Çanakcılar Seramik Unicera Banyo ve Seramik Fuarı'nda CREAVİT İle Damgasını Vurdu
Çanakcılar Seramik Unicera Banyo ve Seramik Fuarı'nda CREAVİT İle Damgasını Vurdu Bu yıl 21. gerçekleştirilen Unicera Banyo ve Seramik fuarı’na klasikleşen ürünlerine eklediği yepyeni tasarımları ile yine çok iddialı ve seçeneklerle dolu bir stantla katıldı. CREAVİT damgasını vurdu. En çok ziyaret edilen stantlardan biride CREAVİT’ di. Özellikle, Yeni banyo tasarımlarıyla ile dikkat çeken CREAVİT, Seramik sağlık gereçlerinde de zengin seçeneklerle dolu bir dünya sunuyor. 2008 yılında adımların attığı armatör serilerindeki farklılaşmalar ve 2009’un Banyo aksesuarları ise bu dünyasını genişleterek CREAVİT, dünyanızı güzelleştirmeye hedefliyor. Her yenisinde 25 yıldır oluşturduğu güvenin mimarı ve bu nedenle vazgeçilmez olan yüksek kaliteyi sunan CREAVİT 2009 yılı yenilikleri ile” Bu yıl 21. gerçekleştirilen Unicera Banyo ve Seramik Fuarı’nda” tanıştı. Çanakcılar Seramik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çanakcı,” değişim kendiliğinden gelen bir şey değildir “ diyerek sözlerine şöyle devam etti.“Yaşanan ıslak mekan kültüründe çok değişiklikler var ve bu değişikleri kendi yaptığım istatistiksel çalışmalarda da gördüm. Biz 30 yıl önce bu sektörün içerisine girdiğimde, ürettiğimiz klozet ile sattığımız klozetlerin toplam üretim ve satış miktarı içindeki payı yüzde 20 civarında iken, bugün bu miktar yüzde 35 civarına çıkmış durumda. Bu değişim, şu anlama geliyor. Birincisi, daha zor olan klozet üretim miktarının toplam üretim içerisindeki artışı ile üreticilerin işi zorlaştı. İkincisi ise banyoda bir değişim yaşandığının göstergesidir bu. Eskiden banyoda; lavabo-ayak ve klozet-rezervuar olmak üzere 4 parça ürün vardı. Günümüzde ise ankastre duvar klozet ve banyo mobilyası üzerine entegre olan bir lavabo ile vitrifiye detayı tamamlanıyor. Yani iki parçaya düşen bir yapılanma var. Eski ürün fazlalığı yerine daha az ürün kullanımına doğru giden bir yapılanma var. Bunun da temel sebebi banyonun içerisine mobilyanın girmiş olmasıdır. Dolayısıyla evin içerisindeki banyo kültürü değişti. Değişim dediğimiz şey kendiliğinden gelen bir şey değildir tabii ki. Moda denen bir şey var ve bu insanları çok fazla etkiliyor. Renk ve tasarım burada çok belirleyici oluyor. Bu sektörde modayı belirleyen ülke ise büyük bir oranda İtalya’dır. Aslında moda dediğimiz şey İtalya’da başlayıp dünyaya yayılıyor. İtalya da Avrupa’da olduğu için modayı belirleyen öncelikle Avrupa ülkeleri oluyor, sonra Batılı ülkelere yayılıyor ve daha sonra tüm dünyada etkisini gösteriyor. Maalesef “fiyat” endeksli bir kalite algılamasının fazlaca yaşandığı ve yaşatıldığı bir süreci yaşıyoruz şimdilerde. Sadece ülkemizde değil, dünyanın genelinde bir sıkıntı var ve bu, ister istemez insanların satın alma davranışlarına yansıyor. Ben Türkiye’de tüketicinin kaliteli ürün kullanma yönünde yeterli derecede bilinçlenmediğini düşünüyorum. Tüketicilerin ve tüketicilere aracılık eden satıcı grupların hala seçici olmadığına inanıyorum. Türk seramik ürünleri, Avrupa’da ve dünyada çok iyi noktalardadır. Bunun da doğal sonucu olarak ülkemizin öncü üreticilerinin birçok gelişmiş ülkenin ürün standartlarını rahatlıkla sağlayabildiğini söyleyebilirim. Tüketici ürünü alırken bu farklılıkları sorsa, belki de daha doğru karar verecek. Ama insanımızın maddi kaynaklarının yetersizliği, ama toplum olarak “kültürel sorgulama problemli olmamız” nedeniyle sormadan satın alıyoruz çoğu zaman. Bugün geldiğimiz noktada küresel ısınma söylemi her geçen gün fazlaca kullanılmaya başlanır oldu. Aslında küresel ısınma hep vardı ve de hep de olacaktır. Dünya, var olduğundan beri sürekli ısınıyor. Bizim yapmamız gereken sadece küresel ısınmayı durdurmak için değil, ondan da önce suyu optimal kullanarak, tasarruf yapmak olmalıdır. Öncelikle suyu doğru kullanmalı ve de duyarlı olmalıyız. Bu bağlamda 20 yıl önce klozetler 10 litre su ile temizlik yapabiliyorken, bu miktar bugün 3-4 litreye kadar düşmüş bulunuyor. Bu büyük bir başarı ve bu nedenle, ülkemizdeki ve dünyadaki birçok klozetin değişmesi gerekiyor. Daha doğrusu hem kendi aile ekonomimize, hem ülke ekonomisine, hem de sağlıklı bir dünya düzenine katkı sağlamak için tasarruflu klozet kullanımını yaygınlaştırmalıyız” dedi. Çanakcılar Seramik A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mithat Çanakcı,” Geçmişin değerini bilmek lazım. Çanakcılar Arkeoloji ve Etnokrafya Müzesi açıldı. Büyük ilgi var” diyerek sözlerine devam etti.“Türk Milleti, büyük ve parlak uygarlık yaratmıştır. Yeterince incelenmemiş bu uygarlıkları ortaya çıkarmak, onlara tarihte hak ettiği yeri vermek, yeni nesillerin de uygar olduklarını göstermek gerekir. Türk Milletinin tarihteki gülcü yerini bilmesi ve bununla öğrenmesi gerektiğine inanan ATATÜRK,’ Büyük devletler kuran atalarımız, büyük ve kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur.Bunu aramak ,incelemek,Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur’ bizler bu konuda sorumluluklarının bilincinde olarak geçmişinin değerini bilen Çanakcılarda Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izinli eski dönemlere ait ‘ Çanakcılar Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’ ile değerlerine sahip çıkıyoruz. Müzede arkeolojik eserlerin yanı sıra, etnoggrafik eserlerde bulunuyor. Büyük ilgi var.” Dedi Çanakcılar Seramik A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Sezai Çanakcı,” irlikte daha iyiye” diyerek sözlerine şöyle devam etti. “2007 yılından artan seçime endeksli politik ve siyasi istikrarsızlıkların durağanlaştırdığı reel sektör piyasalarının uzantılarını inşaat ve dolayısı ile seramik sektörü de yaşamaya başladı. Gelişim trendinin negatif yönde geliştiği ikinci altı aylık 2007 sonlamasının, 2008’in global etkileriyle şekillenen “küresel kriz” ile birleşmesi başta finans sektörü olmak üzere ve sonrasında reel sektörü olumsuzca etkilemeyi halen sürdürüyor. 2009 senaryolarının iyi tarafından, ülkemize düşecek paylarından umarım yeterince yararlanarak, küresel krizin olumsuz etkilerini minimum ölçeklerde hissedebiliriz. 2008 yılının genel olarak inşaat sektörü açısından küçülmesinin yıllık bazda % 5 bandında gerçekleşeceği gerçeği nedeniyle, seramik sektörünün de yurtiçinde % 5 bandında küçüleceğini varsayıyoruz. Total büyümenin durduğu bir süreçte, ekonominin can damarlarından biri olan “inşaat sektörünün” negatif yönelimli eğilimleri çok iyi bir işaret olmasa gerek… Ülkemizin yakın geçmişte yaşadığı ve kalkınmamızın temel motor gücü olan büyüme rakamlarının minimize olmuş son şekli iç açıcı olmaktan çok uzaktadır. % 4’ün altında bir büyüme rakamı ülkemizde sıkıntının habercisidir. Ki şu anda gelinen 2008 üçüncü çeyrek büyüme rakamı % 0.5’tir. Küresel krizin doğurduğu gelecek yıl senaryolarında hedeflenen % 3 büyüme iyimser bir yaklaşım olarak görülse de, geleceğin şekillenen ve beklenen konjonktüründe bu rakamın bile yakalanamayacağı bir çok ekonomi uzmanı tarafından öngörülmektedir. Gelişmiş Batı’nın yaşadığı en büyük kriz olan bu krizden, doğuda kalmış olan bizim ülkemizin hiç etkilenmeyeceğini ummak aptallıktır. Bu nedenle, gerek yurt içi ekonomik hareketlilik getirecek yeni açılımlarımızı ve gerekse ihracat projeksiyonumuzu zenginleştirecek yeni bakış açılarının ve kararlarının bir an önce yaşam alanlarımıza sokulması ve reel sektöre güven aşılanmasının gereği açıkça ortadadır. Gelişmiş Batı’nın bütün finansal dengelerini altüst eden ve sonuçlarının henüz tam olarak algılanamadığı ve şu ana kadar alınan önlemlerin tatminkar geri dönüşler sağlamadığı günümüz senaryoları direkt finans sektörüyle ilintili de olsa, reel sektörün kapısından içeriye çoktan girmiş durumda. Bundan sadece bizim seramik sektörümüz değil, aktif üretim yapan tüm sektörler etkilenecek. Para arzında yaşanan sıkıntılar, özellikle kredi ile işini döndüren, çeviren, büyüten tüm üretim sektörlerini ve üreticileri olumsuz etkileyecek. Kredi maliyetlerinde yaşanan olumsuz artışların, emtia fiyatlarında yaşanan olumlu azalmalara nazaran daha baskın sonuçlar doğuracağı kaçınılmazdır. Reel sektörün yaşam karakteristiklerinde belirgin olan bu iki temel faktörün ülkemiz açısından son derece önem arz ettiğini bilmek ve çözümlemelerin buna göre yapılması gerektiği aşikardır. Zaten yüksek faizle kredi kullanmakta olan üreticilerimizin yakın ve orta gelecekte daha da yükselecek finansman maliyetlerine katlanması gerekecektir. Tabii para bulunabilirse… Üretim yapmanın çok zorlaştığı ve bu ülkülerinden vazgeçmeden toplumumuz için, insanlarımız için, ülkemiz için var güçlerini ortaya koyan anlayışların tamamına saygı duymak gerekir. Saygıyı çok fazlasıyla hak eden tüm seramik sektörü üreticilerimizi ve gerçekten yılmadan üretmeyi düşünenleri yürekten kutluyorum. Sektörel olarak, markalarımızı daha çok hissettireceğimiz, dünya da daha çok “Türk Seramiği” algısını doğuracak ve çokça arttıracak 2009 yılı dileklerimi iletiyor, tüm sektörümüzün yeni yılını kutluyor, yaşam ve başarı süreklilikleri diliyorum” dedi Çanakcılar Seramik A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Çanakcı,” Crevit olarak üretim politikamız’ yaşam kalite üzerine kurulmuştur” diyerek sözlerine şöyle devam etti. Creavit olarak üretim politikamız “yaşayan kalite” üzerine kuruludur. Teknoloji ile estetiğin harmanı olan ürünlerimizde daima standartları yüksek tutuyoruz. Müşterilerimize her zaman en iyiyi sunmak adına gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmaları ile sektörde yeniliklerin takipçisi olmaya devam ediyoruz. Bu anlamda eğitim ve gelişim olmazsa olmazımız. 600 çalışan, 400 ana bayii ve satın alma gruplarıyla oluşturduğumuz sinerji hizmet ağımıza da yansımaktadır. Dolayısıyla Creavit göz bebeğimiz ve onu tüm dünyanın tanımasını arzu ediyoruz. Bu anlamda 5 kıtada ve 54 ülkede ihracat gerçekleştiriyoruz. Yurt içinde yakaladığımız başarıyı, küresel bazda yaygınlaştırma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bir dünya markası olmanın gereği olarak 2007’de ödüllü tasarımcı Maurizio Duranti ile çalıştık ve ortaya Slim serisi oldukça ses getiren ve hala en çok tercih edilen ürünlerimiz arasında üst sıralarda yer alıyor. Üretim aşamaları oldukça hassas olan Slim modeli, keskin çizgilerin zarif dokunuşla ahengini yansıtıyor. Sadece yabancı değil, yerli tasarımcılar ile de çalışmalarımız sürüyor. Daima en iyiyi hedefleyen politikamız gereği, tam anlamıyla en doğru tasarımla karşılaştığımız takdirde insanlarla paylaşacağız. Elbette ki İtalyan tasarımcılar ile çalışmanın farkı yadsınamaz ölçüde. Sosyo-kültürel ortamda yoğrulan öze sahip olmalarından dolayı, tasarımda sınır tanımıyorlar ve dolayısıyla dünya normlarına farklı bir pencereden bakmanın ayrıcalığını sunuyorlar. Bu bağlamda sanatın ve sanatçının beşiği olan İtalya’da ki tasarımların esintisi, bizdeki kaliteli üretim ile harikulade uyumu yakalıyor. Ülkemizde tasarımcılara gereken desteğin verilmiyor olması, sadece mimari bakış açılarıyla ürün modellerinin belirlenmesi elbette gelişimi körelten bir durum. Kendi içimizde var olan değerleri keşfetmek adına, tasarımcı olgusunun mesleki anlamda desteklenmesi ve daha fazla imkân yaratılması gerektiğini düşünüyoruz. Sektörümüzde 2 yıldır yaşanan durgunluğun sebeb-i mucibesi bildiğimiz başlıklardan kaynaklanıyor aslında. Enerjinin pahalılığı, stoklama maliyetleri, sermaye yetersizliğinin iç piyasada fiyatları yükselterek ihracat oranlarına olumsuz etkide bulunması gibi sebepler elbette piyasayı etkiliyor. Ülke imajımızdaki zayıflık ana sorunlarımızın başında yer alıyor. Yanlış markalaşma çalışmaları hatta markalaşamamak, kalitemiz ile hak ettiğimiz etkiyi ne yazık ki olması gerektiği ölçüde yaratamıyor. Dünya çapında ses getiren tasarımlar geliştiremediğimiz ve marka kimliğini oturtamadığımız sürece büyük atılımlar gerçekleştiremiyoruz. AB uyum sürecinde gerekli olan standardizasyonun sağlanması önümüzde süreci hızlandırmak adına dikkate alınması gereken faktörlerdendir. Creavit sektörün önde gelen firmalarından biri olarak piyasa şartlarının altına düşmeden var olan üretim hacmini korumaya devam ediyor. Fakat durgunluktan minimum düzeyde etkilenmek adına, pazarlama faaliyetlerimizde bir takım opsiyonel mekanizmalar geliştirdik. Bu oranda sevkiyat ve stok ile ilintili sıkıntı yaşanmamasına gayret gösteriyoruz. Hedeflerimiz, var olan başarımız kadar büyük ve günden güne artan seyirde ilerliyor. Creavit markasıyla yola çıkalı 3 yıl olmasına rağmen, Çanakcıların uzun yıllara dayanan serüveni bizlere azmin zaferini işaret ediyor. Kalite güvencemiz ve hizmet politikamız bizi biz yapan unsurların başında yer alıyor. Sektörde oldukça üst segmentlerde pazar payına sahibiz. Bu yıl da her yıl olduğu gibi pazarlama çıtamızı yükseltmeyi, 54 ülkeye yaptığımız ihracatımızın toplam üretimdeki oranını %60’a ulaştırmayı ve Creavit’in bir dünya markası olmasını hedefliyoruz. Hali hazırda katıldığımız yurtdışı fuarları ve gerçekleştirdiğimiz olumlu temaslar, sadece Creavit’in değil Türk seramiğinin global düzeydeki başarısıdır. 2008 yılında da ürün gamımızı genişletmeye ve müşterilerimize optimum çözümler sunmaya devam edeceğiz.”dedi. Bu yıl 21. gerçekleştirilen Unicera Banyo ve Seramik fuarı’na klasikleşen ürünlerine eklediği yepyeni tasarımları ile yine çok iddialı ve seçeneklerle dolu bir standla katıldı. CREAVİT damgasını vurdu. En çok ziyaret edilen standlardan biride CREAVİT’ idi.
 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2009-04-07
Bu haber 3221 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 2003
  Bugün : 309
  Toplam: 4611311
   Online :

  68 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama