“Eğitim Sen, Şura'da Laik, Bilimsel Eğitimin Sesi Oldu"

Prof. Dr. Adnan Gümüş: “Eğitim Sen, 19. Milli Eğitim Şûrasında Toplumsal Vicdanın, Laik, Bilimsel Eğitimin Sesi ve Temsilcisi Oldu”

Eğitim Sen Zonguldak Şubesinin davetlisi olarak Zonguldak’a gelen Eğitim Sen Yükseköğretim Bürosu Üyesi, Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Gümüş, GMİS Şemsi Denizer Salonunda, “Türkiye'nin Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor? 19. Milli Eğitim Şûrası Kararları ve Laik-Bilimsel Eğitim, Eğitim Politikaları ve Laik-Bilimsel Eğitim Mücadelesi” konu başlıklarını içeren bir söyleşi gerçekleştirdi.  

19. Milli Eğitim Şurası’na Eğitim Sen adına katılan Prof. Dr. Adnan Gümüş, eğitim sisteminin çıkmazları ve açmazları üzerine çarpıcı tespitlerde bulundu.

Söyleşi öncesinde bir açıklama yapan Eğitim Sen Zonguldak Şube Sekreteri İsmet Akyol, 19. Milli Eğitim Şurası`nda laik, bilimsel eğitime ve pedagojiye aykırı birçok tavsiye kararları alındığını belirterek, “Laiklik anlamında Türkiye’de eğitimin durumunun Osmanlı’nın son 100 yılından daha geri ve kötü” olduğu yönünde çok önemli bir tespitte bulunan ve şuraya Eğitim Sen adına katılan Adnan Gümüş’ü bu dönemde Zonguldak’ta sizlerle buluşturmanın oldukça önemli olduğu düşüncesindeyiz. Söyleşinin eğitim sistemini ve toplumu kendi dünya görüşleri ve ihtiyaçları doğrultusunda dönüştürmek isteyenlere karşı yürütülen mücadeleye katkı sunmasını diliyoruz.” dedi.

Söyleşiye, Eğitim Sen üye ve işyeri temsilcileri, Alaplı, Ereğli, Çaycuma, Devrek ve Gökçebey Eğitim Sen Temsilcilikleri, Köy Enstitüsü kuşağından emekli öğretmenler, emekli öğretmenler, sendika, parti ve derneklerin başkan, yönetici ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 250 kişi katıldı.

“KARMA EĞİTİMİN KALDIRILMASI ÖNERİSİ EĞİTİM SEN’İN ÇABALARI SONUCU GERİ ÇEKİLDİ”

Adnan Gümüş, 19. Milli Eğitim Şûrası’na Eğitim Sen adına dört kişi olarak katıldıklarını, şurada yaşanan olumsuzluklara müdahale ettiklerini ve anında basınla paylaştıklarını söyleyerek, “Eğitim Sen adına katılan bizler hem kurumsal anlamda hem de vicdani anlamda büyük bir sorumluluk gereği laik, bilimsel eğitime ve pedagojiye aykırı birçok karara komisyonlarda müdahale ettik. Karma eğitimin kaldırılması önerisi Eğitim Sen’in çabaları sonucu geri çekilmiştir. Eğitim Sen şurada toplumsal vicdanın, laik, bilimsel eğitimin sesi ve temsilcisi olmuştur.” dedi.

Osmanlı İmparatorluğunun son yüz yılındaki erkek,  kız ve askeri rüştiyelerinin ders programları ile bugünkü ders programlarının içeriklerini slaytlarla karşılaştırmalı olarak gösteren Gümüş; “Eğitimin niteliği ve bilimselliği açısından Osmanlı bugünden daha ilerde. Osmanlı’da bugünkü kadar din dersleri yoktu.” dedi. 

“19. MİLLİ EĞİTİM ŞURASI HİNCİ BİR ŞÛRAYDI”

19. Milli Eğitim Şûrası’nın ne şûrası olduğunu ben de anlamadım diye Gümüş,  “Eğitim şûrası olmadığı kesindi. Dinci bir şûraydı, hinci bir şûraydı. ‘Bit, pire ısırsa abdest bozulur mu?’ şûrasıydı. Şûrada gördüğüm öğretmenlerin, maarif müfettişlerinin, bürokratların çoğunun eğitimle uzaktan yakından ilgisi yoktu, varsa da ben öyle algılamadım. Şûrada bilim düşmanlığı, sanat düşmanlığı, kadın düşmanlığı, felsefe düşmanlığı, düşünce düşmanlığı konuşuldu, bu yönde birtakım tavsiye kararları alındı. Kesin olan bilimsel bir şûra değildi. Dini ögelerin her bir eğitim ve okul sürecine nasıl sokuşturulacağı şûrası desek haksızlık etmiş olmayız, daha doğrusu dindarlık yarışındakilerin şûrasıydı. Şûra’da Cumhurbaşkanı, bakanı, YÖK Başkanı, ÖSYM Başkanı, milli eğitim mensupları, hükümet mensupları, Eğitim-Bir-Sen mensupları, milli eğitim il müdürleri, maarif müfettişleri, hukuk müşavirleri, istihbaratçılar… Hepsi birbirlerine karşı dindarlık yarışındaydı."

“OSMANLI’YI BİLİM, SANAT, FELSEFE DÜŞMANLIĞI BATIRDI”

“Osmanlı’yı kim batırdı? 1600’lerde çöküş sürecinde komünizm henüz yoktu, demokrasi de yoktu, İttihat Terakki yoktu, M. Kemal de yoktu. Eğitim Sen yoktu.  Modern okullar, modern üniversiteler yoktu. 1700’lerde Osmanlı çöküşe girdiğinde de bunların hiçbiri yoktu.

Neler vardı? Padişah vardı, sadrazam vardı, halife vardı, Şeyhülislâm vardı, bol bol medrese vardı, saraylar vardı. Osmanlı’ya ve Osmanlıcaya dönersek, memleket ve Müslümanlar kurtulacakmış. Öyle kurtulsaydı Osmanlı’nın kendisi kurtulurdu. Osmanlı büyük bir uygarlıktı da niye çöktü gitti. Kim kandırdı koca Osmanlı İmparatorluğunu, komünistler mi kandırdı, Eğitim Sen mi yoldan çıkardı? 1600’lerden bu yana niye dağıldı çöktü gitti? Fitne fesadı niye önleyemiyor, niye bilim ve teknoloji yaratamıyor, niye felsefe sanat mimari yaratamıyor, niye bu petrol kuyularının üstünde yanıp yıkılıyor, emperyalistlerin madarası oluyor? Osmanlı’yı padişahlar-paşalar-şeyhler-hocalar-tekkeler-tarikatlar batırdı. Osmanlı’yı bilim, sanat, felsefe düşmanlığı batırdı. Şimdi sıra ‘yeni’ Türkiye’de.”  dedi.

Söyleşinin ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Adnan Gümüş’e Eğitim Sen Zonguldak Şube başkanı Orhan Yılmaz tarafından madenci heykeli verildi.

BARTIN’DA DA SÖYLEŞİ YAPILDI

Adnan Gümüş, Zonguldak’taki söyleşinin ardından Eğitim Sen Bartın Şubesi tarafından Bartın Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen söyleşiye katılarak, “Türkiye'nin Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor? 19. Milli Eğitim Şûrası Kararları” konuları üzerine konuştu. 


 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2014-12-28
Bu haber 1008 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1600
  Bugün : 1364
  Toplam: 4608545
   Online :

  44 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama