Hacumusa ve Bakacakkadı Beldelerinin Tarihi Gelişimi

                                   HACIMUSA BELDESİ

         Hacımusa beldesi Gökçebey İlçesine 12 Km uzaklıktadır. Önceleri Gökçebey’e bağlı bir köy iken 1995 Yılında belde teşkilatı kurularak belediye ile yönetilmeye başlanmıştır. Üç mahalleden kurulu olup bu mahalleler şunlardır: Hacımusa Mahallesi, Cebeciler Mahallesi, Herkime Mahallesi. Doğusunda Bartın, güneyinde Yenice, batısında ve kuzeyinde Gökçebey hudutları ile çevrilidir. Beldenin yüzölçümü 5.58 Km2 dir. Belediye kurulunca ilk belediye başkanı İsmet Kurtoğlu olmuştur. 1995–2004 yılları arası Belediye Başkanlığı yapmıştır. 2004-2009 yılından İtibaren Belediye Başkanı Veysel Özsaraç tekrar seçildi. (6360 sayılı Yasa’nın 6 Aralık 2012 Tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla yürürlüğe giren Büyükşehir Belediyeler Kanunu ile 2 binin altında kaldığı için Hacımusa Belde Belediyesi 2104 yılında kaldırıldı ve köy statüsünü dönüştürüldü).    

          Hacımusa çevresi ormanlık alan olup eski yerleşim yeridir. Hacımusa yer adı konusunda bölgeye gelen “Hacımusa” cemaat topluluğunun yerleşip kendi boyunun adının vermesiyle kalmıştır. Cevdet TürkayOsmanlı İmparatorluğunda Oymak Aşiret ve Cemaatler adlı kitabında Hacımusa adlı bir aşiretten bahseder: 16 ve 17. yüzyıl kayıtlarına göre Hacımusa aşireti Türkmen taifesinden olup Nevşehir kazasına iskân edilmişler. Diğer taraftan küçük topluluklar halinde Yeni il kazası (Sivas sancağı) na iskân edildiklerini ve Türkmen taifesinden olduklarını yazar. (1) Şimdiki Hacımusa olan yere de buradan gelmiş ve kendi boylarının adını yerleştikleri yere koymuş olabilirler.

  Hacımusa M.1894 yılı tapu defterlerinde Çarşamba Nahiyesi tabi Pençüşembe (Perşembe) nahiyesi Dağ Köyü (Dağ divanı) Aliusta, Namazgâh köyleri ile birlikte Dağ divanına bağlıdır (2) 1954 Yılından itibaren Tefen (Gökçebey ) Nahiye Merkezi olunca Devrek’ e bağlı Tefen Nahiyesi köyleri olarak geçer.                  

        Hacımusa Beldesinde Gökçebey ve bölgenin en zengin orman alanları olan bölgedir. Ormanlar kayın, çam ve ladin ile kaplıdır. Türkiye’nin en kaliteli orman ürünleri bu bölgede üretilir. Mobilya sanayisinin aranılan kaliteli orman ürünleri bu bölgeden tercih edilir.

        Karanlıkdere, Pamukdüzü ormanlarından kaliteli orman ürünleri sağlanır. Orman köylüsünün en önemli geçim kaynağı ormancılıktır. 1960 lı yıllarda orman ürünleri için Orman Kooperatif kurulmuştur.

                Bölge turizm alanları ile meşhurdur: Bu alanlar Pamukdüzü, Karanlıkdere belli başlı yerlerdir. En meşhur yeri Pamukdüzü’ndeki mesire yeridir.

        Bölgede av turizmi için en uygun yerler buradadır: Bu yerlerden belli başlı yerler içersinde Sarıgöl ormanlık alanları ve Karanlık dere orman alanları sayılabilir.

           Orman ürünlerinde ev yapımında ağaç işciliği de vardır. Eskiden yapılmış evlerin hepsi ağaç evlerdir. Günümüzde bu evlerde sadece birkaç tane örnek kalmıştır. Herkime evleri ağaç işçiliği ile ünlüdür.

                           HACIMUSA Beldesi HERKİME Mahallesi                              

                           HELKÜM-HELKÜME-HELKİME-HERKİME 

                   Herkime ve Hacımusa bölgesi yerleşim yeri olarak bölgenin en eski yeridir.          Herkime yer adı olarak Osmanlı belgelerinde ilk olarak 1519 yılı defterinde geçer. Herkime 1519 defterinde “Helküm” olarak geçer. Helküm yer adı Helküme- Helkime olmuş ve bugün okunan şekliyle Herkime dir (1)

                 Helküm-Helkim-Helkime-Herkime Yer adı            

                  1: Helkime veya Herkime ya da Helküme mutlaka antik bir isim sonundaki küme ya da kime ya da güme sözcükleri eski Yunancadaki “kome” sözcüğünün halk dilinde almış olduğu şekilleridir. “kome” eski Yunancada köy anlamına gelir. Örneğim Herküme “HERAKLEIOUKOME’den” (Herakles köyü) bozulmuş olabilir.(2)               

                 2:Helküm kelime itibarıyla tam olarak manası bilinmemekle birlikte yalnızca Peçeneklerden Helkim oymağı ile benzerliği vardır. Burada Helküm Helkim kelime itibarıyla ü,i zamanla i coğul olarak ü şeklinde okunmuş olabilir. Helkin oymağı Peçenek inallarından birinin oğlu olan ilgun ve ilgün adında bir beyin emir ve kumandasında gelmişler ve Anadolu’da çok yerlere yerleşip dağılmışlardır ve yerleştikleri yerlere de kendi oymakların adını koymuşlar. Bu oymakların adı olan Helkine, Helgüne adının da şimdiki Herkime eski adı Helküm ile benzerliği görülmektedir.(3)              

                 3: HERKEME: Bilge Umar’ın “Türkiye’de Tarihsel Adlar” adlı araştırma kitabında 315. sayfada Herkime yer adı ile ilgili bilgi vardır: Burada Herkeme olarak yazar kitapta Herkeme adının aslı “Karkama” yani “Karka- (u)ma” “Dorukyeri Halkı” olabilir” olarak yazmış. Yani Yüksek yerlerde yaşayan halk anlamında yorum yapmıştır. Karşı benzerlerini de “Gerdeme” yer adından dönüşmüş olabileceğini belirtmiştir.(4)

                                                Tarihsel Gelişimi

           16 yüzyıl tapu tahrir defterlerinde bölgenin adı Yedi Divandır. Helküm yedi divanın köyü olarak geçer. Divanın yönetim merkezi Tefen kazasıdır. 1519 yılında 11 hane ( ev) 3 mücerred (bekâr) 1568 yılında 40 hane ( ev)  ayrıca 1161,5 hâsıl ı vardır. (5) Herkime Osmanlı döneminde Amasra, Gerede arası geçiş yolu olarak kullanılmış. II. Murat zamanında (1421–1451) yıllarında kervansaray yaptırılmıştır. “Ferraş Kervansarayı” ismiyle Bataklı yolu mevkiinde bir köprüyle yaptırılmış. Gene II. Murat zamanında bir kısım yerlerle birlikte vakıf arazisi olarak vakfedilmiştir. (6) Bölge ormanlık olduğundan yapılan yapılar ahşap olup temeller taştır; onun için günümüze kadar sadece taş temel kalıntıları kalmıştır. Kervansarayın olduğu bölge tamamıyla yerleşim alanıdır. Mevki adlarından bellidir mevki adları haznedar, erikli, bataklu, pomuk düzü gibi.  Kervansaray bu mevkide yapılması buranın 15 ci yüzyıl ve daha önceki yıllarda önemli bir geçiş merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Bu geçiş yolları ipek yollarının bir tali yol bağlantılı mı yoksa üç ana yoldan birisimi olduğu tam olarak belli değildir. Kesin olan buradan geçiş yolunu olmasıdır. Buda bölgenin önemli bir ticaret merkezi olduğudur. Kervansaray 15 yüzyılda yaptırıldıktan 16 yüzyıl sonuna doğru nüfus ve hane sayısı artmıştır. 19 yüzyıla kadar devam eden idari şekil 19 yüzyılın ortalarına doğru Perşembe’nin Dağ divanına bağlanır. 1954 Yılından itibaren Tefen (Gökçebey ) Nahiye Merkezi olunca Devrek’ e bağlı Tefen Nahiyesi Köyleri olarak geçer.       

  

                                        BAKACAKKADI BELDESİ

           Bakacakkadı Beldesi Gökçebey’e 7 Km uzaklıkta olup Yüzölçümü 9 Km2 dir. Doğusu, batısı, güneyi Gökçebey sınırları içinde olup kuzeyi Çaycuma ilçesidir.  Beldeye bağlı 3 Mahalle vardır: Kadıoğlu Mah, Merkez Mah ve Satıbeyler Mahallesi. Önceleri Gökçebey’e bağlı bir köy olan Bakacakkadı Beldesi 7 Haziran 1992 Yılında Belediye statüsüne kavuşmuştur. İlk Belediye Başkanı 1992 Yılında seçilen Muhammet Albuz’dur. Görevini 1994 yılına kadar devam ettirmiş, 1994 Yılında Yusuf Çümen belediye başkanı olmuştur. 1999 yılı ve 2004 yılı yapılan seçimlerde belediye başkanı Sezgin Özdemir. Seçilmiş, 2009 yılında yapılan seçimlerde Muhammet Albuz tekrar seçildi, 2014 yılında yapılan seçimlerde de Sezgin Özdemir seçildi halen görevini devam ettirmektedir.

                              BAKACAKKADININ TARİHİ GELİŞİMİ

           Bakacak yer adı olarak Osmanlı belgelerinde İlk defa 1519 yılında tutulan muhasebe defterlerinde geçer.(6) Bakacak Bolu Sancağına bağlı Yedi divan kazasında bir karye (köy) olarak geçer. 1519 yılında 32 hanedir. 1568 Yılına kadar hane sayısı büyümüş nüfus artmış ve 61 Hane olmuş (7) Bakacakkadı 1894 Yılında Çarşamba’ya (Çaycuma) bağlı Perşembe Nahiyesine Tabii Yakacık Divanında Müfrez (ayrılmış) Kadıoğlu Karyesine bağlıdır. Kadıoğlu Karyesine 4 tane köy bağlıdır. Bu karyeler şunlardır: Veysi Beyoğlu Karyesi, Ramazan Beşe Karyesi, Keterler ( Bakacak ) Karyesi, Kadı Karyesidir (8) 1954 Yılından itibaren Tefen (Gökçebey) Nahiye Merkezi olunca Devrek’ e bağlı Tefen Nahiyesi Köyleri olarak geçer.                         
                         BAKACAK - BAKACAKKADI YER ADI

        Bakacak yer adı kelime itibarıyla bakma kulesi, gözetleme yeri anlamında da yer adı olarak kullanılmıştır. Bölgede bir gözetleme kulesi bakma yeri olması gerekir; yalnız mevki adı olarak kadı oturağı diye bir yer var, belki burası olabilir. 1894 tapu defterlerinde Keterler karyesine bağlı kadı oturağı mevki adı olarak geçiyor.
          Yer adı olarak Bakacak adı 16 yüzyılda kullanılmış, 19 yüzyıla gelince adı Bakacakkadı olmuştur. Kadı kelimesi sonradan eklenmiş ve Bakacakkadı olmuş, yani kadı gelecek ve gözetleme yerinden bakacak anlamında birleşik olarak yer adı kullanılmış ve Bakacakkadı olarak kalmış.

                Bakacak / Bakacakkadı yer adı olarak daha ziyade Ramazan ayının başlangıcını tespit gayesiyle Rüyet-i hilale (Ayı hilal şeklinde görme) denilen ayın ilk göründüğü zamanı en iyi tespit etmek maksadıyla seçilen yere denir. Bu tespitin tescili de kadı tarafından tasdik edilir

      Bakacak / Bakacakkadı diğer bir ihtimal genellikle rüyet-i hilal dışındaki maksatlarla temaşalık / seyranlık ( bakıp seyretme, gezme) bir yer olup özel seçilen bir mevkidir ki daha sonra meskûn bir yer haline gelir.

       Uzak bir ihtimal de olsa Bakacakkadı bölge itibarıyla kervan yollarının geçiş yoluna uygun bir yer bakma kulesi  (gözetleme yeri) olarak kurulmuş da olabilir, yerleşim yerinin yukarıda olması gerekir.

 Bugünkü Bakacakkadı yerleşim yeri yeni yerleşim yeridir. Geçmiş dönemlerde yeri daha yukarıdadır. Bakiler köyü ile Kadıoğlu Mahallesi arasında olması gerekir. Bugünkü yerleşim yerinin halk dilinde Bakacak altı diye bazen geçme sebebi de budur.  Şimdiki Bakacakkadı yerleşim yerinin halk dilinde Bakacak altı yani Bakacak köyünün daha altında kurulmuş olduğu tarif eder. Bölge tarihi bakımından eski yerleşim yeridir.

 Sadi Uyar
Yerel Tarih Araştırmacı

 KAYNAKLAR

 1: ”438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri 937/1530”-T.C. B.D.A.G.M.-O.A.D.B -Ankara 1994
2:Prof. Dr. Sencer Şahin -Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Eskiçağ, Dilleri ve Kültürleri”
3:Bilgehan Atsız “Gökdağ- Akhun, Hazar, Pecenek, Sabir,ve Kıpçak Etnonimlerinin Giresun Yer Adlarındaki İzleri”-Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi-2003- sayı 202- Sayfa 41-46   
4: Bilgi Umar -TürkiyedeTarihsel Adlar- İstanbul-İnkılap Kitapevi-1993
5:Prof.Dr Kenan Ziya Taş-“Bolu Sancağındaki Candaroğulları Vakıfları OTAM, sayı4, Ankara 1993
6: Prof.Dr Kenan Ziya Taş-a.g.t.

7:438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri 937/1530”-T.C. B.D.A.G.M.-O.A.D.B -Ankara 1994
8:Hicri. 1311(1894) Yılına ait Tapu Defterleri”-Gökçebey İlçesi Tapu Sicil Müdürlüğü Arşivi

 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2013-07-15
Bu haber 5043 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1328
  Bugün : 1242
  Toplam: 4617046
   Online :

  144 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Ercan Uslu 2013-07-18 :

Geçmiş tarihimizi bilmek sanırım bizim (benim)için büyük önem arz etmektedir.Bu tarihimizi araştıran,kaleme döken ta...bizlere ulaştıranlara sonsuz teşekkürler.


Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama