1 Mayıs Zonguldak’ta Coşkulu Kutlandı

1 Mayıs Zonguldak’ta Coşkulu Kutlandı
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, tüm yurtta olduğu gibi Zonguldak’ta da düzenlenen etkinliklerle kutlandı.
Zonguldak Demokrasi Platformunca düzenlenen kutlamalar kapsamında, İstasyon Caddesi'nde toplanan çok sayıda sendika, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti üyeleri ile öğrenciler, kent merkezinde bulunan Madenci Anıtı önündeki kutlama alanına sloganlar atarak yürüdüler.Kutlamalara, CHP Zonguldak Milletvekilleri Ali Koçal, Ali İhsan Köktürk, Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref, GMİS Genel Başkanı Ramis Muslu, Baro Başkanı Av. Kerem Ertem, sendika üyeleri, madenciler ve vatandaşlar katıldı. Çok sayıda katılımcı, İstasyon Caddesi’nden Madenci Anıtı önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Zonguldak Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen mitingde konuşan KESK Dönem Sözcüsü İsmail Yıldız, “Bugün dünyanın tüm kentlerinde emeğin şenliği var. Bugün dünyanın tüm kentlerinde emekçi kardeşlerimiz alanlarda emeğin şarkılarını söylüyor. Dünyanın sokaklarında emeğin sloganları yankılanıyor. Bugün dünyada bir günlüğüne özgürlük, barış ve dayanışma hakim sürüyor. Bayramımız kutlu olsun. Uzun yıllardır sürdüğümüz mücadele sonucu iade edilen tatilimiz kutlu olsun. Başta 1 Mayıs 1977’da yitirdiklerimiz olmak üzere canlarımıza selam olsun. Sorunlarımız bitmiyor. Tam tersine birbiri ardına daha da birikiyor. İşsizlikte dünyanın önde gelen ülkelerinden biriydik. Ama şimdi krizle birlikte artık dünya şampiyonu olmak üzereyiz. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla yan yana duracağız, emeğimizin namusunu insanlığımızın onurunu sonuna kadar koruyacağız.” diye konuştu.

GMİS Genel Başkanı Ramis Muslu da yaptığı konuşmasında katılımcıların bayramını kutladı. 1 Mayıs 1977’de yaşamını yitirenler başta olmak üzere Zonguldak madenlerinde ve tüm iş kazalarında şehit olanlara rahmet dileyen Muslu, “Ülkesinin ve milletinin geleceği için uzun yıllar emek harcamış değerli emeklilerimiz, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkemizin geleceğini emanet ettiği gençler bu gün burada 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda tüm dünya işçilerinin ve emekçilerinin en anlamlı gününde bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün Zonguldak’ta,Türkiye’nin dört bir yanında ve tüm dünyada meydanlardayız. Bugün ülkemizi ve dünyayı yönetenleri uyarıyoruz. Bugün bizim sesimizin en gür çıktığı gündür” dedi.
Mitingde gençler kendi aralarında davul ve zurna eşliğinde halay çekerken, diğer katılımcılar de müzik eşliğinde eğlendi.


“KRİZ ZONGULDAK’A DAYANDI”
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ramis Muslu, yaptığı konuşmada, İstanbul'da 1 Mayıs kutlamaları sırasında yaşanan olayları kınadığını, Taksim Meydanı'nın adı kim ne derse desin 1 Mayıs Meydanı olduğunu savundu.
ABD ve Avrupa ülkelerinin, yarattıkları ekonomik krizin faturasını az gelişmiş ülkelere çıkarmak istediğini anlatan Muslu, şöyle dedi: ''Türkiye tarihinin en büyük işsizlik oranı yaşanıyor. Kriz uyarısı yapan sendikaları ve sanayicileri duymazdan gelen ve onları başka hesapların peşinden koşmakla eleştiren hükümet, halen ciddi kriz politikası oluşturamadı. Sendika ve işveren ayakta kalabilmenin yollarını arıyor. Bu krizin sorumluları bizler değiliz. İnsanları yoksul bırakarak sorunlar çözülmez.''
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ramis Muslu, Madenci Anıtı önündeki 1 Mayıs kutlamasında yaptığı konuşmada, şu ifadelere yer verdi: “Başta 1 Mayıs 1977 tarihinde yaşamını yitiren arkadaşlarımız olmak üzere, Zonguldak madenlerinde ve tüm iş kazalarında şehit olan arkadaşlarımızı, ülkemizdeki ve dünyadaki tüm demokrasi şehitlerimizi sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum.
Terörü nefretle kınıyor, terör şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
Sözlerime başlamadan önce, bu sabah İstanbul’da 1 Mayıs kutlamalarında yaşanan olayları kınıyorum. Kim ne derse desin Taksim Meydanı’nın adı 1 Mayıs Meydanı’dır ve o meydanın adı kanla yazılmıştır. Devlet bu ayıbı sürdürmek yerine, biran önce Taksim’i 1 Mayıs kutlamalarına açmalıdır.
Sevgili işçi arkadaşlarım, sevgili kamu çalışanları, ülkesinin ve milletinin geleceği için uzun yıllar emek harcamış değerli emeklilerimiz, son yılların en kötü dönemini yaşayan esnaf kardeşlerimiz, hayatının en verimli çağını iş arayarak geçiren işsiz kardeşlerimiz, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkemizin geleceğini emanet ettiği sevgili gençler, sevgili öğrenciler; çok değerli Zonguldaklılar, maden işçileri olarak; bugün burada 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda; tüm dünya işçilerinin ve emekçilerinin bu en anlamlı gününde; Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüzde, Zonguldak’ta, Madenci Anıtı’nda sizlerle beraber olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hepinize hoş geldiniz diyor, saygılarımızı sunuyorum.
Bugün Zonguldak’ta, Türkiye’nin dört bir yanında ve tüm dünyada meydanlardayız. Bugün, ülkemizi ve dünyayı yönetenleri hep birlikte uyarıyoruz. Bugün, bizim sesimizin en gür çıktığı gündür.
Bugün, işçiler, emekçiler olarak taleplerimizi haykırıp, önerilerimizi sunduğumuz gündür. Bugün gücümüzü dosta düşmana gösterdiğimiz gündür.  

“KRİZ, ZONGULDAK’A, KAPIMIZA KADAR DAYANDI”
Kapitalist dünya ekonomisinin patronu ve bu yenidünya düzeni denilen düzensizliğin savunucusu olan ABD ve Avrupa ülkeleri, kendi yarattıkları ekonomik krizin faturasını, bizim gibi gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelere ödetmek istiyor. Dünya ekonomisini yönetme iddiasında olan ama kendi ülkesini bile yönetemeyenlerin sebep olduğu ekonomik kriz Zonguldak’a bizim kapımıza kadar dayandı.
Türkiye, tarihinin en yüksek işsizlik oranlarını yaşıyor.
Küreselleşmeci politikaların ülkemize ve dünyaya refah getireceğini söyleyen, ulusal çıkarlara dayalı ekonomik politikaları savunanları çağdışı kalmakla suçlayan siyasetçiler ve sözde akademisyenlerden bugünlerde hiç ses çıkmıyor.
Hani uluslararası sermaye gelince her şey güllük gülistanlık olacaktı!
Hani yatırımlar artacak, işsizlik azalacaktı! Hani dünyaya refah ve demokrasi gelecekti!
Dün Irak’a demokrasinin nasıl geldiğini gördük. Bugün de ülkemize ve bizim gibi ülkelere refahın, bolluğun nasıl geldiğini görüyoruz.

“UYARDIK, DİNLEMEDİLER”
Başta genel maden işçileri sendikası olarak biz olmak üzere, ülkemizdeki sendikaların büyük çoğunluğu; demokrasiden ve ulusal çıkarlardan yana olan demokratik kitle örgütleri ve bilim adamları ile yazarlar, çizerler, bazı siyasi partilerimiz, hep birlikte, özellikle 1990 sonrası uygulanan ekonomik politikalara karşı çıktık. Ülkemizde ulusal ekonominin, üretim ekonomisinin tahrip edildiğini; tüketim ekonomisinin ve ithalatın teşvik edildiğini; varlıklarımızın yabancı şirketlerin eline geçtiğini, özel sektörün ve ulusal sermayenin zayıf düşürüldüğünü; tüketimi teşvik eden kısa vadeli borçlanmanın çıkmaz bir yol olduğunu, dışarıdan dayatılan bu uygulamaların yarın daha büyük sorunlar yaratacağını ve önümüzdeki dönemde Türkiye’den başka tavizler isteyeceklerini ısrarla anlattık.
Ama bizi dinlemediler. İktidarları değiştirdik, gelenler de aynı uygulamaları sürdürdü. Dışarıdan gelen telkinlerle, hatta dışarıdan adam getirerek devleti ekonomiden uzaklaştıranlar ve devleti küçültmekle övünenler, bugün çaresizlik içinde yaşananları seyrediyorlar. Aynı politikaları sürdüren bugünkü iktidar da günü kurtarabilmek için devlet adına İMF kapılarında pazarlık yapıyor. ve ne hikmetse dış Politikadaki tavizler de bugünlerde isteniyor.
Kriz uyarısı yapan sendikaları ve sanayicileri duymazdan gelen ve onları başka hesaplar peşinde koşmakla eleştirip, krizin teğet geçeceğini söyleyen hükümet hala ciddi bir kriz politikası oluşturamadı. Ve kamu bankalarından sağlanan kredilerle alınan akraba medyasında, hala kendi bildiklerini okumaya devam ediyorlar.
Dün Çorlu’da, Çerkezköy’de, İzmit’te İstanbul’da, Bursa’da ve diğer sanayi bölgelerinde çalışan akrabalarımızdan duyduğumuz ekonomik kriz, bugün Erdemir’de bizim kapımıza dayandı.
Sendika ve işveren, krizde ayakta kalabilmenin yollarını arıyor.
Türkiye’nin dört bir yanında işini kaybedip Zonguldak’a dönen arkadaşlarımıza iş yaratmaya çalışırken Zonguldak’ta yeni işsizlerin yaratılmasını istemiyoruz. 600 lira emekli maaş alan ve çoğunun maaşı da kredili olan babalarımız kendilerini geçindiremezken çocuklarının sıkıntılarını da çekmesinler.
Esnaf kefaletten aldığı kredi ile işini ayakta tutmaya çalışan ve kredi taksitini ödeyemeyen esnafımızın da işsizler ordusuna katılmasını istemiyoruz. Bir yandan işsizlik rekor kırarken diğer yandan icra davaları rekor kırıyor.

“BU POLİTİKALARLA TÜRKİYE YÖNETİLEMİYOR”
Açıkça görülüyor ki bu politikalarla Türkiye yönetilemiyor. Ve bu krizin sorumlusu bizler değiliz.
ABD’de bile devletçi politikalarla çözüm aranırken, Türkiye’de çözümü piyasa kurallarına bırakmanın anlaşılır bir yanı yoktur. İnsanları işsiz, aç, yoksul bırakarak bu sorunlar çözülemez. Sosyal devlet, insanlara sadaka gibi yardım dağıtan devlet değildir.
Sosyal devlet, insanına iş yaratan, onun yaşamını ve geleceğini güvence altına alan devlettir.
Yaklaşık 120 yıl önce ABD’de yaşanan vahşi kapitalizmin sonucu olan 1 Mayıs’ı, yine ABD’den gelen vahşi kapitalizmin kriz dalgalarıyla boğuşarak kutluyoruz.

“TÜRKİYE’Yİ VAHŞİ KAPİTALİZMİN KURALLARINA TERK ETMEYECEĞİZ”
Biz işçiler, emekçiler, ne Türkiye’yi ne de dünyayı vahşi kapitalizmin kurallarına terk etmeyeceğiz.
Türkiye ve dünya işçilerinin birliği, sosyal devleti ve demokrasiyi yaşatacak ve bu anlayışı tüm dünyaya egemen kılacaktır.
Yaşasın Türkiye ve dünya işçi sınıfının birliği.
Yaşasın işçi sınıfımızın Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü. Yaşasın 1 Mayıs.”
Bu arada bazı pankartların yürüyüş sırasında taşınmasına polis izin vermedi. Zaman zaman polis ve vatandaşlar arasında tartışma yaşandı.
Yerel sanatçıların konser verdiği kutlamalarda, katılımcılar halay çekerek eğlendi.

BARTIN
Bartın'da, Kemerköprü Meydanı'nda toplanan sivil toplum kuruluşu, siyasi parti üyeleri ve maden işçileri, pankartlar açarak Yukarıçarşı mevkisine kadar yürüdüler.
GMİS Amasra Şube Başkanı Hakkı Arslan, yaptığı konuşmada, ekonomik krizin faturasının işçiye çıkarılmaya çalışıldığını belirterek, ''Kriz herkesin kapısına dayanmış durumda. Tarihin en yüksek işsizlik dönemini yaşıyoruz. Yaşanan sıkıntıların bedelini işçi sınıfı ödememelidir'' dedi.
Bu arada, yürüyüş sırasında mitinge katılanların hükümet aleyhine slogan atması üzerine AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, tertip komitesini uyardı.
KARABÜK
Karabük'te de Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Karabük Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ersin Tetik, belediye önündeki meydanda yaptığı basın açıklamasında, 1 Mayıs tatilinin emekçilerin uzun yıllardır sürdürdüğü mücadele sonucu alındığını iddia etti.
İşsizlikte yaşanan krizle Türkiye'nin dünya şampiyonu olduğunu savunan Tetik, şöyle dedi: ''Her ay açıklanan işsizlik oranı bir önceki rekoru kırıyor. Çalışanların ve bir işi olanların durumu işsizlerden farklı değil. İş yerlerinde sefalet ücretine ömür tüketmek zorunda kalıyorlar.''
Sloganlar atan grup daha sonra dağıldı.


 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2009-05-01
Bu haber 1857 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1818
  Bugün : 1058
  Toplam: 4610057
   Online :

  81 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

naci gideroğlu 2009-05-02 :

Neden hep kan yazılır emekçinin tarihine, Neden suç kabul edilir, sahip çıkmak emeğine, Neden kapitalistler bizleri katlettirir, Nedeni açın kitaplarımızı bellidir. Çomak sokarız haksız kazançlarına patronların Karşısındadır işçim emekçim alın terini çalanların ondandır toprağa sarılışlarımız kefensiz ondandır bizim onurlu, haklı mücadelemiz... Yaşasın bir mayıs


Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama