işe başlamadan önce 45 gün eğitim aldık.Testere,balyoz gibi malzemelerin almanca isimlerini öğrendik.Dil sorunu vardı doğal olarak.Ama Almalar ile ilişkilerimiz arttıkça dili de öğrenmeye başladık.Tabi baştan tercümanlar vasıtasıyla işlerimiz konuşuyorduk.En fazla sıkıntıyı da iletişimde hasta olduğumuzda doktorla konuşmada yaşardık.Ağrıyan yerimiz anlatmaya çalışırken isimleri yazıp doktora verirdik.3-4 Yıl içerisinde Almancayı az çok öğrendim.
 

-Selahattin amca gidiş amacın meydi Almanya’ya?Geçici mi kalmak üzere mi?
  -Şimdi şöyle bir şey oldu.Ben kalmayı düşünmüyordum hatta 1964 ‘te gittim ya 1967 ‘ de temelli döndüm.Bir yıla yakın burada kaldım.Sonra bana Almanya’dan tekrar istek yapıldı.Uyum içinde olamadıysanız tekrar geri dönün diye çağrıldım geriye Almanya’ya.İşiniz hazır dediler ,yetişmiş işçisiniz tekrar gelin dediler ve ben Almanya’ya ikinci kez döndüm.Almanya’ya kalacağım diye gitmedim ama rahatım iyiydi ve bol para kazanıyordum.Bu paralar bırakılmaz dedim.Buranın 3-4 katı kazanıyordum ve bize iyi baktılar Almanlar.
  -Selahattin Amca iş dışında neler yapıyordunuz?
  -Dediğim gibi HEİMlerde kalıyorduk ve yemeğimizi orada bulunan diğer arkadaşlar ile beraber yapıp beraber yiyorduk.Sosyal ilişkilerimiz olmasa Almanlar ile irtibat kuramazdık.Almanca’yı nasıl öğrenirdik.Onlarla uzak durmak iyi olmazdı.Kendimizi onlara sevdirdik.Ben yabancı düşmanlığı hiç görmedim.Torunum orada makine mühendisi,bir torunum da baş hemşire.Çok seviliyorlar orada.Çocuklarım ve torunlarım orada mutlu.Seviliyorlar.
    Bakın Almanların bir özelliği vardır.Bir hata yaptığında karşındakinden bir özür dile seni affeder,bağışlarlar..Bunu severler

 

   -İnsanda olması gereken güzel bir davranış. Peki Selahattin Amca 1967 ‘de döndüğünde ne yaptın Gökçebey’de?
  -Buraya o zaman 30 bin lira para ile döndüm.Çok iyi paraydı.Gelirken de oradan bir kesim motoru getirdim.Burada çok merak ettiler kesim motoruna.Özellikle de ormanda çalışanlar.Hiç görmemişlerdi çünkü.Onlar testere ile kesim yapıyorlardı.O dönem bölge şefi bana ilk kesim motorunu Türkiye’ye sen getirdin demişti.Günde 100 metre kesim yapıyordum ve bu miktar testereye göre çok fazlaydı.Ormana bela olmuştum yani.
   -Gerçekten çok ilginç bir anı bu Amca.Çoluk çocuğu ne yaptın Selahattin Amca?
  -1974’te hanımı ve çocukları Almanya’ya aldım yanıma.Hanımda çalışmaya başladı.O da elektronik fabrikasında çalıştı 17 sene.Her ikimizde oradan emekli olduk.1998’de ben emekli oldum.Kesin dönüş yapmadık.Hala gidip geliyoruz Almanya’ya.Çocuklarımız ,torunlarımız orada.Bağlarımın kesilmesi mümkün değil.Burada hanımla beraberiz fakat ileride ne olur bilinmez.Belki tekrar oraya çocuklarımızın yanına da gidebiliriz.
   -Almanya’da bulunurken en çok neyini özlediniz memleketinizin?
  -En çok ailemi,eşimi,çocuklarımı ,dostlarımı ,köyümü özledim.Şimdide tam tersi buradan da Almanya’da bulunan çocuklarımı ,torunlarımı özlüyorum şimdi.
   Şu AB vize sorunları falan bir çözülse Avrupa yaşayan Türkler ve bizler içinde bir çok sorun ortadan kalkacak.Çocuklarım ve torunlarım buraya artık gelmezler.Oraya yerleştiler.Gelmelerini de istemem .
  -Neden Amca?
  -Çünkü üç buçuk milyon Türk buraya geri dönse Türkiye’de nerede iş bulacaklar.Orada çalışırsan iş var.İyi ücret var.Almanya’da sosyal yardım var ama o yardım insana yetmiyor.Çalışman lazım.Burada ise az bir yardım alan vatandaş maalesef ona kanaat getirip çalışmıyor.

 

 -Amca peki dönelim yine Almanya’daki yıllara.
  - Evet .Almanya’da çok güzel günlerim oldu.Değişik ülkelerden arkadaşlar edindik.Yugoslav,İtalyan,Yunanlı dostlarımız vardı.Hatta çok ilginç bir olay oldu.1974 ‘te Kıbrıs çıkarması akşamı evimde iki Yunanlı arkadaşım vardı.TV izlerken haberlerde gördük savaşı.Şaşırdık hepimiz.Ama dedik ki –Bizler aynı iş yerinde çalışan insanlarız ,dostuz ,arkadaşız .Bu devletlerin sorunu-dedik ve arkadaşlığımız devam etti.Bir de İtalyan dondurmacı arkadaşım vardı.Çok iyiydi.İtalyanlar bize Türklere çok benziyordu.Türkler gibiydiler.
   Almanya benim ikinci vatanım.Orayı çok seviyorum.Türkiye’nin AB ye girmesini çok istiyorum.Bunun için ne yapılması gerekirse yapılsın bence.

 

  -Almanlar için ne dersin Selahattin Amca?
  -Almanlar her şeyi sıra ile yaparlar.Düzen ve disiplini severler.Tertiplidirler.Çok çalışkan bir millet.Mesela kasaplarda eldivensiz çalışmazlardı.Bize verdikleri eti ayrı bıçakla domuz etini ayrı bıçakla keserlerdi.Bizim geleneklerimize saygılıydılar.
  -Selahattin Amca son olarak bizlere ne söylemek istersin bu hoş sohbette?
  -Ben şu an her şeyimi Almanya’ya borçluyum.Bu evi köyü oranın sayesinde yaptım.Buradan gurbete gidenlerin çoğu da böyle.Son olarak şunu söylemek istiyorum.Aslından çok anlatılacak şeyler var ama benim bir tespitimi anlatacağım.Almanlar bizi Türk işçisini neden tercih etti biliyor musunuz?Çünkü Türkiye laik bir cumhuriyetti.Bizi o yüzden aldılar.Başka Müslüman ülkeden işçi almadılar.Orada Atatürk’ü çok severlerdi.Tanırlardı.Överlerdi.Ben de onun kurduğu cumhuriyette burada ilk kurulan okullardan Uzunahmetler İlkokulunda 1946 da okudum Hocam rahmetli İsmail KARADEMİR’di.Dediğim gibi inşallah geleceğimiz daha iyi olur.Avrupa gibi olursak daha iyi gelişmiş bir ülke oluruz.

 

-Selahatttin Amca bu hoş sohbet için çok teşekkür ediyoruz.Allah sizlere uzun ömürler versin.
 -Sağ olun çocuklar.

 
 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2016-06-08
Bu haber 2506 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1995
  Bugün : 1170
  Toplam: 4615646
   Online :

  192 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama