GÖKÇEBEY'DE BUGÜN GREV VAR EMEKÇİLER GREV’DE

Memur konfederasyonları ile hükümet arasında, kamu emekçilerinin 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin mali ve sosyal haklarının belirleneceği toplu sözleşme görüşmeleri Türkiye genelinde grevle sonuçlandı.
Gökçebey’de de KESK, Eğitim Sen,Tüm Bel Sen ve Türkiye Kamu Sen’e Bağlı Türk Sağlık Sen ile Türk Eğitim Sen ortaklaşa Bir günlük iş bırakma eylemi yaptılar
Bir günlük iş bırakma eylemi Gökçebey’de yoğun katılım ile gerçekleşti.İş bırakma eylemi İlçe terminalinden başlayarak Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan basın açıklamasıyla devam etti.
         KESK Eğitim Sen Gökçebey Temsilcisi Yılmaz Demirbaş‘ın yaptığı açıklamada şunları belirtti. “Bugün kamu emekçileri olarak bizimle dalga geçenlere, 2012’nin Türkiye’sinde bizi hala kapı kulu olarak görenlere en iyi cevabı vermek için grev hakkımızı kullanıyoruz. “Grev hakkınız” yok tehditlerini boşa çıkaran yüz binlerce kamu emekçisi bugün tüm Türkiye’de hayatı durdurmuş durumda. Dağın fare doğurmasını bekleyenler dışında herkesin, kamu emekçilerinin, işçilerin, emeklilerin yürekleri bugün bizimle çarpıyor.

12 Eylül 2010 referandumu öncesinde kamu emekçilerine  “artık sizler de toplu sözleşme yapacaksınız, haklarınızı koruyacaksınız” diyenler, her zaman olduğu gibi sözlerinde durmamıştır. Referandum sürecinde “nikah masasında bile böylesine iştahla “EVET” demedik” diyenlerin kamu emekçilerinin karşısına çıkıp özür dilemesi gerekmektedir. 
Sadece adı toplu sözleşme olan bu sistemin yürümeyeceği zaten başından belliydi.Grev hakkının olmadığı bir toplu pazarlık sistemi olur mu? İşverenin, çalışanına hangi konularda talepte bulanabileceğini belirlediği, son kararı kendisinin verdiği bir toplu pazarlık sistemi dünyanın neresinde var?

Milyonlarca insanla dalga geçen teklifini “bütçe olanakları bu kadar, mali disiplini bozamayız”  diyerek savunan hükümetin ileri sürdüğü hiçbir gerekçe kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.
Toplusözleşme görüşmeleri göstermiştir ki, ortada sadece sınıfsal bir tercih vardır. Hükümet tercihini kamu emekçilerinden, emeklilerden yana değil, bugüne kadar olduğu gibi sermayeden yana kullanmıştır. Son teşvik paketinde patronlara bir seferde 3 milyar TL teşvik paketi açıklanması bunun ispatıdır. İşsizlik sigortası fonundaki paraların patronlara aktarılması bunun ispatıdır.
AKP hükümeti, her zaman olduğu gibi, patronlara gelince “bonkör”, kamu emekçilerine gelince “cimri” olmayı sürdürmektedir. Her fırsatta ekonomik büyüme rakamları ile övünenlerin bu büyümden pay istediğimizde birden küçülmeleri bu yüzdendir.
Biz yıllardır emekçilerin, işçilerin talepleri karşısında “hepimiz aynı gemideyiz. Sizin taleplerinizi karşılarsak halk mağdur olur, gemi batar” masallarını duymaktan artık bıktık. Evet bazılarının gemicikleri olsa da aynı gemideyiz. Ancak bu gemide birileri özel kamaralarda lüks bir hayat sürerken, emekçilerin kazan dairesine kapatılmasına artık yeter diyoruz. Geminin yol almasını sağlayan, kazan dairesinde canhıraş çalışan emekçilerin geminin batmasıyla tehdit edilmesini kabul etmiyoruz.
Ya taleplerimizin karşılanması halinde halkın mağdur olacağını söylemelerine ne demek gerekir?  Kimdir bu halk?
Halk, bu ülkenin açlık sınırına yakın yoksulluk sınırına uzak bir yaşama mahkum edilen kamu emekçileri değil midir?
Halk, yıllarca emeği sömürdükten sonra unutulan, sefalete itilen emekliler değil midir?
Halk, kar hırsı yüzünden gerekli önlemler alınmadan çalışmaya zorlandığı için binlercesi iş cinayetlerine kurban edilen, kıdem tazminatlarına bile göz konan işçiler değil midir?
Halk, açlık sınırının 1.050 TL olduğu koşullarda 751 TL’ik kölelik ücretinin reva görüldüğü milyonlarca asgari ücretli değil midir? 
Halk, yaşam alanları HES’lerle talan edilen, gübre, mazot parası bulamadığı için tarım yapamaz hale getirilen köylüler değil midir?
Temel eğitimi bile paralı hale getiren, ekonomiye ucuz işgücü sağlamak için çocuk işçiliğinin önünü açan,  kız çocuklarını eve hapsetmeyi amaçlayan 4+4+4 yasasına karşı 28-29 Mart eylemlerimizde ortalığı savaş alanına çevirenlerin gözünde aynı korku vardı.
“Çekin artık elinizi ekmeğimizden, aşımızdan” diyen milyonlar, önlerindeki her engeli kararlılıkla aşmaya hazırlanıyor. Bugüne kadar ortaya koyduğu mücadele ile milyonların taleplerini ve beklentilerini kararlılıkla savunan KESK, bu onurlu mücadelede yerini almaya hazırdır. 
Kamu emekçilerinin taleplerini ve iradelerini yok sayan, geleceğini ipotek altına almaya çalışanların oyununu bozmaya kararlıdır.
Bizlere tek teminatı şiddet, baskı ve daha fazla yoksulluk olanlara karşı bizim teminatımız fiili meşru mücadele geleneğimiz olmaya devam edecektir.
Tüm emekçileri, işçileri, halkımızı, yoksulluğun, sefaletin, baskıların karanlık dünyasına karşı mücadele içinde birleşmeye ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkmaya çağırıyoruz.”dedi


 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2012-05-23
Bu haber 1411 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1479
  Bugün : 1668
  Toplam: 4614149
   Online :

  82 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

seyhan büyyükyona 2013-02-04 :

ben bu tip hareketlerin arkasındayım


TANER SEFEROĞLU 2012-05-24 :

Bu eyleme katılarak bizlere destek olan sendikalı sendikasız tüm emekçi arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.İnsanca yaşam ve hak örgütlü mücadele ile alınır.


Servet BÜYÜKKOL 2012-05-23 :

Güvenceli iş, Onurlu bir yaşam , İnsanca yaşayacak bir ücret için üretimden gelen gücünü kullanan tüm emekçilere selam olsun.


Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama