Eğitim Sen: “Eğitim; Mesleğine Küsmüş, Yabancılaştırılmış Öğretmenlerle Sürdürülmeye Çalışılıy

Çaycuma’da Eğitim Sen üyeleri 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde derslere, “Öğretmenime Dokunma” kokartlarıyla girdiler.
Öğretmenlik mesleği açısından uluslararası genel kabullerin simgesi sayılan ve dünyanın çok sayıda ülkesinde her yıl 5 Ekim’de kutlanan Dünya Öğretmenler Günü’nü Türkiye’deki öğretmenlerin her gün biraz daha zorlaşan ekonomik, sosyal, mesleki, özlük ve demokratik sorunların gölgesinde kutladıklarını söyledi. Akyol, başta öğretmenler olmak üzere herkesi sorunların çözülmesini dile getirmek için 8 Ekim’de Ankara’da yapılacak mitinge davet etti.
Akyol, bir taraftan ülkenin en ücra köşelerinde büyük zorluklarla görev yapan öğretmenlerin PKK tarafından kaçırıldığını diğer taraftan Eğitim Sen üye ve yöneticilerine yönelik soruşturma, baskı, tutuklama ve sürgünlerin yoğunlaştığını belirterek bu durumu asla kabul etmediklerini söyleyerek, “Alıkonulan bütün öğretmenler serbest bırakılmalı, üyelerimize yönelik baskılara son verilmelidir” dedi.
Öğretmenlerin yıllık zorunlu çalışma saatinin Türkiye’de 1808 saat olduğunu, Türkiye’nin de üyesi olduğu OECD ortalamasının ise 1663 saat olduğuna dikkat çeken Akyol, “Türkiye’de öğretmenler, OECD ortalamasından her yıl 145 saat daha fazla çalışmakta, söz konusu fazla çalışmaya karşılık daha düşük ücret almaktadır. ” dedi.
Eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretileceği yerde bu sorunların her yıl katlanarak artmasının, öğretmenleri olumsuz yönde etkilemeyi sürdürdüğünü vurgulayan Akyol, “Çalışma ve yaşam koşullarımız sürekli olarak zorlaşırken, giderek daha fazla sayıda öğretmen farklı statülerde esnek ve güvencesiz çalıştırılarak birbirine rakip haline getirilmeye çalışılıyor. Öğretmenlerin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarının çözülmediği, 300 bini aşkın işsiz öğretmenin atamasının hala yapılmadığı, TKY, İKS gibi uygulamalarla öğretmenlere asli görevleri dışında işler yaptırılarak angarya çalışmanın dayatıldığı koşullarda nitelikli bir eğitim hizmetinden bahsetmemiz mümkün değildir.” dedi. 
Eğitimin asli unsuru olan öğretmenlerin kalıcı çözümler üretilmeyen sorunlardan doğrudan etkilendiğini ve eğitim sisteminin mesleğine küsmüş, yabancılaştırılmış öğretmenler aracılığıyla sürdürülmeye çalışıldığını söyleyen Akyol,  “Bütün bunların üzerine Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in öğretmenlerin ‘üç ay’ tatil yaptığını iddia etmesi ve öğretmenleri üç yılda bir sınava tabi tutarak bir yeterliliklerini ve performanslarını ölçmeyi planladıklarını açıklaması bardağı taşıran son damla olmuştur. Bugün eğitim sisteminde yaşanan sorunların sorumluları, ülkenin dört bir yanında fedakarca çalışan öğretmenlerimiz değil; eğitimin ve öğretmenlerin sorunlarının çözüm taleplerine kulaklarını tıkayan siyasi iktidardır.” dedi. 
Akyol açıklamasında şöyle dedi: “Öğretmenlerimize insanca yaşayabilecekleri, nitelikli hizmet verebilecekleri çalışma ve yaşama koşulları yaratılmalı; bunun için de başta maaşlar olmak üzere mesleki ve özlük hakları insan onuruna yaraşır düzeye yükseltilmelidir. Kaybedilme noktasına gelen mesleki saygınlığın yeniden kazanılması için, öğretmen yetiştirme ve istihdam politikalarının uluslararası standartlara uygun ve bilimsel bir anlayışla ele alınması ve tüm eğitim emekçilerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük sorunlarının çözülmesi gerekmektedir.
652 Sayılı KHK ile MEB Teşkilat Kanunu’nda sınırlı sayıdaki üst düzey yöneticilerin maaş ve çalışma koşullarında yapılan iyileştirmelerin bütün öğretmenlerin sorunlarını çözecekmiş gibi sunulmaya çalışılması doğru olmadığı gibi, kabul edilebilir de değildir. Bütün bunların yanı sıra MEB, kamu özel ortaklığı uygulamaları ile eğitim hizmetlerini tamamen özel sektöre açmakta, özel sektörün yapacağı okulların 49 yıllığına kiralanmasını gündeme getirerek eğitimde yaşanan piyasalaştırma uygulamalarını daha da derinleştirmek istemektedir.
Eğitim Sen olarak, sistem tarafından dayatılan her türlü haksız ve hukuksuz uygulamanın ancak tüm öğretmenlerin birleşik ve örgütlü mücadelesiyle kırılabileceğine inanıyoruz. Öğretmenler, hem eğitim sisteminden kaynaklanan olumsuzlukları hem de kendi hakları ile ilgili yaşadıkları sıkıntıları sendikaları aracılığıyla çözebilir, alternatif bir eğitim sisteminin oluşturulmasına katkı sağlayabilirler.
Eğitim Sen olarak, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü öğretmenlerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak görüyoruz. Bu durumun bir gereği olarak, yaşadığımız sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi, parasız, bilimsel, demokratik ve anadilinde eğitim hakkının yaşam bulması için; özgür ve demokratik bir Türkiye talep eden herkesi 8 Ekim’de KESK, DİSK, TMMOB ve TTB öncülüğünde Ankara’da yapılacak olan mitinge davet ediyor, tüm öğretmenlerin Ankara’da olacağını buradan ilan ediyoruz.”

Kaynak:Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği

 
Facebook'ta Paylaş...

Haber Tarihi:2011-10-06
Bu haber 1387 kez okunmuştur...

 
  İstatistik
  Dün : 1818
  Bugün : 1414
  Toplam: 4610413
   Online :

  65 konuk,

 
Tefen67.com

<< Ana sayfaya Geri Dön <<

Yorumlar

Henüz Hiç Yorum Yazılmamış.

Bu Habere Yorum Yazın

ELEŞTİRİYE EVET HAKARETE HAYIR!...
Yorum köşemiz düşüncelere zenginlik katmak için hizmet vermektedir.
Adı Soyadı :
Email :
Mesajınız :
Güvenlik Doğrulama