GÖKÇEBEY’DE SEVGİ, SAYGI, VEFA VE EĞİTİM BULUŞMASI

                   1960’lı yıllar…  Filyos Irmağının çevresinde ilkokulların birbirine uzaklığı yaya olarak en az iki saat mesafede. O yıllarda, bu yöredeki okuma yazma  oranı %10’larda… Bu dönemde bölgede en önemli sosyal, ekonomik ve yaşam faaliyeti gruplu kömür ve demir yolu işçiliği ve rençperlikti… Devlet demir yolları dışında, neredeyse, kuş uçmaz kervan geçmez bir bölge…. Maden işçilerini kara yerin altına alıp götüren ücretsiz amele trenleri, aydan aya Kömür Havzası Kaynaklarından, Filyos Vadisinin insan kaynakları damarlarına gider gelirlerdi …
                   Kara yolları ise kağnı yollarından ibaret.  Herkesin kolayca gidebileceği okul yo, yol, su, elektrik yok… Sağlık sorunları için, askerliğini sıhhıye olarak yapan iğnecilerden ve Sağlık Memuru Sıhhıye Osman Amca’dan başka sağlıkçı da yok…
                 Bu yıllarda, 1961 Anayasası sonrası laik, sosyal ve hukuk devleti temelindeki haklara dair kıpırdanma eğitime de yansıyacak, “İşçi Toplanma Evi” olarak kurulan, birkaç odalı bina, Devlet Demir Yollarından devir alınıp, Ortaokula dönüştürme çabasına girilecekti. Ortaokula başlama yaşını çoktan geçmiş onlarca öğrenci ve canla başla çalışan birkaç idealist öğretmen kolları sıvamıştı. Baca kurumunu yumurta ile karıştırıp kara tahta boyayan, okulun boyası, badanası, sırası, odunu ve kömürü için çırpınan, bataklık halinde olan okul bahçesini kum ve çakılla ıslah etmeye çalışan öğretmenler ve öğrenciler… Okul dışındaki öğretmenlerden alınan destekle birlikte, sürdürülmeye çalışılan eğitim ve öğretim etkinliği…  İşte Gökçebey Ortaokulu, böyle bir zaman diliminin gerçekleri içinde doğmuştu...
                    Ve o ortaokulun ilkleri; müdür vekili Nesrin Bulduk. Daha sonra asaleten atanan Müdür Mustafa İnan…  Okulun matematik öğretmeni Leyla Zümrüt, Türkçe öğretmeni Mehmet Temel. Daha sonra gelen öğretmenler ise   Güler Alpay, Birgül Gökgöz, Çetin Zeyrek, Nigar Saraç, Aziz Sarı  v..d. Adını anımsayamadıklarımız vefasızlık saymasın. Hepsinin eserleri ve değerleri yüreklerdedir…
                 Dışarıdan derse gelen bazı öğretmenlerimiz ise; Durmuş Ala, Ali Rıza Çaylı, Sadi Onbaşı, Zeki Kılıçaslan, İsmail Karademir ve adını anımsayamadığımız diğerleri…
                 Burada “böyle bir özetin gereği nedir?” sorusuna verilecek yanıt,  “27 Mayıs 2012 günü Gökçebey’de yaşananları; sevgi, saygı, duygu, vefa ve bir eğitim buluşmasıdır” diye yanıtlamak doğru olacaktır.  Yukarıda adını saydığımız ve isim olarak anımsayamadığımız öğretmenlerden bir kısmının kırk, kırk beş yıl sonra öğrencileri, dostları, arkadaşları eski komşularıyla buluşması belki ülkemizdeki ilklerden biridir…
                 O yılların değerli öğretmenleri, değerli öğrencileri, eğitim ve öğretime gönül ve yürek desteği veren Gökçebey ve çevre köyleri insanları,  esnafları,   kasabanın aydın insanları, zamanın bürokratları, bu oluşumla sıradan bir şey başarmamışlardır. Anadolu’nun üstündeki okuma-yazmasızlık, cehalet ve aydınlanmayı engelleyen kara örtünün kalkmasına el atmışlardır. Bu yüzdendir ki, sadece öğretmen ve öğrenciler değil,  yeniden her yaştan öğrenci, esnaf, şehir ve çevre köyü insanları orada buluştular. Yüzlerinden gülümseme eksik olmadı. Kırk dört yıldan fazla birbirini görmeyen insanlar da orada kucaklaştı. Bir bayram yeri gibi,  ufak tefek eski kırgınlıklar bir yana bırakıldı. Ve o insanların verdiği ana iletinin özünde şu vardı. “Biz böyle bir tarih, çaba ve oluşumun içinden geliyoruz. Bize ışık taşıyanları unutmadık. Onlar da bizleri unutmadılar ve aramızdalar.  Yaşanılanlar gelecek kuşaklara da çok şey öğretecektir… ” 
                  Ayrıca, “bu buluşma ile Gökçebey yöresi insanı,   olgunluğunu, eğitime ve eğitimciye verdiği değeri bir kez daha kanıtlanmıştır” dersek bu da abartı olmaz!...
                  O ortamda paylaşılan değerler, bilimin ve ilimin insana aktarması gerekeni aktardığını ve gerçekten geçmişini ve kendi değerlerini bilen insanlar ortaya çıkardığını göstermiştir.
                Eğer öyle olmasaydı, Yunus Emre’nin;
               “İlim ilim bilmektir 
               İlim kendin bilmektir 
               Sen kendini bilmezsin 
               Ya nice okumaktır” diyen sözleri de boşa gitmez miydi?...
            Sonuç olarak, Yaşar Kemal’in bir romanında geçen  “o güzel insanların, o güzel atlarına binip gitmesini, fakat o güzel insanların, o güzel atlarına binip geri gelmesi”ni anlatan darb-ı meseli gibi, “bizim de güzel insanlarımız o gün oradaydı.”  Onlar, her yılın mayıs ayının son pazar günü, daha çoğalarak, daha aydınlık daha da yeni ufukları keşfetmiş olarak, yine orada olacaklar… Buluşmak üzere…  
            *Not: Bu etkinliğin gerçekleşmesi için yoğun çaba harcayan; öğretmenlerimizi, arkadaşlarımızı ve dostlarımızı karşılayan, ağırlayan, bizleri buluşturan tüm arkadaşlara en içten teşekkürlerimi sunarım…

Ramazan Çakıroğlu

 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2012-06-01
Bu haber 1755 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 2003
  Bugün : 965
  Toplam: 4611967
   Online :

  79 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

orhan türkyılmaz 2016-06-04 :

27 mayıs 2012 pazar günü gerçekleştirdiğimiz gökçebey ortaokulu ilk mezunları buluşmasına 44 yıl aradan sonra ortaokulumuzda ilk defa görev yapan öğretmenlerimizin meslektaşlarıyla ve öğrencileriyle gözyaşları arasında sarmaş dolaş olup,hasrtle özlem gidermelerini kalemler yazmaz anlatmak istesek anlatılmaz sadece o günü yaşamak gerekirde bizler yaşadık.ben ve tertip ekibi arkadaşlar gökçebeyde ilk lerden bir tanesini başarılya gerçekleştirdik.yazınız çok güzel anlatımla yazmışsınız ramazan bey.size ne kadar teşekkür etsek azdır


nail yurtaçan 2012-06-06 :

ramazan bey yıllar sonra buluşma gününü ve o buluşma gününe getiren günleri çok güzel yazmışsınız yazı ile ancak bu kadar güzel ifade edilebilir kalemine yüreğine sağlık teşekkürler ramazan abi


nesribuldukerdall 2012-06-04 :

Teşekkürler,Ramazan .O günleri odenli güzel yazmışsın ki,duygulanmamak mümkün değil.İlgin ,sevgin ve 43 yıl soraki birliktelikte beni ,arkadaşlarını yalnız bırakmadığın içinde ayrıca teşekkür ederim.


Nevzat ESER 2012-06-03 :

YÜeğinize kaleminize sağlık,daha nice etkinliklerde beraber olmak umuduyla,bu buluşmaya olanak sağlayanlara sonsuz teşekkürler...


Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama