Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği Yürütme Kurulu Üyeleri ve Eğitim Sen Zonguldak Şube Sekreteri İsmet Akyol, Çaycuma Kaymakamı Serkan Keçeli’yi makamında ziyaret etti. Ziyarette Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi Gökhan Taner Günsan tarafından Kaymakam Keçeli’ye “Çaycuma’da Eğitim Sorunları” başlıklı detaylı bir dosya sunuldu.
Çaycuma’da yaşanan sorunların dile getirildiği ve gerekli hassasiyetin gösterilmesinin istendiği dosya; “Okul, Öğretmen, Memur ve Hizmetli İhtiyacı, Okul Dönüşümlerinden Kaynaklanan Sorunlar, Öğrenci Taşıma Araçlarıyla İlgili Yaşanan Sorunlar, Okul Müdürlerin Görevden Alınmasında Yargı Kararlarının Uygulanmaması, Okul Müdürlerinin Birlikte Görev Yapmak İstediği Müdür Yardımcılarına Onay Verilmemesi, Mülakata Dayalı Müdür Görevlendirmelerinde Eğitim Bir-Sen Üyelerinin Görevlendirilmesi, Milli Eğitim Yetkililerinin Okul Ziyaretlerindeki Tutum ve Davranışlarının Yarattığı Rahatsızlıklar, Küçük Yaştaki Öğrencilere Yönelik Dinsel ve İdeolojik Yaklaşımlar, Ödüllendirmelerde Yaşanan Sorunlar” başlıklarından oluşuyor.
Çaycuma Kaymakamı Serkan Keçeli’ye Sunulan Dosya
OKUL MÜDÜRLERİNİN GÖREVDEN ALINMASINDA YARGI KARARLARININ UYGULANMAMASI
21 Ağustos 2014 tarihinde açıklanan eğitim kurumları yönetici değerlendirme sonucunda Çaycuma’da 13 okul müdürüne 75’in altında puanlar verilerek, bulundukları eğitim kurumlarında görev yapmaları engellendi. Çaycuma Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özdemir ve ilgili şube müdürlerinin somut hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadan, tamamen soyut ve politik değerlendirmeler sonucunda verdiği düşük puanlarla Eğitim Sen üyesi okul müdürlerinin tamamının müdür olması engellenmiştir.
Başından sonuna siyasal kadrolaşma operasyonu olarak gerçekleştirilen eğitim yöneticilerinin değerlendirilmesi, görevlendirilmesi ve görevden alınmasına ilişkin uygulamalar, hukuktan, adaletten ve objektiflikten yoksundur. Eğitim yöneticileri mağdur edilmiştir.
2013-2014 ders yılının bitiminden sonra, 26.06.2014 tarihinde, göreve başlayan Çaycuma Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özdemir’in okul müdürlerini yeterince tanımadan puan vermesi ise büyük bir çelişkidir. Öyle ki görevden alınan okul müdürlerinin görev yaptığı okullara bir kez olsun gidilmeden puanlar verilmiştir. Diğer taraftan yönetmelik uyarınca puan veren diğer iki şube müdürü de okul müdürlerinin çalışmalarını görmek için okullara hiç gitmemişlerdir. Haksız bir şekilde görevden alınan okul müdürlerimizin meslek onurları zedelenmiştir. Çaycuma Milli Eğitim Müdürü ve ilgili şube müdürleri bu konuda tarafsız davranmak yerine taraf olmuş ve okul müdürlerine sendikasına göre puanlar vermişlerdir. Bu durum, eğitim çalışanlarının Milli Eğitim Müdürlüğüne olan güven duygusunu azaltmış, eşitlik ve adalet duygularını sarsmıştır. Yaşananlar iş barışını bozduğu gibi çalışanların iş hayatına moralsizlik ve değersizlik olarak yansımaktadır.
Görevden alınan sendikamız üyesi okul müdürlerinden İsmail İlhan, Rahmi Yüksel ve Cumhur Demirdöğen Zonguldak İdare Mahkemesinde dava açtılar. Açılan davalar sonucunda Zonguldak İdare Mahkemesi tarafından önce yürütmeyi durdurma kararları arkasından da iptal kararları veridi. Milli Eğitim Müdürlüğünün Zonguldak Bölge İdare Mahkemesine yapmış olduğu itirazlar ise reddedildi. Mahkemenin gerek yürütmeyi durdurma gerekse iptal kararlarında Çaycuma Milli Eğitim Müdürü ve ilgili şube müdürleri tarafından somut bir belgeye dayanmadan düşük puanlar verildiği belirtilmiştir. Görevden alınan okul müdürleriyle ile ilgili yargı kararı gereği tekrar puanlama yapılmaya başlanmıştır. Çaycuma Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özdemir tarafından yargı kararının ardından okul müdürlerine puan verecek olan öğretmenlere yönelik mobbing uygulandığı yönünde sendikamıza bilgiler gelmektedir. Yine puan verecekler arasında yer alan okul aile birlikleri başkanlarının kimi çevrelerce aranıp, puan vermemeleri yönünde telkinlerde bulunulduğu da sendikamıza iletilmiştir.
Eğitim yöneticilerinin belirlenmesi sürecinde siyasi ya da sendikal referanslar değil, liyakat ilkesi temel alınmalı, özellikle Eğitim Sen üyesi eğitim yöneticilerine yönelik her türlü tehdit, taciz ve şantaj uygulamalarından derhal vazgeçilmelidir. Yapılması gereken haksız bir şekilde yapılan görevlendirmelerin ve görevden almaların yargı kararlarına uygun olarak yeniden düzenlenmesi, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özdemir ve ilgili şube müdürlerinin görevden alınması ve haksız bir şekilde görevden alınan tüm okul müdürlerinin görevlerine geri dönmesidir.
Diğer taraftan birçok il ve ilçede okul müdürlerinin görev sürelerinin uzatılması ile ilgili performans değerlendirmesinde kişiye özel farklı uygulamalar yaptıkları, yanlı davrandıkları ve subjektif değerlendirmelerde bulundukları iddia edilen milli eğitim müdürleri ve şube müdürleri için soruşturma izni verildi. Bu izinle birlikte ilgili müdürlere yargılama yolu açıldı. Çaycuma Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özdemir ve ilgili şube müdürleri için de aynı gerekçelerle soruşturma izni verilmelidir.
OKUL MÜDÜRLERİN BİRLİKTE GÖREV YAPMAK İSTEDİĞİ MÜDÜR YARDIMCILARINA ONAY VERİLMEMEKTEDİR
İlgili yönetici atama yönetmeliği doğrultusunda birlikte çalışacağı okul-kurum müdür yardımcısını isteyen okul müdürlerine müdahale edilmiştir. Okul müdürleri ilgili yönetmelik gereği istekte bulunmuş olmasına rağmen, Çaycuma Mimar Sinan Ortaokulu, 75. Yıl İlkokulu, Çaycuma Oktay-Olcay Yurtbay Anadolu Lisesi, Kayıkçılar Ortaokulu ve Saltukova İlkokulu müdür yardımcılarının görevlendirmeleri Zonguldak Milli Eğitim Müdürlüğü ve Valilik Makamı tarafından yapılmamış ve niçin yapılmadığı da açıklanmamıştır.
MÜLAKATA DAYALI MÜDÜR GÖREVLENDİRMELERİNDE EĞİTİM BİR-SEN ÜYELERİNE GÖREV VERİLDİ
Zonguldak Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, geçtiğimiz ekim ayında yaptığı mülakat sonuçları doğrultusunda Çaycuma’da münhal bulunan 21okul ve kurumdan 20’sine müdür görevlendirmesi 10.12.2014 tarihinde yapıldı. Çaycuma’da görevlendirilen 20 okul müdürünün 16’sının Eğitim Bir-Sen, 3’ünün Türk Eğitim-Sen, 1’inin ise sendikasız olduğu görülmektedir.
Okul müdürlerin mülakata göre görevlendirilme sürecinde çok sayıda okulda "adrese teslim" görevlendirmeler yapılmıştır. Sözlü sınav üzerinden yapılan görevlendirmeler eğitim camiasını ve velileri rahatsız etmiştir. Örneğin Çaycuma Hacılar İlkokuluna yapılan müdür görevlendirmesinde okula oldukça fazla emeği geçen okulun müdür yetkili öğretmeni Figen Bilgin’e mülakatta düşük puan verilmiş, yerine mülakatta yüksek puan verilen bir başka okulun müdür yetkili öğretmeni verilmiştir. Bu durum Hacılar köyü halkında büyük bir rahatsızlık yaratmıştır. Köy halkı ve öğrenci velileri Figen Bilgin’in müdür olarak görevlendirilmesi için 450 civarında imza toplamıştır. Hacılar köyünün bu haklı talebi dikkate alınmalıdır.
MİLLİ EĞİTİM YETKİLİLERİNİN OKUL ZİYARETLERİNDEKİ TUTUM VE DAVRANIŞLARI RAHATSIZLIK YARATMAKTADIR
Çaycuma Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kimi okulları ziyaretleri sırasında Milli Eğitim Müdürü ve kimi şube müdürlerinin idareci ve öğretmenlere yönelik rencide edici tutum ve davranışlar içinde bulundukları bu durumun ciddi rahatsızlıklar yarattığı, çalışma motivasyonunu bozduğu yönünde sendikamıza çok sayıda yakınma gelmiş, bu durum sendikamız tarafından yapılan okul ziyaretlerinde de idareci ve öğretmenler tarafından sendika yöneticilerimize iletilmiştir.
Oysa milli eğitimin temel görevlerinden en önemlisi zaten zor şartlarda ve yoğun çalışan öğretmeni motive etmek ve ona saygı göstermek olması gerekirken tam tersine öğretmenlerimizin aşağılanması biz de derin üzüntü yaratmıştır. Öğretmenlerimiz milli eğitim müdürlüklerine geldiğinde, evine gelmiş gibi rahat ettirilmeli ve sorunlarının çözüme kavuşturulması için gereken özenin gösterilmesi, öğretmenin hak ettiği değeri en azından kendi kurumunda görmesi gerektiğine inanıyoruz.
ÖDÜLLENDİRMELERDE YAŞANAN SORUNLAR
Başarı belgesi gibi ödüllendirmelerde okul müdürlerinin teklifleri dikkate alınmamaktadır. Örneğin 7,8,9 Mayıs 2014 tarihlerinde Ankara’da yapılan “Bu Benim Eserim” projesi Türkiye Finalinde Çaycuma Mimarsinan Ortaokulu Fen ve Teknoloji Öğretmeni Cihan Karakök rehberliğinde 6/C sınıfı öğrencilerinden Oğuz Demiralay ve Sarp Kalaycı´nın "Üreme Hücrelerine Aloe Veranın Etkisi" adlı projesi Türkiye ikincisi oldu. Okul müdürlüğü tarafından Fen ve Teknoloji Öğretmeni Cihan Karakök’e ödül ve Başarı Belgesi verilmesi için Milli Eğitim Müdürlüğüne gerekli yazı yazılmış olmasına rağmen, herhangi bir belge verilmemiştir. Biliyoruz ki, hiçbir öğretmen ödül beklentisinde olduğu için mesleğini yapmaz. Ama göstermiş olduğu başarılarının ve emeğinin de görmezden gelinmemesi gerekmektedir. Bu ve benzeri durumlar öğretmenlerin çalışma azmini olumsuz etkilemekte motivasyonunu bozmaktadır.
Diğer taraftan geçmiş dönemlerde Takdir, Teşekkür, Aylıkla Ödüllendirme ve Başarı Belgesi gibi ödüllendirmelerde sık sık ayrımcı uygulamalar yapılmıştır. Ödüllendirmelerde bariz bir şekilde sendika ayrımı yapılmış ve üyelerimiz dışlanmıştır. Bu tür uygulamalar motivasyonu, huzuru ve iş barışını da bozmaktadır.
OKUL, ÖĞRETMEN, MEMUR VE HİZMETLİ İHTİYACI
Çaycuma’daki beldeler içerisinde lisesi olmayan tek belde Nebioğlu Beldesi’dir. Nebioğlu Belediyesi’nin ve belde halkının yıllardır beklediği ve ihale süreci başlatılan lisenin yapım işlemleri hızlandırılmalı, 16 Derslikli Nebioğlu Çok Programlı Lisesinin açılışı önünüzdeki eğitim-öğretim yılına yetiştirilmelidir.
Çaycuma Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne en az 10 derslikli ek bina yapılması ve donanım olarak güçlendirilerek teknolojik gelişmelere uyumlu hale getirilmelidir.
Sanayi’de çok kullanışlı olmayan bir binada faaliyet gösteren Çaycuma Mesleki Eğitim Merkezininbaşta bina olmak üzere araç gereç ve atölye yönünden yetersiz olduğu ve donanım olarak teknolojik gelişmelere ayak uyduramadığı bir gerçektir. Bu durumun yetkililerce ele alınması ve bu alandaki sorunların giderilmesi gerekmektedir.
Birkaç okulumuz haricinde, okullarımızda çok amaçlı salon, kütüphane, iş teknik atölyesi, spor odası, resim atölyesi, müzik odası ve kapalı spor salonu gibi bölümler yoktur. Bu eksikliklerin giderilmesi için planlanma yapılmalıdır.
Deprem etüdü yapılmayan okullarımızda deprem etütlerinin ve gerekli güçlendirme çalışmalarının acil bir şekilde yapılması gerekmektedir.
Yunus Emre Ortaokulu binasının sallandığı ve dayanıklı olmadığı daha önceden sendikamız tarafından gündeme getirilmişti. Binayla ilgili yapılan inceleme sonucu ve bu sonuca göre hangi tedbirlerin alınacağı açıklanmalıdır.
Kimi köy okullarımızın bahçe düzenlemesi ile tuvalet ve lavabolarının tadilatının yapılması gerekmektedir.
Okul öncesi eğitim uygulamasının zorunlu olmaması nedeniyle, okul öncesi öğrencilerin bir kısmı (taşıma kapsamına alınmaması, ücretli olması gibi nedenlerle) okul öncesi eğitimden faydalanamamaktadır. Bu sorunun çözümüne ilişkin adımlar atılmalıdır. Ayrıca Çaycuma merkezi ve beldeleri ile büyük işyerlerinde kreş açılması gerekmektedir.
Yine liselere de birer ana sınıfının açılması okul çevresi ve eğitim çalışanları açısından faydalı olacaktır.
Özel eğitim sınıflarına kadrolu özel eğitim öğretmeni atamasının yapılması gerekmektedir.
Çeşitli branşlarda kadrolu öğretmen açığı nedeniyle bu açıklar ücretli veya başka branşlardaki öğretmenlerin derslere sokulmasıyla kapatılmaya çalışılmaktadır. Bu eksiklikler eğitim ve öğretimde başarıyı düşürmektedir.
Memur ve hizmetli açığı bulunan okullara kadrolu atama yapılmalıdır. Özelleştirme uygulamaları sonucunda işsiz kalan ve okullarımızda görev yapan tüm 4/C’liler kadroya alınmalı ve ücretleri iyileştirilmelidir.
Öğrenciler için bir araştırma ve okuma yeri olması gereken internet kafelerin sık sık çok yönlü olarak denetlenmelidir.
OKUL DÖNÜŞÜMLERİNDEN KAYNAKLANAN SORUNLAR
Okulların ilk ve ortaokul olarak dönüştürülmesi sıkıntılara neden olmaktadır. Kimi köylerde öğrencinin taşındığı okul ile evi arasındaki mesafenin 8 ile 13 kilometre olan yerler vardır. Bu köyler arasında herhangi bir yolcu taşıma araçları yoktur. Örneğin veli toplantılarına öğrenci velileri katılamamaktadır. Öğrencinin okulda hastalanması, eve gitmesini gerektiren durumlarda büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Çaycuma İlçe merkezinde dönüştürülen okulların mahallelere uzaklığı nedeniyle öğrenci velileri özel servis tutmak zorunda kalmışlardır. İki veya daha fazla öğrencisi olan veliler servis ücretlerini ödemekte zorlanmaktadır. Servisle gidecek maddi olanağı bulunmayan öğrencilerimiz uzak mesafedeki okullarına yaya olarak gittiğinden can güvenliği ve trafik sorunuyla karşılaşmaktadır.
ÖĞRENCİ TAŞIMA ARAÇLARIYLA İLGİLİ SORUNLAR
Çaycuma ilçe merkezi ile belde ve köylerinde öğrencilerin büyük bir çoğunluğu taşıma kapsamındadır. Taşıma araçlarının bir kısmı yapılan ihale gereği aynı anda hem ilçe merkezindeki ortaöğretim kurumlarına hem de belde ve köylerdeki ilk ve ortaokul kurumlarına öğrenci taşımaktadır. Bu nedenle kimi taşıma araçları çok erken saatlerde ilçe merkezindeki ortaöğretim kurumlarına öğrencileri bırakmaktadırlar. İlçe Milli Eğitim yetkilileri gerek okul idarecilerinin gerekse nöbetçi öğretmenlerin erken saatlerde taşıma araçlarının başında bulunmalarını istemektedirler.
Öğretmenlerin Nöbet Görevleri ile ilgili olarak Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği 91. Maddesinde ‘‘Öğretmenlerin Nöbet Görevinin İlk dersten 15 dakika önce başlayacağı, son dersten 15 dakika sonra biteceği’’, Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği 44. Maddesinde ise ‘‘Öğretmenlerin Nöbet Görevinin İlk dersten 30 dakika önce başlayacağı, son dersten 30 dakika sonra biteceği ancak bu sürenin öğretmenler kurulu kararıyla okulun özelliğine göre kısaltılabileceği’’ belirtilmektedir.
15.4.2000 gün ve 24021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği (eski yönetmelik) ile 11 Eylül 2014 gün ve 29116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliğinde (yeni yönetmelik), planlama komisyonu, değerlendirme komisyonu, taşıma merkezi okul/kurum müdürü, rehber personel ile milli eğitim müdürlüklerinin görev ve sorumlulukları düzenlenmiş, ancak kurum/okulda görev yapan öğretmenlere bu yönetmelik kapsamında taşıma süreciyle ilgili olarak herhangi bir görev verilmemiştir. Dolayısıyla nöbetçi öğretmenlerin taşımalı öğrencileri teslim alma gibi bir görev ve sorumlulukları bulunmadığı, nöbetçi öğretmenlerin taşımalı öğrencileri karşılamaması nedeniyle okul yönetimine sorumluluk yüklenemeyeceği değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan 11 Eylül 2014 gün ve 29116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliğinin, ‘Taşıma merkezi okul/kurum müdürünün görevleri’ başlıklı 13/1-e maddesinde; “Taşınan ilköğretim ve ortaöğretim okul/kurumu öğrencilerinin öğle yemeklerini düzenli şekilde yiyebilmeleri için gerekli tedbirleri almak, yüklenicinin sözleşme hükümlerine uyup uymadığını günlük olarak kontrol etmek ve giderilemeyen aksaklıkları rapor hâlinde millî eğitim müdürlüğüne bildirmek,”, 13/1-g maddesinde de; “Servis araçları ile taşınan öğrencilerin, isim listelerine göre kontrol edilmesini sağlamak,” okul müdürünün görevleri arasında sayılmıştır. Yönetmelikte servislerin okula geliş saatleri ile ilgili herhangi bir düzenleme yer almamaktadır.
Okul müdürünün ve nöbetçi öğretmenin bulunmadığı sırada okula gelen yüklenicinin denetlenemeyeceği açıktır. Asıl sorun yüklenicinin hangi saatte okula geleceğinde düğümlenmektedir.
KÜÇÜK YAŞTAKİ ÖĞRENCİLERE YÖNELİK DİNSEL VE İDEOLOJİK YAKLAŞIMLAR
Üç yılı aşkın bir süredir Çaycuma’da görev yapan ve geçtiğimiz günlerde tayini çıkan Çaycuma Müftüsü Ömer Keskin, ilçemizde görev yaptığı sürede sürekli gerginliklere yol açan uygulamalara imza atmıştır. Keskin, ısrarla Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini okullara hatta anasınıfları ve ilkokullara kadar taşımaya çalışmıştır. Keskin’in döneminde cami imamları, kadın vaizler ve Kuran kursu öğreticileri, Kutlu Doğum Haftası gerekçe gösterilerek, ilçedeki anasınıfları ve ilkokul birinci sınıflara kadar girmeye başlamışlardır. Yine Keskin döneminde okulları gezen imamlar tarafından öğretmenlere Kuran-ı Kerim verilmeye çalışılmış, almak istemeyen bazı öğretmenler ise teşhir edilerek hedef gösterilmişti.
Çaycuma Müftüsü Ömer Keskin’in uygulamasına tepki gösteren kimi öğrenci velileri Çaycuma Kaymakamlığına dilekçe verip, Çaycuma Müftülüğünün yapmak istediği balon dağıtımı vb. etkinlikleri öğrencisinin okuduğu okulda istemediklerini talep etmişlerdi. Müftülüğün okullar üzerinden yapmaya çalıştığı etkinlikler sendikamız Eğitim Sen tarafından eleştirilmiş ve “Kutlu Doğum Haftası, toplumun büyük bir bölümü için önem taşıyor olabilir ve buna saygı gösterilmelidir. Ancak temel ilkesi laiklik olan bir eğitim sisteminde, bir din açısından önemli olan bir etkinliğe, okulları ve öğrencileri de katarak kutlamak, bu doğrultuda imamları, kadın vaizeleri ve Kuran Kursu öğreticilerini, anasınıfları başta olmak üzere okullara sokmak laiklik ilkesinin açıkça ihlal edilmesinden başka anlam taşımamaktadır. Cami imamları, kadın vaizeler ve Kuran Kursu öğreticileri kendi görev alanlarına çekilmelidir. Bilimsel ve laik eğitime aykırı davranışta bulunanlar hakkında yasal işlem başlatılmalıdır” denilmiştir.
Farklı inanç ve mezheplerin olduğu ülkemizde özellikle de temel ilkesi laiklik olan bir eğitim sisteminde bu türden etkinliklere izin verilmemeli, yeni gerginliklere ve kutuplaşmalara meydan verilmemelidir.
Zinde Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü, Yıldız Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü, Çaycuma’da ise Ahyar Değişim Gençlik ve Spor Kulübü gibi oluşumlar tarafından “Ufka Yolculuk Kültür Yarışmaları 3” adıyla bir yarışma organize edilmektedir. Söz konusu yarışma için, Prof. Dr. İsmail L. Çakan ile N. Mehmed Solmaz’ın “Kur’an-ı Kerim’e Göre Peygamberler ve Tevhid Mücadelesi” isimli siyer kitabı; okullarda dağıtılmakta kimi okullarda ise öğrencilere parayla satılmaktadır.
Söz konusu kitabın özellikle küçük yaştaki ortaokul öğrencilerinin psikolojilerine uygun olmadığının, içinde rehber öğretmenlerin de olacağı bir kurul tarafından incelenmesi oldukça önemlidir. Türkiye’de yıllardır bizzat iktidar eliyle hayata geçirilen ve birbirinden ayrı olması gereken eğitim alanı ile inanç alanlarının iç içe geçer hale geldiği uygulamalardan vazgeçilmelidir.
Yine bazı okullarda okul idarecileri ve öğretmenler kendi ideolojileri çizgisindeki söylemleri çocuklara derslerde söyleterek, sonra videolarını çekerek sosyal medyada paylaşmakta ve çocukları kullanarak kendilerini gösterme ve kanıtlama çabalarına girmektedirler. Oysa çocuklar masumdur ve ne öğretirseniz onu söyler. Bu yüzden çocukların masumiyeti üstünden hiç kimse yükselme planları yapmamalı ve bir öğretmen olarak önce çocukların özel yaşamına saygı göstermelidir.
Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği olarak bu sorunlara gerekli hassasiyetin gösterilmesini, kaybolan adalet ve eşitlik duygusunun yeniden tesis edilmesini ve okullardaki başarının en önemli belirleyicisinin öğretmenlerle birlikte tüm eğitim çalışanlarının moralinin yüksek tutulması gerektiğinin gözardı edilmemesini ve milli eğitim müdürlüklerinin öğretmenlerin evi olduğunu, bu kurumlarda incelikli bir şekilde öğretmenlerimize gerekli saygının gösterilmesini rica ediyor, tüm bu dosyanın takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.